"Testere 4": Dört ayak üstüne düşüyor!
Gökçe Devecioğlu 27 Ekim 2007, Cumartesi 00:00
Jigsaw’un ölümünden sonra, senaryo tıkanıklığı sebebiyle can çekişeceğini düşündüğümüz Testere serisi, bir devam filminden daha sağ sağlim çıkmamayı başarıyor. Tabi ki, “kan” kaybetmeden..

Testere, 2004 yılında, düşük bütçeli ilk filmi ile, yalnızca iyi bir hasılat yakalamakla kalmadı ; kimi korku severi zekası, kimini şiddet şovu ile tavlayıp, yeni bir akımın ilham kaynağı oldu. İkinci ve üçüncü film, her iki kitlede de denk tatmini sağlayamadı ama, sürpriz ve açık finalden ödün vermeyerek, bir sonraki filmin gişesini hep sağlama aldı...

Bir filmin ismine eklenen 4 sayısı yeterli risk değilmiş gibi, son filmde, senarist Leigh Whannell, Jigsaw ve asistanı Amanda’yı öldürünce, efsanenin akıbeti daha da tartışılır oldu. Diğer yandan, iş bu noktaya kadar gelmişken, filmin en büyük dezavantajı bizzat kendisi olacaktı: İzleyicideki görsel acı eşiğini ve şok çıtasını yükseltmiş, kendi dozlarını açık arttırmıştı!

Hal böyle olunca, Testere 4, devam filmlerinin her daim cepte kozu olan, ilk filmden öncesini anlatma yoluna gitmiş. Bu anlamda, kolay tatmin olmayacak fanatiklerine yeterli sus payını vermiş oluyor. Jigsaw’un evliliği,dönüşümü, ilk kurban, domuz maskesinin çıkışı derken; hem seride dramatik anlamda bir şeyler bulmayı seven izleyicinin ilgisini diriltiyor, hem de Jigsaw kitlesi avantajını rahatlıkla sürdürüyor. Üstelik ön hikayeyi tüketmeyerek, beşinci filme de taşıyacak gibi duruyor...

Diğer yandan,Testere 4, yalnızca bir seri katil prequel’i değil.Kendiyle yarışan film, bu kez beyin ameliyatını bir doz öteye taşıyarak, Jigsaw’un otopsi sahnesiyle başlıyor. Bu son derece gereksiz ‘görsel şov’ ile, ilk üç filmde göreceğini görmüş, artık hiçbir şey kolay kolay kesmez diyen seyircinin midesini zorlayarak açılışı yapıyor.. ve kesmeye devam ediyor.

Böylece, Rigg’in (Lyriq Bent) başrolünde olduğu oyun ağırlıkta olmak üzere, kurban, kaset, not ve flashback sayısını abartarak tam gaz ilerliyor. Tarihine yeni yaratıcı işkenceler eklerken, kendisinin karikatürü haline dönüşmekten sıyrılıyor. Sinemasal zaman anlamında kurgusu çok zekice örülen film, finaliyle serinin hayranlarına bir kez daha ‘vay be’ dedirtiyor.

Ancak şunu belirtmek lazım ki, fanatik değil sıradan izleyici için, film bu aşamada oldukça karmaşık bir hal alıyor. Filmin zekasının keyfini tam anlamıyla yakalayabilmek için, 4. filmden önce, bütün ruh sağlığı risklerini göze alıp, ilk üç filmi en baştan izlemekte fayda var.

Bunun dışında, klasikleşmiş Mtv montajı, soundtrack ve atmosferi gibi teknik öğelerle, en heyecansız sahnelerinin bile içini dolduran Testere, böylece temposundan yine ödün vermiyor: İçiniz sıkılsa bile, doksan dakika boyunca canınız hiç sıkılmıyor. Yönetmen Darren Lynn Bousman, James Wan’dan devraldığı oyunun üçüncü aşamasından sağ çıkmaya çalışırken, ilk filmden beri aşılamayan oyunculuk ve diyalog defosu dışında hata yapmıyor ve seriyi kendi adına noktalıyor. Sıradaysa, sabırsızlıkla beklediğim, « Repo! The Genetic Opera! »  isimli korku müzikali var..

Uzun lafın kısası, Testere şaşırtmaya devam ediyor. İşkence pornosunu ulaştırdığı nokta ve senaryo sürprizleri bir yana, aslında en çok şaşırtan yanı, 4. filmde bile başarısını koruması.. İçi boş taklitlerinin sayısının gitgide arttığı yeni korku sineması ortamında, bakalım önümüzdeki sene de zekasını koruyup, tümüne ‘beş’ basabilecek mi..

Toplam 3 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.
TV'de bugün
Şaşkın İmparator (04 Temmuz Cumartesi 20:15, Kanal D)
Şaşkın İmparator bu akşam saat 20:15'te Tv'de ilk kez Kanal D ekranlarında...
Replik
Katil Doğanlar
Mickey ve Mallory, doğru ve yanlış arasındaki farklı bilmeye biliyorlar. Sadece umursamıyorlar...
« »
Copyright © 1998-2009 Sinema.com