Hayat Hep Kaybetmek Ve Kazanmak Üzerine Mi Kuruludur?
Aykut Özbalmumcu 27 Nisan 2007, Cuma 00:00
Çok kolayca duygu sömürüsüne alet edilecek bir konuyu o kadar yalın ve sade anlatıyor ki Little Miss Sunshine, salonu terk ettiğinizde kalbinizdeki umudun ve sıcaklığın arttığını hissedeceksiniz.

Filmin en başında duyduğum cümle, bunun bütün filme yayılacak olan yapmacık bir başarı hikayesi olduğu izlenimini verdi bana. Hayat, kaybedenler ve kazananlar olmak üzere ikiye ayrılır diye başlayan bir filmden daha farklı bir beklenti içinde olmanız ilk bakışta mümkün olmuyor ne yazık ki.

Fakat ailenin üyelerini gördükten sonra güzellik yarışmasına gidecek olan yolun hemen başında yanıldığımı anladım. Karakterlerin hakkını fazlasıyla veren oyuncular, iyi espriler ve sıcak atmosferiyle sizi hemen sarıveren bir film var karşınızda.

Küçük kızlarının bir güzellik yarışmasına katılması için seferber olan bir ailenin Amerika’nın bir ucundan diğerine gitmesini anlatan "Küçük Gün Işığım"ı bir yol filmi olmasının yanı sıra aile dramı kategorisinde de değerlendirebiliriz.

Zira aileye mensup bütün bireyler aslında birer 'kaybeden'; küçük kız dünya güzeli olmadığı halde yarışmayı kazanacağından son derece emin, dedesi bir eroin bağımlısı, babası başarısız bir iş hayatına sahip, abisi yıllardır tek kelime etmemiş bir nihilist, dayısı ise aşkına karşılık bulamadığı için intihara kalkışan bir eşcinsel ve anne de bu parçalanmış ailenin bir diğer başarısız halkası. Fakat umutlarını kaybetmeyen bu insanlar ilk başta istemeden de olsa küçük Olive’ı güzellik yarışmasına sokmak için yola koyulacaklar.

Bu noktadan itibaren film bir yol filmine dönüşüyor ve biz de yolculuğun öğretici ve birleştirici özelliğini tekrar farkediyoruz. Katettikleri yolda birçok zorluğu “birlikte” atlatıyor ve aile olmayı öğreniyorlar. Zar zor çalışan sarı VW minibüslerini birlikte ittiriyor, birlikte daha dik ayakta kalmayı bu yolculukta öğreniyorlar.

Önemli olanın kazanmak ya da kaybetmek, çirkin veya güzel olmak değil, herşeyden önce istemek ve inanmak olduğuna dair güzel bir örnek "Küçük Gün Işığım".

Hep kazanmaya endeksli hayatımıza bir tokat niteliği taşıyan bu filmi izleyip biraz olsun kendinizi iyi hissetmeniz ve hayallerin peşinde koşmanın her koşulda doğru olduğunu görmek isterseniz bu film tam size göre.

Henüz kimse yorum yapmamış.
TV'de bugün
Yedinci Kıta (The Seventh Continent) 5 Aralık 2008, 22:00, Cnbc-e
Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!
Replik
Kılıçları ile savaşanlar bir gün kılıçların acımasızlığına boyun eğeceklerdir.
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com