"Zodiac": Boşlukta sallanan kanıtlar
Fuat Camgöz 22 Mayıs 2007, Salı 00:00
David Fincher, son filmi "Zodiac"ta bir araya getirdiği oyuncuların müthiş performansları ve set tasarımlarındaki detaycı çalışmasıyla, başyapıt düzeyinde bir filme imza atmayı başarmış. Alışıldık seri katil filmi şablonunu alaşağı eden film, karakterlerin katili yakalama saplantısına izleyicileri de ortak ediyor.
"Zodiac" için söylenebilecek ilk şey delicesine bir takıntının filmi oluşu. Eh, David Fincher gibi oyun konusunda böylesine 'takıntılı' bir yönetmenin elinden çıktığını düşününce buna şaşırmamak gerek. Fincher yeni filminde, ABD'yi yıllarca meşgul eden, San Fransisco'ya korku salan ve yakalanamadıkça büyük bir gizeme dönüşen, insanlık tarihinin belki de en tuhaf seri katilinin öyküsünü, belgelere ve tanıklıklara dayanan bir hikâyeyle perdeye taşımış. Filmde Zodiac hikâyesi, bu davanın peşine takılan, takıldıkça da hayatlarının kontrolü ellerinden kayıp giden, farklı kesimlerden karakterlerin bakış açılarıyla anlatılıyor. Fincher, bir an olsun Zodiac'ın tarafına geçip, gizemin yüzünü izleyiciye göstermiyor. Zodiac hakkında mevcut bilgilerin ötesine geçip, elindeki malzemenin manipülasyona, yeni yorumlar eklemeye açık yapısından yararlanmaya çalışmıyor. "Yedi" ("Seven") filmindeki etkileyici 'twist'lerden, sansasyonel sahnelerden vazgeçme pahasına, ama tutarlı bir şekilde yapıyor bunu. Sadece ve sadece, Zodiac olayıyla basit bir merakla ya da görev icabı ilişkilenmiş, ama bu basit merakları ya da görevleri, tüm hayatlarını etkileyen büyük bir saplantıya dönüşmüş karakterlerin izini sürüyor. İzleyiciler de filmdeki tüm olayları, bu karakterlerin bakış açısından, onların algılarıyla yaşıyor. Bu nedenle, özellikle ABD'de, filmden sonra Zodiac dosyasının yeniden açılması gerektiğini iddia eden çok sayıda izleyici olmasına şaşmamalı. Karşımızda, sonuç itibarıyla, ele aldığı karakterlerin takıntısını izleyiciye geçirecek kadar etkileyici, etkisi sinema salonunun dışına taşan bir film var.

Sonuca götürmeyen ipuçları...

Fincher'ın, filmini çok karakterli bir yapı üzerine kurması tabii ki tesadüfi değil. Bu tercihiyle, hem saplantının nasıl bulaşıcı bir şey olduğunu göstermiş oluyor, hem de seri katil filmlerinde, hikâyenin merkezinde yer alan ve gizemi/gerilimi sonuna kadar taşıyıp olayı çözen, katili yakalayan kahraman figürüne farklı ve yenilikçi bir yorum getirmiş oluyor. Zodiac vakasını çözeceğine inanan karakterler gibi, izleyici de bu gizemi çözecek kanıtlara çok yaklaştığını hissediyor, ama Fincher her seferinde, olayın çözülmesi için gereken son kanıtı karakterlerinden ve izleyicilerinden sakınarak, izi sürülen gizemin ucunu açık bırakıyor. Böylece Zodiac olayını çözen kahraman olabileceklerine inanan karakterlerimiz elleri boş bir şekilde, büyük bir yenilgi duygusuyla heyecansız hayatlarına geri dönmek zorunda kalıyorlar. "Zodiac" bu tavrıyla, olayın içine girdikçe tüm ipuçlarını birbiriyle ilişkilendiren ve doruk noktasında stilize bir sahneyle katili yakalayan kahraman dedektif şablonunu alaşağı ediyor ve bizi hemen her ipucunun beyhude kaldığı, sonuca bir türlü varılmayan, çözümsüz bir yapıyla ve bir an olsun tekinsizliğinden ödün vermeyen bir atmosferle baş başa bırakıyor.

