Kayıt
"Şüphe": Röntgenci gerilim
Gökhan Şeker 8 Ağustos 2007, Çarşamba 00:00
Hikâyesinin merkezine 'gözetleme' kavramını yerleştiren "Şüphe" ("Disturbia"), benzeri pek çok filmden, özellikle de Hitchcock'un başyapıtı "Arka Pencere"den feyz alsa da, röntgencilik meselesine yeni bir bakış getirmenin çok uzağında...
Gözetlemek ya da kaba bir dille ifade etmek gerekirse 'röntgenlemek' hem zevkli hem de tehlikeli bir eylem. Zevkli, çünkü bu yolla bir başkasının hayatına kısa bir süreliğine de olsa müdahil olarak, kendi yaşamımızın sınırlarından bir nebze de olsa uzaklaşıyor ve farklı bir dünyayla tanışabiliyoruz. Tehlikeli, çünkü dâhil olduğumuz hayata 'izinsiz' bir şekilde girdiğimiz için aslında tekin olmayan sularda yüzüyoruz.

İnternetin hayatımızın bir parçası olduğu günümüzde ise 'gözetlemek' oldukça yaygın ve basit bir hal aldı. Youtube ya da röntgencilere özel hizmet sunan çeşitli sayfalara (ki bunların içine porno siteleri de dâhil etmek mümkün) erişimin oldukça kolaylaştığı bu dönemde 'gözetleme' kavramı bir yandan da şekil değiştirdi. Belki tehlikesi biraz daha az, ama hala zevkli!

"Şüphe" ("Disturbia", 2007) de bu değişen 'gözetleme' kavramı üzerinden konuşulabilecek bir film. Kale'in ev hapsine çarptırılması sonucu karşı komşusunun cinayetlerine tanık olması ve bunu açığa çıkarmasını anlatan yapım, Hitchcock'un "Arka Pencere" ("Rear Window", 1954) ya da Brian De Palma'nın "Sisters" (1973) ve "Body Double" (1984) filmlerini akla getiriyor. Gözetleme kavramı üzerinden konuşmaya fırsat veren bu filmi, söz konusu yapımlarla çeşitli nedenlerden ötürü bir tutmak ise ne yazık ki pek mümkün değil.

İşe 'gözetleme' konusundan başlayalım. Kale, evde tutsak olunca, ilk olarak video oyunlarıyla vakit geçirmeye başlıyor. Yazının başındaki 'gözetleme' tanımını hatırlarsak, kendisini video oyunundaki karakterin yerine koyabildiği, kendi hayatından kurtulabildiği bir yol seçiyor. Yani Kale, video oyununa dâhil olarak oyunun karakterini, onun yaşantısını bir nevi gözetliyor. Arkasından televizyondaki kaçırılma haberlerine gözünü dikiyor; haberde geçen kişilerin hayatlarını 'röntgenliyor' bu sefer de. Annesinin hem video oyunlarını oynamasını hem de televizyon izlemesini engellediği sırada ise gözetlemenin güvenli olanından tehlikelisine geçiyor; komşularının özel alanlarına göz dikmeye geliyor sıra. Yani Kale, röntgenciliğin zevkini video oyunundaki simülasyonla çıkarırken, gerçek hayata geçtiği anda ise gözetlemeciliğinin tehlikeli yanıyla tanışıyor. Bu sefer dürbünün kendisine sağladığı olanaklar aracılığıyla, karısını aldatan bir koca, havuzda bikinisiyle arzı endam eden güzel bir kız ve en önemlisi evine getirdiği kadınları hunharca katleden bir adam görüyor. Öte yandan, ev hapsindeki Kale'in de ayağındaki sinyal yayan elektronik prangalar nedeniyle polis tarafından gözetleniyor olduğunu akılda tutmakta yarar var. Yani filmde çift taraflı bir gözetleme süreci işliyor. Bunun yanı sıra Kale'in başına bela olan komşu çocukların da porno filmler izlemesi, onların da –filmlerdeki kadın vücutlarına bakarak- röntgenlenme eylemine katıldıklarını gösteriyor. Böylelikle "Şüphe" değişen röntgenleme şekillerini ve röntgenleyicileri bir bir göstermiş oluyor. Tabii filmin gözetleme konusuyla ahlâki bir derdi yok, mesela gözetleyici karakterlere bu eylemlerinden dolayı bir yaptırım uygulamıyor. Bu da 'gözetleme' meselesine kafayı takmış filmin yumuşak karnını oluşturuyor çünkü "Şüphe" merkezine yerleştirdiği bu kavramı yeterince derinlemesine işleyemiyor.

"Şüphe"yi gözetleme üzerine olan diğer filmlerle, örneğin bir "Arka Pencere"yle kıyaslamak da pek akıl kârı gözükmüyor. Çünkü o filmdeki 'gözetleme' konusu düşünsel bir temele oturuyor ve çeşitli açılımlar sağlıyorken, burada aynı konu daha çok gerilimi artırmak için kullanılmış. Filmin sonundaki katil ile Kale arasındaki kovalamaca sahneleri ve bu sahnelerin uzunluğu bir düşünülürse, filmin asıl derdinin izleyiciyi çekmek için heyecanı artırmak olduğu daha iyi anlaşılabilir. Bunun dışında "Şüphe"nin ana karakterinin lise çağındaki bir çocuk olması ve romantik aşk ilişkisinin filmin merkezinde yer alması, bu Amerikan filminin hedef kitlesini, gerilim filmlerinin tiryakisi olan gençler olarak belirlediğini ve gişeye dair kaygılar taşıdığını gösteriyor. Gözetleme üzerine bir şeyler söylese ve gösterse de sonuç olarak "Şüphe", vizyonu sıkça ziyaret eden gerilim filmleri arasından sıyrılmayı pek başaramıyor ne yazık ki. "Şüphe"nin aynı konuya el atan klasik filmlerin etrafından geçmesi ise pek mümkün gözükmüyor.

Kimler İzlemeli:

  • Gerilim filmleri tutkunu gençler.
  • Yıldızı gittikçe parlayan Shia LaBeouf'un bu filmdeki performansını merak edenler.

    Kimler İzlememeli:

  • İkinci bir "Arka Pencere" bekleyenler.>
  • Yönetmen D. J. Caruso'nun ilk uzun metraj çalışması "Salton Denizi" ("The Salton Sea", 2002) ayarında bir film hayal edenler.
  • Toplam 2 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.
    TV'de bugün
    Maviliklere Doğru (28 Ağustos 2008 20:45 Kanal D)
    Paul Walker, Jessica Alba, Scott Caan ve Ashley Scott'un oynadığı Maviliklere Doğru adlı aksiyon filmi bu akşam 20:45 'te Kanal D ekranlarında...
    Replik
    Insomnia
    İyi polis çalışmaktan, kötü polis vicdan azabından uyuyamazmış.
    « »
    Copyright © 1998-2008 Sinema.com