Kayıt
"Bir Ömür Yetmez": Aynı filmi kaç defa daha izleyebiliriz?
Utku Yasavul 12 Nisan 2007, Perşembe 00:00
Ferzan Özpetek, son filmi "Bir Ömür Yetmez"de yine bildik temalar etrafında dolaşıyor. Her ne kadar sinema dili ve sinematografi açısından kalburüstü olsa da, film yönetmenin önceki filmlerinde söylediklerinin üstüne yeni bir şey koyamıyor.
'Auteur' diye nitelediğimiz pek çok yönetmenin, belli temalara karşı takıntılı bir tavrı mevcuttur. Çektikleri filmleri, kısa filmleri, eğer yazıyorlarsa kitapları, senaryoları hep bu tema doğrultusunda kurgularlar. Örneğin Yasjiro Ozu, yıllar boyunca hep aynı filmi çekmiştir, kimsenin itirazı dahi olmadan; keza Martin Scorsese kariyerini suç dünyası üzerinden, Hitchcock bilinçaltı korkularından, Woody Allen kendi depresyonlarından bina etmiştir.

Bunlar aslında genelde, sanatçıların kendi komplekslerinin dışavurumudur. Kendileri için gerçekleşmemiş imkânları, filmleri üzerinde yaşama eğilimindedirler. Seyirciye geçirmek istedikleri duygu, tarihe bırakmak istedikleri not; kendi bilinçsiz hezeyanlarından kaynaklanır. Oscar Wilde 'Dorian Graiy'i, Dostoyevski 'Kumarbaz'ı yazarken, yazdıklarından farklı bir hayat mı yaşıyorlardı acaba veya birileri çıkıp "kardeşim Balthus, sübyancı filan değildir, çocuklara bir baba, bilemedin bir abi gibi yaklaşır" diyebilir mi?

Ferzan Özpetek de ısrarla kendi yaşamı ve kendi takıntılarını, eşcinsel ilişkileri, biten evlilikleri konu edinen filmler yapıyor. Israrla aynı temaları, aynı mekânlarda, aynı sosyal sınıftan hatta aynı duygu durumunda insanlarla anlatıyor... Bu noktaya kadar da kimsenin bir itirazı olmuyor zaten; cinselliği de, sanatı da Özpetek'in kendi tercihidir, onu bağlar diyoruz...

Lakin hep aynı şeyi anlatmak, bir tema ekseninde çeşitlemeler yapmak Özpetek'in sinemasında kendini tekrar etmekten başka bir anlam ifade etmiyor. Filmlerini üst üste koyup düşündüğünüzde birbirini tekrar eden bölümlerden oluşan bir seri izliyormuş gibi oluyorsunuz... Öyle ki, "Cahil Periler", "Arka Pencere" ve "Bir Ömür Yetmez"den herhangi bir sahneyi alıp diğer iki filmden herhangi birine yapıştırabilirsiniz.

Özpetek tüm filmlerini, hiç bir çeşitlemeye gitmeden aynı izlekler ve aynı biçimlerle yapma yolunu seçiyor. Bu anlamda yönetmenin son filmi "Bir Ömür Yetmez"in -yan hikâyeleri nispeten farklılık gösterse dahi- ana hikâyesi de Özpetek'in diğer filmlerinden araklanmış izlenimi yaratıyor. Karakterlerin gelişimi önceki filmlerine nazaran hiç değişmiyor, filmlerin finalleri bile birbirine benziyor. Tek tema üzerinde çeşitleme yapma üstadı Woody Allen'ın filmlerindeki farklı felsefi alt metinlerin hiç birini kurma yoluna gitmiyor, neo-liberal küçük burjuvaların sığ sularında yolculuk etmeyi tercih ediyor. İlk filmiyle son filmi arasında sadece kıyafetlerin değiştiği ama ısrarla başarılı olduğu düşünülen Pedro Almodovar'a fazlasıyla öykünen bir sinemacıdan aslında daha fazlasını beklememek gerekir.

İşçiliği iyi bir film…

Öte yandan tek bir film olarak ele alırsak; "Bir Ömür Yetmez", "kendini mutlu hisset" filmi olarak vaadini fazlasıyla karşılıyor. Film boyunca herkes başına gelebilecek en kötü şeyleri hızla kabullenebiliyor: Bir adam sevgilisinin ölümünü, bir baba oğlunun eşcinsel olmasını, bir kadın kocasının kendisini aldatmasını, başka bir kadın arkadaşının kendisine yaptığı fütursuz hakaretleri... Film boyunca kimse hayatla uzun uzadıya bir mücadeleye girmiyor, hayat kendilerine ne veriyorsa büyük bir sukunet içinde bunu kabulleniyor, sorgulamıyor, isyan etmiyor. Tüm olaylar Roma'nın şerbet misali öğleden sonraları gibi ilerliyor.

Bununla birlikte "Bir Ömür Yetmez"in üzerinde en azından işçilik anlamında uzun uzun düşünüldüğünü söyleyebiliriz. Zira senaryoda hiç bir şey aksamıyor (Tabii herkesin kusursuz şekilde formüle edildiğini baştan kabul ettiğimizi varsayıyoruz). Herkes tiradını tam zamanında atıp kenara çekiliyor ve yerini dramatik yapıdaki bir başka unsura-kişiye bırakıyor. Bu mükemmelik, konusu ne kadar sıradan olsa da filmi sıkıcılıktan kurtarıyor ve sinemasal bir ritm içinde ilerlemesini sağlıyor.

Oyuncular Özpetek'in ne istediğini bildikleri için performanslarını ekonomik kullanıp, kreşendo anlarını iyi kolluyorlar. Bu yüzden oyunculuklar da pek sarkmıyor, ama Serra Yılmaz'ın filme ne kattığını anlayamıyoruz. Bir Türk olarak etnik çeşitlilik katıyor desek, değil; oyunculuğuyla filmi alıp götürüyor ya da senaryonun belli bir ihtiyacını karşılıyor desek onlar da değil. Özpetek'in 'alter ego' kontenjanından filme dahil olmuş gibi görünüyor o kadar...

Sonuçta "Bir Ömür Yetmez" damaklarda bildik bir tat bırakıyor ama keyif vermediğini veya salondan çıktığımızda kendimizi kötü hissettiğimizi de söyleyemeyiz...

Toplam 3 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.
Haftanın Filmi
Dante 01
Dante 01
5.9/10
TV'de bugün
İkinci Cephe (6 Eylül 2008 20:45 Tv8)
Craig Sheffer, Todd Field, Svetlana Metkina ve Ron Perlman'ın oynadığı İkinci Cephe adlı aksiyon filmi bu akşam 20:45'te Tv8 ekranlarında...
Replik
Aşık Shakespeare
Sen benimdin, rüyanın görkemiyle doldum. Ben rüyada sultandım, Uyanınca hiç oldum.
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com