
Film, günümüzdeki sıradan Hollywood komedi filmlerinden oldukça farklı bir yapıda karşımıza çıkıyor. Oz, yaklaşık bir buçuk saat içerisinde iki bölüme ayırdığı hikâyeyi, oldukça güzel bir ayrıntıyla birleştirmiş: Doğacak bir bebek haberinin, bir ölümü daha engellemesi. Filmin hikâyesinde bu bebek fikri gibi tetikleyici bir işlev gören bir unsur da, her şeyden habersiz, salonun ortasında duran tabut. Öyle ki, bu tabut Daniel'in yazıp da kimseye göstermediği romanından tutun, iki kardeş arasındaki ilişkinin gidişatına kadar bir sürü şeyi etkiliyor. Ancak filmin gerçek başarısı, tüm bunları komedi türü içinde, ince bir mizah duygusuyla bir araya getiriyor oluşu. Üstelik benzeri pek çok filmin aksine, "büyük şeyler söyleyeceğim, insanları güldürürken çok düşündüreceğim" diye boyunu aşan bir iddia da ortaya atmıyor.
Müzik bombardımanı
Filmin zayıf ayaklarından biri müzik kullanımı. Aslında müzikler, Frank Oz'un daha önce de sıkça çalıştığı Miles Goodman'ın elinden çıkmış ve tek tek ele alındığında oldukça başarılı. Ancak, ne yazık ki, adeta filmin ne kadar eğlenceli olduğunu ispatlamaya çalışırcasına, fazla müziğe başvurulmuş. Buna ek olarak filmin kurgusunda yer yer kolaycı bir yaklaşım benimsenmiş ve bazı sahnler ilk akla gelen şekilde birbirine bağlanmış. Oysa kurguya biraz daha kafa yorulsa ve bazı sahnelerin yerleri değiştirilebilse, her şey daha eğlenceli ve akıcı bir hale gelebilirdi. Böylece film bir basamak daha atlayıp çok daha iddialı olabilirdi.
Filmin başarısında, oyuncu kadrosunda yer alan isimlerin büyük payı var. "Aşk ve Gurur"daki ("Pride and Prejudice") performansıyla, Keira Knightley'in gölgesinde kalan Matthew Macfadyen, filmde kendisinden istenileni vermiş gibi görünüyor. Karakterini iyi algılamış ve bunu performansına yansıtmayı bilmiş. Ayrıca Andy Nyman, gerçekten muazzam bir oyunculuk sergileyerek yine sivrilmiş. Bununla beraber "Maç Sayısı" ("Match Point") filminde ufak bir rol alan Ewen Bremner, bu sefer eğlenceli bir karakteri, oldukça güzel oynamış.Yani filmin oyuncu kadrosundan yakınmak pek de mümkün değil.
Sonuç olarak "Cenazede Ölüm", önceden de dediğim gibi fazlaca iddialı olmayan ancak izlemesi hoş bir İngiliz komedisi olarak dikkat çekiyor. Komedi Filmleri Festivali'nin programında da yer alan filmin, çoğunluk tarafından da beğenilmesi hayli muhtemel.
Kimler İzlemeli:
Kimler İzlememeli:


Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!

Kibir, benim en gözde günahımdır. John Milton









Seanslar
Fragman


