
"Zor Ölüm 4.0" aslında gayet makul, alışıldık ama her zaman da eğlenceli olan bir ana fikre sahip. Filmde John McClane tamamen eski usül bir dönemi simgelemekte ve kötü adamlarla mücadele ederken de bir yandan yeni sistemle çatışıp aynı zamanda yaşlılığının olumsuz etkileriyle yüzleşmekte. Modası çoktan geçmiş olan eski bir kahramanı günümüze adapte etmek bu açıdan oldukça sağlıklı. Clint Eastwood'un "Ateş Hattında"da ("In the Line of Fire", 1993), Mel Gibson'ın "Gününü Göreceksin"de ("Payback", 1998), Sylvester Stallone'nin Rocky Balboa'da (2006) uyguladığı ve önümüzdeki sene de "Rambo", "Indiana Jones" gibi artık devri kapanmış karakterler ve filmlerle de uğraşırken bol bol göreceğimiz bu formül şüphesiz ki ilk aşamada filmin gözümüzde bir değer kazanmasını sağlıyor. Sonuçta yıllar boyunca özenilen, sevilen bir kahramanın (ya da bir yıldızın imajının) bu şekilde tam olarak ayaklar altına alınmadan zorluklarla karşılaşması ve bunlarla uğraşması karaktere ya da yıldıza olan bağlılığı da güçlendiriyor.
Bu anlamda filmin senaryosunun bu ayağı da oldukça sağlam ilerliyor. "Zor Ölüm" serisinin ana özelliklerinden birisi olan 'kişiselleştirme' olgusunun ilk aşamada yer almayışı, 11 Eylül sonrasında Amerikan halkının paranoyak tutumlarını tetikleyecek çok büyük boyutta olayların filmin içine yedirilmesi filme farklı bir boyut kazandırıyor. Bunların yanında McClane perdeden çekildikten sonra ortaya çıkan ve aksiyon filmlerinde kahramanlarımızın ilk etapta yardımına yetişen tonlarca dijital güzellik, kung fu yapan seksi kadınlar, akrobatik hareketlerle kavga eden adamların çağın gerisinde kalmış karakterimizle karşılaşması da işin ayrı bir güzelliği.
"Zor Ölüm" genel olarak, sanki zaman yolculuğuyla geleceğe gelmiş bir karakterin bu türden çabalamaları içerisinde geçiyor. Bunlar oldukça güçlü aksiyon sahnelerinin yanında elbette bol bol espriye de sebep oluyor. Tabii ki kahramanımızın bu yenilikler karşısında tamamen afalladığını da söyleyemeyiz. Hatta bu 'kuşak farkı'nı kendi yararına kullandığı zamanlar da oluyor.
Ancak karaktere ve serinin yapısına eklenen bu formül nedeniyle yenilikçi ve zeki bir filmle karşılaşacağınızı sanmayın. Zira bu saydıklarımız filmin neredeyse tek albenisi. John McClane'in günümüzün aksiyon trüklerine adapte olmayı başaramadığı filmin kendisi ise maalesef karakterimizden daha da geri kafalı bir pozisyonda yer alıyor. Aksiyon sinemasının daha 'az kahraman' karakterlerinin gerek politik ve toplumsal gerekse psikolojik alt yapıları sağlam maceralara koştuğu günümüzde "Zor Ölüm 4.0" tamamen eski tip aksiyon anlayışını benimsiyor. Elbette ilk başta belirli bir nostalji değeri sebebiyle bu tutum oldukça eğlenceli gözükebiliyor, ancak film ilerledikçe bu tutumun değişmemesi ve aksine dozajının giderek artması sebebiyle özellikle sonlarda çekilmez bir hal alıyor. Kötü adam ve çevresindeki her türlü klişe hareketten, cumhuriyetçi ve muhafazakâr yapıdaki diyaloglara kadar filmin her bir noktası eski tip aksiyonların nasıl bir şey olduğunu bize hatırlatıyor. Ve maalesef film kendi nostaljisini yapmaya çalışırken aslında günümüzde belki de çoğumuzun küçümsediği aksiyon filmlerinin kendisinin yanında ne kadar taze kaldığını da gösteriyor.
Bu açıdan baktığımız zaman tüm teknolojik yenilikleri ve 11 Eylül göndermelerini çıkardığımızda film sanki 80'lerden çıkma bir aksiyona dönüşüyor. Günümüzde özellikle "24" dizisiyle TV'de temsil edilen bu yapının büyük perdede biraz bayat kaçtığını ise belirtmek gerekiyor. Üstüne üstlük anti-Amerikan görüşün giderek güçlendiği günümüzde seyircinin amiyane tavırla artık 'yemediği' görüşlerin aralara sokuşturulması filmin tüm heyecanını da öldürüyor. 80'lerde aksiyon filmlerini izlemiş herkesin bir sonraki adımı kolayca tahmin edebildiği bu yolda, işin heyecanı ve eğlencesi de bir yerden sonra artık yok olma noktasına geliyor. Bu tavır elbette aksiyon sahnelerinde de kendisini gösteriyor. Enfes patlamalı çatlamalı sekansların yer aldığı filmin maalesef bu açıdan da teknik dışında bir yeniliği yok. Özellikle filmin sonlarında absürdlük sınırını zorlayan sekans, yaratılan onca gümbürtülü deneyimden zevk almanızı da engelliyor.
Toparlayacak olursak, "Zor Ölüm 4.0" serinin nostaljisini vermesine veriyor ancak bu eskiye dönüş konusunda da maalesef biraz abartıp kendi döneminin formülünü bire bir uygulamaya çalışıyor. Film boyunca bol bol eğleniyor, heyecanlanıyor ve de gülüyorsunuz ancak mesela Stallone'nin "Rocky"ye getirdiği eskinin yanına kazandırılan yenilik havasını bu filmde o kadar zengin bir şekilde bulmanız mümkün değil.
Kimler İzlemeli:
Kimler İzlememeli:



Nurgül Yeşilçay, Murat Han, Tülin Özen, Nazan Kesal ve Rıza Sönmez'in rol aldığı "Vicdan" adlı film Tv'de ilk kez bu akşam 23:15'te Kanal D ekranlarında.








Seanslar
Fragman
