Altın değerinde Kara Kitap
Sinema.com 17 Nisan 2007, Salı 00:00

Sinema, yönetmenin sanatıdır denir. “Kara Kitap”ı izleyince; Paul Verhoeven’ın sanatını ne kadar güzel ortaya serdiğini görüyoruz.

Sinema.com takipçilerinden Önsel Külük'ün yazısı...

Kara Kitap (Zwartboek) İkinci Dünya Savaşı sıralarında Hollanda’da yaşayan Rachel Steinn’in (Carice van Houten), Nazilerden kaçmak için verdiği mücadeleyi ve ailesini kaybettikten sonra, direnişçilerle olan işbirliğini anlatıyor.Tabii ki sonrasında ne bizim beklediğimiz, ne de kendisinin beklediği olaylarla karşılaşıyor.

Paul Verhoeven başarılı sayılabilecek bir sinematografi zincirine, yeni bir halka daha ekliyor. Daha çok bilimkurgu filmleriyle karşımıza çıkan ve bilimkurgu türünde bir devrim yapan Robocop (1987) filmiyle dikkat çeken yönetmen, “Kara Kitap”da da yeteneğini konuşturuyor.

Açılış sahnesindeki güzel görsellik, film süresi boyunca devam ediyor.Çekimlerde hiçbir şey atlanmamış. Çatışma sahnelerindeki geçekçilik göze çarpıyor. Gerilim kısımlarında detay çekimler ve fazlaca ama gerekli olan plan değişiklikleri, yönetmenin, işin kolayına kaçmak niyetinde olmadığını gösteriyor. Tabi ki yönetmenin, aynı zamanda senarist olması, istenilen duyguların verilmesi konusunda filme çok şey katıyor.

Özellikle filmdeki ilginç tesadüfler ve tesadüf gibi görünen ama arkasında başka şeylerin olduğu ortaya çıkan şeyler dikkat çekiyor. Filmin neredeyse başından beri elden ele dönüp dolaşan çikolatanın, belki de bir hayatı kurtarması, Rachel’in şarkı söyleme özlemini garip bir ironiyle, bir Nazi karargahında gidermesi ve bunun gibi öğeler filmi daha da güçlendiriyor.

Direnişçilerden biri olan Hans’ın (Tom Hoffman), filmin ortalarında yaptığı Adolf Hitler taklidi, sonraları onun, Hitler’in karakterinden parçalar taşıdığını görmemizle anlam kazanıyor. Zaten Hans’ın, halk huzuruna çıkarkenki çekim açısı da, bu taklidin anlamını perçinliyor ve yönetmenin filmin yapım süreci boyunca ne kadar özendiğini gösteriyor.

Filmde gereksiz hiçbir sahne olmaması, sıkılmamızı engelliyor. Sinema, yönetmenin sanatıdır denir. “Kara Kitap”ı izleyince Paul Verhoeven’ın sanatını ne kadar güzel ortaya serdiğini görüyoruz.

Belki yaşanan hezimetten sonra, Rachel’in başladığı yeni yaşama geçiş daha ayrıntılı verilebilirdi ancak bu kadar iyi özelliğinin yanında, bu detay göz ardı edilebilecek durumda.

Carice van Hauten’in ve Sebastian Koch’un harika performansı görülmeye değer. İkisi de vur deyince öldürmemiş.Yani oyunculuk adına her şey yerli yerinde ve olması gerektiği gibi.

Sonuç olarak “Zwartboek” her şeyiyle çok iyi kesinlikle izlenmesi gereken bir film.

Toplam 1 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.

TV'de bugün
Yedinci Kıta (The Seventh Continent) 5 Aralık 2008, 22:00, Cnbc-e
Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!
Replik
Esir Ruhlar
Hayal kurmayı sürdürmezseniz hayatın ne anlamı kalır.
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com