Kayıt
3:10 to Yuma: Treni Kaçırmayın!
Gökçe Devecioğlu 6 Kasım 2007, Salı 00:00

1957 yapımı western klasiği 3:10 to Yuma’nın, yönetmen James Mangold’un elinde yeniden hayat bulduğu film, 90’lardan itibaren saygınlığını geri kazanmaya başlayan türü, çok boyutlu bir senaryo ve oyuncu avantajıyla temsil ediyor.

James Mangold, 1997 yılında çektiği Cop Land filminde, 3:10 to Yuma’ya ufak tefek göndermelerde bulunmuş, ve sıkı bir western hayranı olduğunu belirtmişti. 2005 yapımı Walk the Line’ın ardından, henüz İdentity filminin çekimleri sırasında niyetlendiği projesini hayata geçiriyor ve Elmore Leonard’ın kısa öyküsünü yeniden sinemaya uyarlıyor...

Kanun kaçağı Ben Wade yakalanınca, kendisini mahkemeye götürecek 3 :10 trenine ulaştırma işini, 200 dolar karşılığında, Dan Evans üstleniyor. Bu görev, ölüm kalım mücadelesi ile geçiyor ve iki adamı kader ortağı haline getiriyor.

Senaryo, bu temel öyküye sadık kalırken, ilk filme göre dikkat çeken farkı, aynı zamanda bir ‘yol filmi’ niteliğinde olması. Böylece sürükleyiciliği ıskalamayan film, aksiyona verdiği önemin yanında, karakterlerin ve dramatik örgünün derinliğinden de ödün vermeyerek, ‘western filmi’ çıtasını yükseltiyor.

Çete lideri Ben Wade rolünde izlediğimiz Russell Crowe, kötü adam karakterine, türün klişelerinden sıyrılmış bir boyutluluk katıyor. Christian Bale ise, fakir ama dürüst çiftçi karakterini canlandırırken, oğlunun gözündeki itibar mücadelesini izleyiciye layığıyla geçirmeyi başarıyor ve bu yan hikaye filmin artısı oluyor. Birbiriyle yarıştırılamayacak seviyedeki bu iki performans ile, film, ahlak, onur ve cesaret sorgusunu komplike ve gerçekçi kılıyor. Yan karakterlerden Charlie Prince’i canlandıran Ben Foster ise, dikkate alınmayı fazlasıyla hak ediyor...

Filmin cepteki oyuncu kozunu bir yana bırakırsak, öncelikle görüntü yönetmenliğinden müziğine kadar, teknik anlamda eski tarz western’i muhafaza tercihini takdir etmek gerek. Film bu yönüyle türü özleyen ve bir kaç yılda bir parlayan güncel örneklerini değerlendiren izleyicinin yüzünü güldürüyor.

Buna rağmen, motivlerinden finaline kadar ele alırsak, 2007 yapımı 3 :10 to Yuma’yı, sıradan bir ‘western yeniden çevrimi’ olarak nitelendirmek haksızlık olur. Öyle ki, filme o taraftan bakan eleştirmenler arasında, orijinal filmle kıyaslayıp, modern Yuma’yı daha başarılı bulanlar çoğunlukta. Diğer yandan, senaryonun her katmanına gösterilen özen, hedef kitlenin türü sevenlerden ibaret olmadığının kanıtı...

90’ların başında, En İyi Film ve En İyi Yönetmen dalında Oscar ödüllerini kucaklayan ‘Kurtlarla Dans’ ve ‘Unforgiven’, yenilikçi yapıları ile, western sinemasının itibarını kurtarmışlardı. ‘3 :10 to Yuma’yı, denk kefeye koymak da mümkün, yalnızca ‘eğlencelik’ gözüyle bakmak da. Her koşulda, 3 :10 to Yuma’ya yetişmeye bakın...

Toplam 2 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.
Haftanın Filmi
Dante 01
Dante 01
5.8/10
TV'de bugün
Son Kale (7 Eylül 2008 23:00 Fox)
Fox'da bu akşam 23:00'da başrollerini Robert Redford, James Gandolfini ve Mark Ruffalo'nun paylaştıkları Son Kale (The Last Castle 2001) adlı film ekrana geliyor.
Replik
Dünyayı Kurtaran Adam
Vücudundan kurtul, sadece zihnin ve ruhunla yaşa, o zaman toprak altında da nefes alabilirsin.
Cüneyt Arkın
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com