
Kuyudan çıkmak...
Risi, geri dönüşlerle filmin bütününe yaydığı bir çocukluk travmasını Maradona'nın karakterine hakim olan korkular kadar bunların karşısında ürettiği bir tür inatçılığı da anlatmak için kullanıyor. Gecenin kör karanlığında, yasaklı olduğu halde futbol topunun peşinden giden çocuk Maradona, yağmur ve çamur arasında açık bir kuyuya düşüyor. Film boyunca, futbolcunun hayatındaki dönüm noktalarını izlerken bir yandan da herkesten ayrı düştüğü bu kuyudan can havliyle çıkmaya çalışan bir çocuğun çırpınışını görüyoruz. Filmin belki de en başarılı kısmı, bu metaforun mekansal ve zamansal olarak çocuk Maradona'yı ve kalp krizi geçirdikten sonra hastanede yatan hasta Maradona'yı bir araya getirdiği giriş bölümü. Geniş planda izlediğimiz sahnede çocuk Maradona, devasa ve bomboş bir futbol sahasını koşarak bir uçtan bir uca geçiyor ve yerde yatan 'sakat' Maradona'nın başucuna geliyor. Sahanın boşluğu ve kendi geçmişiyle karşılaşan Maradona'nın yenik hali filmin bütününü de özetliyor bir bakıma.
Kalabalık ailesine ve mahalle ortamında, çok genç bir yaşta profesyonelleşmesiyle başarı kazandığı futbol dünyasında, partilerden partilere koştuğu ve uyuşturucu alemlerine girdiği kalabalıklarda aslında hep yalnız bir Maradona izliyoruz. Bu yalnızlıkta Maradona'nın istemeden de olsa kendine zarar vermesinin payı var; her çöküşün ardından ayağa kalkmak için çaba göstermesine rağmen yeniden kayıp dibe vurmasına tanık oluyoruz. Karısı, çocukları, menajerleri, ailesi, yalnızca Arjantin'de değil özellikle Napoli'de oynadığı yıllarda onu çepeçevre saran hayran kitleleri durumu kurtarmıyor; en önemlisi futbola olan aşkı bile Maradona'yı ayakta tutmaya yetmiyor. 1986 dünya kupasında tarih yazan performansından sonra hayal kırıklığı uyandıran 1990 kupa finali futbolcunun kariyerinin çökmeye başladığı nokta. Geri dönebilmek için müthiş mücadele verdiği ve bütün ümidini bağladığı 1994 dünya kupasında ise doping gerekçesiyle diskalifiye ediliyor. Risi, daha önce yediği doping cezasındaki uyuşturucu etkisinin aksine, Maradona'yı tamamen yıkan bu olaya farkında olmadan yanlış vitamin aldığı gerekçesini öne sürerek kesin bir komplo yorumu getirmiş. Gerçekten de, sebebi ne olursa olsun yalnızca futbol oynarken mutlu olan bir adamın hayalini ve hayatını söndüren bu olayda, Maradona'ya, elinden en sevdiği oyuncağı, belki de tek tesellisi alınmış bir çocuğa duyacağınız merhameti duyuyorsunuz.
"Maradona: Tanrının Eli", dünyanın en ünlü futbol yıldızının hayatını anlatırken futbol endüstrisinin ve onu çevreleyen kültürel hayatın ayrıcalıksız bir dünyadan gelen bir çocuğun yaşamını ve ruhunu nasıl etkilediğine değiniyor. Film, çoğu sahnesinde kolay bir anlatım benimseyen, orijinallik peşinde koşmayan yaklaşımıyla ve indirgeyici taraflarıyla yer yer konusunu sıradanlaştıran noktalar içerse de, Maradona'nın hatrına izlenir.
Kimler İzlemeli:
Kimler izlememeli:


Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!

Vincent Vega: Bu lanet olasıca milk shake gerçekten çok güzel. 5 dolar eder mi bilmiyorum ama lanet olsun gerçekten çok güzel.








Seanslar
Fragman