Oyuncular ve San Fransisco...

Filmin tüm bu başarısında, çok karakterli yapının bir saat gibi işlemesini sağlayan oyuncu tercihlerini özellikle vurgulamak gerekiyor. Zodiac saplantısını verimli bir sonuca kanalize etmeyi başaranek karakter olan, filmde diğer karakterlere göre biraz daha kilit bir noktada ve merkezde yer alan, filmde kaynaklık eden kitabın yazarı Robert Graysmith rolünde Jake Gylenhaal müthiş bir performans sergiliyor. San Francisco Chronicle'ın yıldız suç muhabiri Paul Avery rolünde Robert Downey Jr. ve cinayet masası dedektifi David Toschi rolünde Mark Ruffalo da bir an olsun teklemeyen performanslarıyla bizi Zodiac takıntılarına ortak etmeyi başarıyorlar. Ancak öne çıkan bu üç karakterin yanında, Toschi'nin soğukkanlı ortağı Dedektif William Armstrong<'u canlandıran Anthony Edwards; göründüğü her sahnede rol çalan, adı San Francisco'yla özdeşleşmiş Melvin Belli rolünde Brian Cox; el yazısı uzmanı rolünde usta oyuncu Philip Baker Hall ve filmde Zodiac olmaya en yakın şüpheli olan Arthur Leigh Allen rolündeki John Carroll Lynch ile olası bir katilin iş arkadaşı rolündeki, film koleksiyoncusu Paul Stine rolündeki Charles Fleischer, diğer karakterlere göre daha küçük rollere sahip olsalar da, başroldeymiş gibi etkileyici ve tutarlı performanslar ortaya koyuyorlar.

Son olarak Fincher'ın filminin, her şeyin yanında San Fransisco'ya ve 70'li yıllara bir saygı duruşu olduğunu belirtmek gerek. Film ekibi, şehrin kendine has dokusunu, dış mekânlardaki tanıdık figürler üzerinden oluşturmakla yetinmeyip, iç mekânları da müthiş detaycı bir şekilde oluşturma zahmetine girmekten kaçınmamış. Barlar, ofisler, karavanlar, karakollar, sinema salonları ve hatta evler bile, bir şekilde San Fransisco imgesini bütünleyen, tutarlı bir set tasarımıyla inşa edilmiş. Böylelikle, Zodiac da, bir yanıyla San Fransico'nun dokusuyla bütünleşiyor. Şehre ve şehrin sakinlerinin yaşamlarına farklı bir anlam katan, taşıdığı tekinsizlik hissinin yanında, aynı zamanda büyük bir gizem, heyecan ve merak unsuru olan, şehrin 'tehlikeli' simgelerinden birine dönüşüyor.

Kimler İzlemeli:

  • Gerçekten sıradışı bir seri katil filmi izlemek isteyenler.
  • Çok karakterli filmleri sevenler.
  • Şehrin dokusunun öne çıktığı filmlere özel ilgisi olanlar.
  • 70'lerin atmosferinin ustalıkla nasıl yaratılabileceğine tanık olmak isteyenler.
  • Zodiac vakasını bir şekilde duyup bu olay hakkında bilgi sahibi olanlar.
  • Kimler İzlememeli:

  • Klasik seri katil şablonuna can-ı gönülden bağlı olup yeni denemelere kapalı olanlar.
  • İzleyici ve karakterlerle oyun oynayan filmlerden hiç hazzetmeyenler.
  • Açık uçlu filmlerden özenle kaçınanlar…
  • Toplam 1 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.
    TV'de bugün
    Yedinci Kıta (The Seventh Continent) 5 Aralık 2008, 22:00, Cnbc-e
    Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!
    Replik
    Aşık Shakespeare
    Sen benimdin, rüyanın görkemiyle doldum. Ben rüyada sultandım, Uyanınca hiç oldum.
    « »
    Copyright © 1998-2008 Sinema.com