Halloween, Rob Zombie ile özüne dönüyor
Gökçe Devecioğlu 20 Ekim 2007, Cumartesi 00:00
Doksanlarda müziğiyle aktardığı karanlık atmosfer hikayelerini, 2000’lerde sinemaya uyarlamayı seçen Rob Zombie, ikinci kariyerine, House of 1000 Corpses ve devam filmi niteliğindeki Vahşet Çetesi’nin ardından, Halloween ile hız katıyor. Filmin, iyi ya da kötüden önce, seri içindeki duruşuyla ilgi çekici olduğu kesin..

John Carpenter’ın 1978 yapımı Halloween filmi, yalnızca sinema tarihinin en ünlü katillerinden Michael Myers’ı yaratmakla kalmadı; yetmişlerde rengini belli etmeye başlayan düşük bütçeli slasher akımına da yön verdi.

Seksenlerin, eli bıçaklı katilleri ve bir bir ölen gençlerini, doksanlarda, Wes Craven’ın bu klişelerle dalga geçerek alt türü güncellediği Scream filmi izledi. 2000’lere geldiğimizde, kimilerine göre fazla demode olsa da hala yok olmayan slasher filmlerinin, geçerli ortak özelliklerinden biri de, devam yasasıydı. Haliyle, akımın temel temsilcilerinden Halloween’in, türevleri bir yana, sekiz devam filmi yapıldı..

Serinin dokuzuncu filmi olan Rob Zombie’nin Holloween’i ise, bir diğer devam filmi değil, yeniden çevrim ve prequel olma iddiasında. Bu durumda, Myers kitlesinin en merak ettiği şeylerden biri, orijinal senaryoya sadık kalma seviyesi. Filmin takdire değer yanı ise, daha enteresanını yapıp, filmin dönemine ve ruhuna saygı duruşunu önde tutması..

Özellikle tür slasher olunca, karşımıza çıkan genel geçer yeniden çevrim tipi, video klip estetiği ve MTV kurgusu yordamıyla modernleştirme yatırımlarından ibaret oluyor. Oysa, Rob Zombie, B tipi korku filmlerine hayranlığı ve hakimliğini, ‘House of 1000 Corpses’ filminden beri kanıtlamış, yolundan caymayan bir sinemacı.

70’ler tadını eksik etmeden, sevdiği filmleri harmanlayan yönetmen için, Halloween gibi bir filmin yeniden çevrimi, tarzıyla avantaj sağladığı bir fırsat olmuş. Bu sebeple, her şeyden önce, Halloween’in iyi niyetli ve samimi ellerde yeniden hayat bulduğunu belirtmek gerekiyor..

Ancak, ne yazık ki, vasattan hallice bir yönetmenlik ve senaryo yüzünden, durum bundan ibaret kalıyor. Rob Zombie’nin, kendisi için önemli bir ilham kaynağı olan Halloween’i yeniden yorumlama hevesi dışında, bu film için bir ‘neden’ görmek oldukça güç.

İlk yarısı prequel, ikinci yarısı yeniden yapım kolajı izlenimi veren Halloween, ilk filmi ileri taşımadığı gibi, ikinci yarıda sadakatin dozunu şaşırıp düştüğü tekrar hatası, senaryo içinde iki ayrı film izlenimi verecek boyuttaki kopukluk ve ton tutarsızlığı yüzünden başarıyı köşesinden ıskalıyor.

Ancak yine de öyle ya da böyle Rob Zombie’nin filmleri, niteliği her ne kadar tartışılsa da, kendine has kitlesi ile kült mertebesinde tutuluyor. Üçüncü uzun metraj çalışmasında, bir yeniden çevrim filminde çok zor olanı başarıp, tarzındaki istikrarı koruyor. Film, aksaklıklarına rağmen, niyeti ve çabası ile bir adım öne çıkıyor ve Halloween serisi içinde özgünlüğü yakalıyor.. 

Henüz kimse yorum yapmamış.
TV'de bugün
Şaşkın İmparator (04 Temmuz Cumartesi 20:15, Kanal D)
Şaşkın İmparator bu akşam saat 20:15'te Tv'de ilk kez Kanal D ekranlarında...
Replik
Testere
Ded. Tapp : Seni rahatsız manyak.
John : Evet, rahatsızım.
Beni içten içe yiyen hastalıktan rahatsızım.
Ellerindekinin kıymetini bilmeyen insanlardan rahatsızım.
Başkalarının acılarını önemsemeyenlerden rahatsızım.
Hepsinden rahatsızım.
« »
Copyright © 1998-2009 Sinema.com