
"İhanet", ulusal sırları korumayla görevli ABD Federal Büro içerisinde gerçekleşen olayları anlatan dramatik bir gerilim filmi. Filmde, tüm çevresi ve ailesi tarafından dinine tutkuyla bağlı, inançlı bir katolik olarak tanınan başarılı bir ajanın emekliliğine sayılı günler kala çözülen düğümler gerçekleri ortaya çıkarıyor.
Karakterler arasındaki gerilim ve çatışmalara odaklandığı ve casusluk meselesini insani boyutuyla ele almayı amaçladığı için, hikâyesini ağır tempolu bir şekilde anlatan film, seyir boyunca bizleri de çelişki içinde bırakmaya çalışıyor, ancak bu konuda ne kadar başarılı olduğu tartışmaya çok açık. Kimileri için, yıllardır FBI içinde barınmayı başaran bir köstebek olan, deneyimli ajan Robert Hanssen gerçekten çözümlenmesi zor bir karakterken, artık kabak tadı vermiş FBI filmlerinden hoşlanmayanlar için daha ilk görüşte kolayca yüzünden pislik akan bir adam olarak nitelendirilebilir...
Amacına ulaşamayan bir film...
Robert Hanssen'in foyalarını meydana çıkarmak için görevlendirilen genç, tecrübesiz ve heyecanlı Eric O'Neill, ne yazık ki oyunculuk konusunda çok başarılı değil... Hatta filmin bazı karelerinde bilerek yaptığı numaralar bile o kadar belli ki, koltuğunuzda "gerçekten bu kadar kötü oynanabilir mi" diye isyanın eşiğiniz gelmeniz mümkün... Bir kayığa iki adam bindiren, bizdeki deyimiyle bir koltukta iki karpuz taşıyan Hanssen'in gizli bir şizofren hastası olduğunu düşünebilirsiniz. Çünkü Hanssen, bir taraftan dinine yobazlık derecesinde bağlı bir adamken bir yandan cinsel sapkınlıkları olan, karısı dahil herkesi aldatmayı başaran bir adam. Yönetmen Billy Ray, Robert Hanssen'ı daha fazla derinleştirmeyi başarabilseydi, daha ilginç bir filmin ortaya çıkması mümkün olabilirdi.
Hayatta kendisi dahil herkese karşı güvenini kaybeden, yapayalnız Robert'ın Eric'le kurmaya çalıştığı dostluk, senaryonun ince ince işlenmiş, duygusu izleyiciye en çok geçen öğesi. Buna "Amerikan Güzeli" ile Akademi Ödülü'nü alan tecrübeli oyuncu Chris Cooper'un Hansen karakterinde, adeta bir bukalemun gibi farklı ruh hallerine bürünmesi, filmin iki ana karakteri arasındaki gerilimi daha da canlı kılıyor.
Filmde Robert'la Eric arasındaki ilişkinin yanında, dikkat çıkan bir diğer öğe de, hemen hemen bütün karakterlerin baş kahramanımız Eric'e akıl vermeye çalışması ve karakterler arasında bir çeşit sadakat yarışı yapılıyor olması. Robert'in karısı, Eric'in karısının ne kadar dindar olduğunu ölçüyor; Rob, Eric'in ne kadar güvenilir olduğunu; FBI görevlileri ise Eric'in başarısını... Bunun üzerine zavallı Eric bir de hayatta ne yapmak istediğini sorgulayan ergenlik çağlarına dönüp nihayetinde son aklı babasından alarak doğru yolu bulunca, "bu kadarı da fazla artık" diyorsunuz.
Sonuç ağır aksak ilerleyen, Chris Cooper dışında bir oyunculuk cevheri taşımayan "İhanet"e, büyük umutlar bağlamanıza gerek yok. Film, artık bir alt tür olan 'köstebek' temalı filmlere, casusluk olayını insani yanıyla ele almaya çalışarak yeni bir şey eklemeye çalışıyor belki, karakterlerini yüzeysel bir şekilde ele aldığı için bu amacına ulaştığını söylemek güç.
Kimler izlemeli:
Kimler izlememeli:


Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!

Jerry Falk








Seanslar
Fragman

