Kayıt
"Karayip Korsanları: Dünyanın Sonu": Açalım Yelkenleri Yo-Ho!
Özgür Poyrazoğlu 25 Mayıs 2007, Cuma 00:00
Yazının sonuna kadar okumaya sabrı olmayan internet zap'çıları için özetlemek gerekirse; "Elbette ilk film gibi değil, ama ikinci filmden de çok daha iyi olduğu su götürmez bir gerçek!" Daha da kısaltmak gerekirse tek kelimeyle "dozunda".
Ne zaman "üçleme" dense Ursula L. Guin'in "Yerdeniz Üçlemesi" gelir aklıma. Önce dördüncüsünün sonra da beşincisinin yayınlandığını düşünür, gülümserim. Beşinci kitapta dahi "Yerdeniz Üçlemesi'nin Beşinci Kitabı" ifadesinin yer alması bir naifliğin; masumiyetin de simgesidir bir yandan. Yazarının da dediği gibi, zamanı geldiğinde, ihtiyacı hissedildiğinde yazılmıştır dördüncü ve beşinci kitap.

Günümüzde ise her şey çok daha planlı, planlıdan da ziyade hesaplı. Bir film tuttuğunda, gişe başarısının sinyalleri görüldüğünde hemen devamının, serinin ikinci ve üçüncü filmlerinin (üstelik birlikte) hazırlıkları başlıyor. Televizyon dizileri birinci sezondan sonra altı (6) sezonluk daha anlaşma yapıveriyor. Bir kısım seyirci için eğlence garantilenmiş olsa da bir kısım seyirci ise aynı çorbanın ısıtılıp tekrar önüne geleceğinden emin, bekleme odasındaki yıllanmış dergilerle randevu saatine doğru dakikaları saymaya başlıyor.

Oyun teorisi derslerine konu olacak bir film...

"Karayip Korsanları: Dünyanın Sonu" da üçüncü film olarak bir şans verilmeyi hak ediyor. (Özellikle de ikincinin seyircide yarattığı hüsrandan sonra.) İlk film "Siyah İnci'nin Laneti"nin bir anda ulaştığı başarı, oturduğu yer, doldurduğu boşluk düşünülürse ardından gelen "Ölü Adamın Sandığı" bekleneni verememiş, uzun kılıç dövüşleri, bitmeyen kovalamacalar ve zorlama esprilerle "ışıklar yansa da gitsek" hissinin mideden beyne doğru akmasına yol açmıştı. Filmin ağır topu Geoffrey Rush gibi sürprizlerle ayakta kalmış olsa da bir klişeye boyun eğmiş; "İşte tam bir ikinci film Sırtını dayamış ilk filme, çıkmış karşımıza" dedirtmişti.

Üçüncü filmlerin kaderi ise "ikinci kötüydü ama adı üstünde üçüncü; ya eli yüzü daha düzgünse" ve "ikinciden de kötü olamaz ya" gıdıklamasıyla oldukça şanslı başlıyor yola. Yanıltmıyor da. Yazının sonuna kadar okumaya sabrı olmayan internet zap'çıları için özetlemek gerekirse; "Elbette ilk film gibi değil, ama ikinci filmden de çok daha iyi olduğu su götürmez bir gerçek" Daha da kısaltmak gerekirse tek kelimeyle "dozunda". ( Bir de 30 dakika kadar daha kısaltılabilmiş olsaydı)

Üçüncü film, beklendiği üzere, ihanet, arkadan iş çevirme, sonra tekrar iş çevirme, kimin eli kimin cebinde, kimin çıkarı nerede sorularını sordururken, üniversitelerde, oyun teorisi derslerinde örnek olarak gösterilmeyi hak ediyor. Chow-Yun Fat'in de aralarında olduğu Korsan Lord'larla tanışmak hatta ikinci filmden akılda kalan soruların cevabını bulmak serinin üçüncü filminden ilk elde edilecekler arasında. Johnny Depp'e Kaptan Jack Sparrow'u canlandırırken ilham veren Keith Richards'ın filmde karşınıza çıkıp "Bir insan babasına bu kadar mı benzer" dedirtmesi, filmin içine seyirciyi güldürmek için serpiştirilen (ve nerdeyse hiç işe yaramayan) onlarca espriden çok daha eğlenceli.

Devam filmi yolda mı?

Konusunun, olay örgüsünün, deniz savaşlarının, kılıç dövüşlerinin dozunda (ve beklendiği şekilde) geliştiği filmin hiç kuşkusuz tereddüt etmeden şapka çıkartılacak noktaları var. Görüntü yönetiminden kostüm ve makyaja, özel efektlerinden mekân seçimine kadar her bir detaya ne denli kaynak ayrıldığı, kafa patlatıldığı detaylara verilen bu önemin filme yansıyışı, prodüksiyonun kusursuzluğu birkaç su götürmez gerçek.

Ne zaman "üçleme" dense Ursula L. Guin'in "Yerdeniz Üçlemesi" gelir aklıma. Orada da bir yelkenli vardır, büyümeye doğru giden dünyayı keşfe çıkmış. Üçlemenin önce dördüncü kitabının sonra da beşincisinin yayınlandığı gelir aklıma, gülümserim. "Karayip Korsanları: Dünyanın Sonu" bitip de ışıklar yandığında Johnny Depp'in serinin devamında oynamaya ne kadar hevesli olduğundan bahseden haberler vardı aklımda. Will ve Elizabeth Turner dünyanın sonuna gidip gelmiş olsalar da, Kaptan Jack Sparrow'la yaşadıklarının dünyanın sonu olmadığı, serinin devamının ise yapımcıların iki dudağının arasında olduğunu görmek çok da zor değil. Bir korsan atasözünün dediği gibi: Açalım yelkenleri Yo Ho!

Kimler İzlemeli?

-İlk filmi beğenenler
-"Johnny Depp’in hastasıyım” diyenler
-Rolling Stones hayranları
-Chow Yun Fat’i bir Disney hikayesinde Singapurlu Korsan olarak görmek isteyenler
-İngiliz olmasına rağmen Jack Davenport’tan vazgeçmem diyenler
-Tia Dalma’nın (Naomi Harris) tüm makyaja rağmen ne kadar güzel olduğunu fark edenler

Kimler İzlememeli?

-Film dediğin 110 dakikayı geçmemeli diyenler. (Film 168 dakika)
-İkinci film bitmeden çıkanlar
-Jack Sparrow’un kendi beynini yalamasını izlemekten hoşlanmayacaklar.
-Her sahnede Orlando Bloom’u göreceğini sananlar.

Toplam 5 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.
TV'de bugün
Kontrat (21 Ağustos 2008 22:30 Star)
Morgan Freeman, John Cusack ve Jamie Anderson'ın oynadığı Kontrat adlı film bu akşam 22:30'da Star ekranlarında...
Replik
Raydan Çıkanlar
Bazıları sahip oldukları şeyin değerini bilmez.
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com