"Tarih Öğrencileri": Başyapıt mı, oyun provası mı?
Sinema.com 1 Haziran 2007, Cuma 00:00
"Tarih Öğrencileri-History Boys" filminin kritiği "tom wingfield" nickli sinema.com üyesi Emre Yeşilbaş'a ait... Teşekkürler, "tom wingfield"...

Bir tiyatro oyununun düşsel albenisi, sinemanın sonsuz görsel imkanları. Ortaya çıkan bir başyapıt mı yoksa bir oyun provası mı?

Alan Bennett’in çok beğenilmiş oyunu Tarih Öğrencileri, zekice yazılmış bir senaryoyla Nicholas Hytner’in yönetiminde, sayısız kültürel, sosyolojik kodlamaları ve referanslarıyla, söze dayalı, izlemesi zevkli bir sahne gösterisi. Filme yapılabilecek okumalar işte bu noktada ayrılıyor. Günümüz sineması içinde bu denli söze dayalı çok sayıda film göremiyoruz açıkçası. İsteyerek ya da istemeyerek ortaya çıkan bu alışkanlık, izleyicinin filmi kabul etmemesi gibi bir sonucu çıkarabiliyor. Bu film için de aynı durum söz konusu. Elimizde bir oyundan ortaya çıkmış ve oyundaki sözel gücünü koruyan ancak sinema perdesinde aynı etkiyi gösterememe tehlikesine düşen bir film var. Bu sebepten birçok izleyici için sıkıntılı geçebilecek bir film Tarih Öğrencileri.

Diğer yandan sayısız kültürel göndermeleri (Auden, Larkin vs.) ve eğitim, tarih, edebiyat, eşcinsellik, gençlik ve gelecek üzerine çoklu bakış açıları ve sorgulamalarıyla başından sonuna ilgiyi kaybettirmeyen bir film. Örneğin, tarih bir öğrenci için “Ardı sıra gerçekleşen bir şeyler”, tarih öğretmeni Mrs. Lintott içinse “Erkeklerin çok çeşitli ve devam eden yetersizliklerinin bir yorumu.”. Ya da okul müdürünün “Tarihte bir boşluk var!” sözünün mecazi anlamıyla karşılanıp sonra sadece kadrodan bahsedildiğinin görülmesi gibi. Film izlenebilir yanını tabi ki senaryosuna borçlu. Bennett’in senaryosu sayısız referansının yanında Shakespeare komedilerindeki dili sivri karakterleri hatırlatacak kadar da eğlenceli. Senaryonun ince esprileri çok geniş bir kültürel birikimle, ikili anlamlar ve metaforlarla birlikte çok eğlenceli anlamlar - anlar sunuyor.

Senaryonun bir diğer boyutu ise, çeşitli kavramlara ve durumlara bakış açısındaki farklılık ve çoğulluk. Yukarıda bahsi geçen tarihe farklı bakış açıları gibi, eşcinsellik ve eğitim için de farklı söylemlere sahip senaryo. Eğitim, eski öğretmen Hector (Richard Griffiths) ve yeni öğretmen Irwin (Stephen C. Moore) karakterlerinin zıtlıkları ve benzerlikleriyle bir analiz içine sokuluyor. Ve eşcinsellik yine iki karakterin farklı algılarından ve davranışlarından yola çıkarak yorumlanıyor. Onlara ek olarak öğrenciler içinde de zıtlıkla farklı anlamlar aranıyor. Bir yandan romantik bir aşk, diğer yanda daha çok cinsel dürtüye dayalı bir arayış. Ve bunların hepsi, diğer filmlerde sıkça görmediğimiz, izleyicisini zeki ve kültürlü sayan bir metoda dayanarak çıkarılıyor karşımıza. Kolayca ve sıradan değil, tıpkı filmde devamlı alıntılanan şairler gibi dilin kuvvetiyle içine kat kat yedirilerek.

Senaryonun dışında oyunculuklar için söylenecek çok şey yok. Hepsi rollerinin hakkını vererek, belki de oyunun da verdiği deneyimle, başarılı bir iş çıkarıyorlar. Yer yer tiyatro oyunculuğundan kurtulamasalar da, senaryonun yarattığı karakterler aslen klişe olma tehlikesine çok yatkın olsalar da oyunculuklar ve zekice yazılmış diyaloglar sayesinde bu görmezden gelinebilecek bir kusur olarak kalıyor. Tabi ki Richard Griffiths ve Frances de la Tour fazladan bir dikkati ve övgüyü hak ediyorlar ve usta oyunculuklarıyla filmi daha zevkli bir hale getiriyorlar.

Övgülerin yanında tekrar düşünülmesi gereken bir konu var şüphesiz. Bu kadar söze dayalı bir filmin ne kadar sinemaya ait olduğu tartışılması gereken bir şey çünkü film yer yer bir tiyatro oyunu izliyormuş hissini, sahneden sahneye geçiliyormuş algısını seyirciye maalesef veriyor. Filmi genel anlamda düşününce eğlenceli bir seyirlik fikrinden öteye de gidemeyebiliriz belki, kuvvetli senaryosuna ve derin diyaloglarına rağmen. Tercih izleyicinin, ya senaryonun kuvvetli ve zeki, kışkırtıcı diyaloglarıyla takip edilesi bir film olduğu düşünülüp izlenecek, ya da takip edilmesi zor, karışık bir sinema dışı deneyim olarak kazınacak film kimilerinin aklına. Her halükarda, bir başyapıtla karşı karşıya olmadığımızın bilincinde olmak kaydıyla, izlenmeyi hak eden bir film Tarih Öğrencileri.

Kimler İzlemeli
Yenilik ve Değişimlere açık sinema severler
Gençlik Filmlerinden Hoşlananlar
Sanatsal içerikli bu film kaçmaz diyenler

Kimler İzlememeli
Bir filmde heyecan olmazsa olmaz diyenler
Film üzerine kafa yorup, düşünmek istemeyenler

Henüz kimse yorum yapmamış.

TV'de bugün
Yedinci Kıta (The Seventh Continent) 5 Aralık 2008, 22:00, Cnbc-e
Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!
Replik
Frida
Zeki bir düşmanı aptal bir dosta tercih ederim.
David Siqueiros
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com