
Fantastik kurgu ve çizgi roman alanında ilklere imza atan başarılı yazar Neil Gaiman bu hafta vizyona giren Yıldız Tozu’nun da yaratıcısı. Matthew Vaughn tarafından sinemaya uyarlanan filmde Claire Danes, Charlie Cox, Robert De Niro, Michelle Pfeiffer ve Sienna Miller başrolleri paylaşıyor. Haftanın en iyi filmi olan Yıldız Tozu kaçırılmaması gereken filmlerden biri.
Neredeyse tüm masallarda olduğu gibi iyi ve kötünün karşı karşıya geldiği filmde bazen duvarları aşmanın çokta kötü bir şey olmayacağı aksine sürpriz sonuçlar doğurabileceğinin altı çiziliyor. Her masalın bir teması vardır ya, Yıldız Tozu'da sanki hayata karşı biraz daha cesur olmayı tembihliyor.
İngiltere’de Kraliçe Victoria devrinin şafağında geçen filmde , Periler Diyarı ile kendisini ayıran taş duvardan adını alan Duvar Köyü'nde yaşam olanca sakinliğiyle akmaktadır...
Duvardaki tek delikten geçmek kesinlikle yasaktır. Duvar Köyü'ndeki genç Tristran Thorn, Victoria Forester'da gerçek aşkı bulduğuna kesinlikle emindir. Oysa Victoria Tristran için gökyüzündeki yıldızlar kadar ulaşılmaz biridir.
Victoria'nın kalbini kazanmayı kafasına koyan Tristran periler diyarına kaymış olan yıldızı bulacağına ve sevgilisi Victoria’ya getireceğine yemin eder.
Bu yeminle birlikte Tristran'ın erkek olma hikayesi ve hayatındaki değişiklikler bizleri uzun süre unutmak istemeyeceğimiz keyifli bir masala sürüklüyor.
Babasından öğrendiği sırla birlikte kendini duvarın değer tarafında bulan Tristran’ın yolu yeryüzüne düşen Yvaine adlı yıldızla kesişir.
Genç oyuncular Claire Danes ve Charlie Cox, sürekli birbiriyle didişen ve ayrı kalamayan iki kişi… Tristran ve Yvaine… Biri yıldız, biri insan ama onları en çok bir arada tutan şey Lamia’ya ve kendilerini kovalayan diğer kötü güçlere karşı verdikleri hayatta kalma mücadelesi.
Tesadüf eseri bir araya gelen bu ikili kendilerini bekleyen gelecekten habersiz didişirken parlayan Yvaine acaba neyin işaretini veriyor?
Kötü cadı Lamia rolüyle karşımıza çıkıp bizleri şaşırtan Michelle Pfeiffer rolündeki başarısıyla gene kendine hayran bırakıyor. Romantik komedi filmlerinin vazgeçilmez oyunculurından biri olan güzeller güzeli Michelle Pfeiffer yaşlı bir cadıyı canlandırdığı filmde hala çok güzel…
Robert De Niro ise filmin olmazsa olmaz karakterlerinden biri olan Kaptan Sheakspeare rolü ile bol bol kahkaha atmanızı garantiliyor. Özellikle de gemide dans ettiği bölümlerde kendinizden geçmeniz mümkün.
Yönetmen Matthew Vaughn, Kraliyet Ailesinin ölen bireylerini bir çok sahnede kullanarak filme hoş bir espri katmış.
Mekan ve kostüm seçimindeki başarı göz doldururken seyirciyi alıp biranda Victoria dönemine sürüklüyor. Sahne arası geçişler ve kurgu gerçekten ustaca ayarlanmış… Çok sıkılacağınız uzun uzadı sahnelere yer verilmemiş.
Sonuç olarak bu kadar iyi oyuncuları bu kadar iyi bir öyküde bir araya getirince ortaya uzun süre unutmak istemeyeceğiniz tadından yenmez keyifli bir film çıkmış…
Ne diyelim gökten üç elma düşmüş, biri yazar Neil Gaiman ve yönetmen Matthew Vaughn’ın, biri Tristran ve Yvaine’e diğeride sinema.com okuyucularının başına…
İyi Seyirler...



Kanal 1'de bu akşam 21:30'da Joan Allen ve Kevin Costner’ın başrolü paylaştığı romantik komedi "Öfkeli Aşıklar" adlı film ekrana geliyor.

George: Senden korkmuyorlar, senin temsil ettiğin şeyden korkuyorlar.
Billy: Ne temsili be moruk! Onların gözünde saçtan başka birşeyi temsil etmiyoruz.
George: Yoo hayır. Onların gözünde, sen özgürlüğü temsil ediyorsun.
Billy: Özgürlüğün ne mahsuru var birader? Bütün mevzu bu.
George: Evet aynen öyle ama, söylemek başka, olmak başka.






Seanslar
Fragman
