
Geriye gidersek Hitchcock'un "Sapık"ta kullandığı 'tenha motel' motifi, bunun sinema tarihine en etkili şekilde kullanıldığı ilk örneklerdendi. Bunun yanı sıra filmdeki naif görünüşlü otel görevlisi Norman Bates müşterilerini avlamakla birlikte annesiyle sorunları olan ve kişilik bölünmesinden mustarip bir karakterdi. Yani her haliyle Hitchcock, o güne kadar yapılmamış olanı yapmış, psikolojik olarak derinliği olan bir filme imza atmıştı. Hitchcock'un "Sapık"ının bugünün 'motelli' filmleriyle birlikte "Teksas Katliamı" ("The Texas Chain Saw Massacre", 1974) gibi 'tenhadaki psikopatların dehşeti' temalı filmlerin yolunu açtığını iddia etmek bile mümkün.
Meseleye bugünden baktığımızda ise ıssız mekânlarda geçen ve benzer karakterleri bünyesinde barındıran filmlerde bir bolluk olduğu göze çarpıyor. Fakat sorun, bu bolluktan dolayı ayrı bir yerde duran ve basmakalıp olmaktan kurtulamayan filmlerin pek olmaması. Bahsi geçen tarzdaki yapımlar arasından sıyrılmayı, türdeşlerinden bir adım öne çıkmayı başarabilen filmler de var elbette. Mesela "Kimlik" ("Identity", 2003) yine tenha bir motelde buluşan karakterleri ele alıyor ve 'kişilik bölünmesi'ni farklı bir şekilde inceleyerek tutarlı bir sonuca bağlanıyordu. Fakat "Davetsiz Gelen" ("Reeker", 2005) gibi, 'aslında her şey bir rüyaymış' diyerek kolaycılığa kaçan bir film ise tarihin eskimiş yaprakları arasında yitip gitmeye mahkûmdu.
Romantik dokunuşları olan bir gerilim
Yine aynı mekânı mesken tutan ve benzer karakterleri benimseyen bir diğer film de "Boş Oda" ("Vacancy", 2007). Yolunu kaybetmiş bir çiftin o meşhur 'ıssız motel'deki maceralarını anlatan film, türe çeşitli açılımlar sağlamaya çalışsa da bunları derinlikli bir şekilde beceremediğinden ortaya pek etkili bir sonuç çıkmıyor. Film, ayrılmanın eşiğindeki bir çifti merkeze alarak sanki bir şey anlatmaya çalışıyor. Naif görünümlü motel çalışanlarının saldırılarına maruz kalmadan evvel, didişip, birbirlerine laf sokmaktan keyif alan Amy ve David, git gide birbirlerine yakınlaşıyor ve ancak 'birlik' olduklarında hayatta kalabileceklerinin farkına varıyorlar. İkilinin kendi arasındaki çatışmaları sırasında ara ara beliren bir duygu da söz konusu: suçluluk. Amy çocuklarının geçmişteki ölümünden ötürü kendini sorumlu tutarken, David de yanlış yola saptığı için, zaman zaman pişmanlık duyuyor. Fakat birlik olduklarında, suçluluk duygularını üstlerinden atabiliyorlar ve ilişkilerine bir şans daha vermeyi kararlaştırdıklarındaysa psikopat katillerden kurtulmak için bir plan yapabiliyorlar. Böylece filmin sonunda ikisi de hayatta kalabiliyor. Yani film 'sevginin gücü' üzerine bir çift söz söylemek istiyor. Fakat bunu basmakalıp bir şekilde gerçekleştirdiğinden ve karakterler üzerinde çok fazla durmayarak oldukça yüzeysel bir tavır takındığından, bu konuda pek verimli bir sonuç çıkmıyor ortaya. "Boş Oda"nın mevzu bahis filmlere getirmeye çalıştığı bir diğer yenilik ise meseleyi snuff filmlerle bağlantılandırması. Daha evvelki benzer birçok filmde, katliamı gerçekleştiren psikopatların bu eylemlerinin nedeni ruh hali olarak sezdirilirken, "Boş Oda"da bu hastalıklı ruh halinin yanı sıra işin içine snuff film ticareti giriyor. Motel odasındaki kameralar, daha önce otel müşterilerinin doğranmalarının görüntülerinin bulunduğu video kasetler ve çekilen görüntüler için ayrı bir kurgu odası olması, motelin aynı zamanda bir snuff film stüdyosu olduğuna işaret ediyor. Ayrıca motele gelen bir tır şoförüne verilen kolilerle de snuff film ticaretinin bizzat motel üzerinden gerçekleştirildiği sezdiriliyor. Yani film böylelikle psikopat katillerin eylemlerini belli bir neden sonuç ilişkisine bağlamış oluyor.
Sonuç olarak, "Boş Oda" dâhil olduğu türe bazı yenilikler getirme çabası içinde bir film gibi gözüküyor. Fakat yaratmak istediği farklılıklar çok derin ve çok orijinal olmadığından yarıştığı kulvarda pek de öne çıkamıyor. Ancak yine de filmin, kurduğu gerilimli atmosferle birlikte bazı sahnelerde izleyici korkudan hoplatma potansiyeli olduğunu da kabul etmek gerek.
Kimler İzlemeli
Kimler İzlememeli



Fox'da bu akşam 23:00'da başrollerini Robert Redford, James Gandolfini ve Mark Ruffalo'nun paylaştıkları Son Kale (The Last Castle 2001) adlı film ekrana geliyor.

Konuşan adam bilmez, bilen adam konuşmaz.






Seanslar
Fragman
