"O Kadın": Cesur bir ilk film
Gökçe Devecioğlu 14 Aralık 2007, Cuma 00:00
Korhan Bozkurt, hemen herkesin hayatında olan 'O Kadın'lardan birinin aşk hikâyesini, Sezen Aksu şarkılarından beyazperdeye uyarlıyor. Film, riskli senaryo ve kurgu yapısına rağmen, özgünlüğü ile, Türk sineması adına umut veriyor.
"O Kadın", vizyona girmesinden uzun zaman önce merak uyandırmaya başladı. Yapımın, Türk sinemasında bundan önce denenen her şeyden farklı bir duruşu olunca, heyecanlı bekleyişin yanı sıra, şaşkın ön eleştiriler de kaçınılmaz oldu. Bunların başında, filmin, sinemadan ziyade bir buçuk saat süren bir klip olacağı önyargısı geliyordu. Korhan Bozkurt, bir ilk film için oldukça iddialı olan seçimlerini tüm samimiyetiyle açıklayadursun, Sezen Aksu isminin gişe avantajıyla hareket etmekle dahi eleştirildi. Oysa asıl risk, onun şarkılarıyla büyümüş, aşık olmuş, acı çekmiş dev bir kitlenin, filmde yer alan on yedi parçayı evinde dinlerken hissettiklerini, sinema salonunda ıskalamaktı.

Öncelikle şunu söylemek lazım ki, film başladığında kafalardaki 'klip' kaygısı yatışıyor. "O Kadın", dramatik yapı niyetini ortaya koyan, sinematografik; üstelik merak da uyandırabilen hızlı bir açılış yapıyor. Aynı hız, film ilerledikçe, izleyicide karakterlere karşı empati güçlüğü yaratıyor. Hıza ayak uydurabilseniz dahi, ani bir fren ile, bir sonraki şarkı boyunca aynı histe uzun zaman duraksıyor ve niye orada bu kadar vakit harcadığınızı anlayamıyorsunuz. Kadının hissettikleri, altı fazlasıyla çizilerek, tekrarlardan kaçınmayarak yansıtılırken; bu hislerin nedenleri, o ana kadar yaşananlar yüzeysel geçiliyor. Filmin 'özel'liğindeki ince dezavantaj kendini belli ediyor: Hikâye akıyor, 'o kadın'a bir şeyler oluyor ve siz uzak bir mesafeden etkilerini izliyorsunuz. Filmdeki aşk da, olay örgüsü de sizi içine çekemiyor. Sezen Aksu şarkılarının tam aksine.

Kelimelerin varlığı da, yokluğu da yetmiyor

"O Kadın"ın hikâyesinin, bir de anlatıcısı var. Diyalogsuz olarak lanse edilen filmde, esas aşk, kelimelere gerek duymadan, hareket, yüz ifadesi ve müzik ile aktarılırken; filmdeki uzun ve büyük cümleleri, Erol Günaydın'ın canlandırdığı yazar kuruyor. Aslında, film söylemek istediklerini hissettirebilmeyi başarsa, bu sözlerin hiç birine gerek yok. Üstelik, Nefise Karatay'ın canlandırdığı karakterin -ve performansının- etkisiyle, araya giren yorumlar, insanı hikâyeye oldukça yabancılaştırıyor. Hikâyeye katkıda bulunmaktan çok, Sezen Aksu parçaları arasında soluklanmamızı hedefliyor gözüken bu sahneler olmasaydı, filmin kendini çok daha güzel ifade edeceğini düşünmemek elde değil. Kelimelerin varlığı da, yokluğu da yetmiyor.

Filmin, hikâyesindeki acıya ve Sezen Aksu şarkılarına rağmen, bir türlü hedeflediği duygusal etkiyi yakalayamamasının altındaki neden, seçmiş olduğu riskli kurgu yapısı. Kurgudaki kısıtlayıcılık bir yana, filmdeki diğer teknik seçimler de, ortalamanın çok üzerinde bir özgünlük sağlamalarına rağmen, bir aşk filmine adapte olmayı güçleştirir nitelikte. Tedirgin edici yakın planlar, renk kullanımı, flashback ve rüya sahnelerinin keskin tarzı, filmin henüz başından itibaren, tür kargaşası izlenimi veriyor. Filmi başka tonlara çekme etkisini göz ardı edersek, bu tercihlerin, reklam filmi estetiğinde, çarpıcı bir seyir keyfi sunduğu kesin.

"O Kadın", senaryosundaki mecburi aksamalara rağmen, kendini izletiyor. Müzikleri gibi, seneler, hatta nesiller sonrasına kalacak nitelikte bir film olup olmadığı tartışmaya açık. Ancak, seneler içinde daha da cesur, özgün filmler yapacağına şimdiden kesin gözüyle bakabileceğimiz bir yönetmenin ilk filmi.

Kimler İzlemeli:

  • Türk sinemasını desteklemeye önem verenler.
  • Aşk hakkında büyük cümleler duymak isteyenler.

    Kimler İzlememeli:

  • Filmde Sezen Aksu'yu bulmayı umanlar.
  • Hayatında bir 'o kadın' olanlar.
  • Toplam 1 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.
    TV'de bugün
    Yedinci Kıta (The Seventh Continent) 5 Aralık 2008, 22:00, Cnbc-e
    Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!
    Replik
    Kayıp Nişanlı
    Gözyaşları söyleyemediğin şeyleri anlatır.
    « »
    Copyright © 1998-2008 Sinema.com