Kayıt
"Capote" - Bir yazarın gelgitleri...
Sinema.com 26 Mart 2006, Pazar 00:00
Philip Seymour Hoffman'a En İyi Erkek Oyuncu Oscarı'nı kazandıran "Capote", hem kalemi hem de yaşamıyla Amerika'nın 20. yüzyılda yetiştirdiği en egzantirik yazarlardan olan Truman Capote'un, gerçek bir olaydan yola çıkarak kaleme aldığı "Soğukkanlılıkla" ("In Cold Blood") romanının yazım sürecini konu alıyor.

Bu hafta vizyona konuk olan ve şimdiden seneye damgasını vuran "Capote", 5 dalda aday gösterildiği Oscar yarışından, hakkı olan 'En İyi Erkek Oyuncu' dalında aldığı ödülle döndü. Philip Seymour Hoffman şimdiye kadar oynadığı rollerin en zorlu olanınını altından bugüne kadarki en başarılı performansıyla çıkmış. Bu rol için çok çalışan ve araştırma yapan tecrübeli aktör, aslına uygun olarak gerek gay tiplemesiyle, gerekse Truman'ın sesini başarılı taklidiyle övgü topluyor. Reklam yönetmeni olan Bennett Miller ise ilk kurmaca filmiyle ekipte takdir toplayanlar arasında. 'En İyi Yönetmen Oscar'ını alamasa da, ilk filmiyle aday gösterilmesi bile Miller'ın başarısının bir göstergesi olarak görülebilir. 'En İyi Uyarlama Senaryo' dalında da adaylığı bulunan filmin uyarlaması, Dan Futterman'a ait. Futterman, bu senaryoyu yazarken Gerald Clarke'ın tamamlanması 13 yılı bulan, aynı adlı 'Capote' biyografi kitabını kaynak olarak kullanmış. 

Gerçek, kurmaca kadar etkili olabilir mi? Huzurlu bir yaşam süren Kansas eyaleti ve buranın sevilen çiftçi ailelerinden olan Clutter ailesinin huzuru, 1959 yılının kasım ayında bozulur. 10.000 dolar için girdikleri evden elleri boş ayrılan Perry Smith ve Richard Hickock arkalarında, Clutter ailesinden 4 ceset bırakır. Haber, NewYork Times'ın arka sayfasında yayımlanır. Benzerlerine sıkça rastlanan bir olay olmasına rağmen, bir şeyler Truman Capote'nin ilgisini çeker ve bu konu hakkında bir makale yazmak için NewYork Times'ı ikna eder. Konu hakkında araştırma yapmak için, yanında çocukluk arkadaşı olan, çok geçmeden "Bülbülü Öldürmek" adlı romanla kendini ispatlayacak Harper Lee ile birlikte olay mahalli Kansas - Holkomb'a gider. Araştırma sırasında tanıştığı polis şefi Alvin Dewey ile güvene dayalı bir dostluk kurar. Dewey'in, araştırmalarında Capote'ye oldukça yardımı dokunacaktır. Cinayetin işlenmesinin ardından yaklaşık 2 ay geçmiştir ki katiller yakalanır. Katillerin yakalanmasının ardından Capote, makaleden daha fazlasını yapabileceğini ve bu konuyu bir roman olarak yazabileceğini düşünür. Uzun zamandır yapmak istediği, gerçek bir olaydan yola çıkarak, kurmaca olmayan bir hikâyenin, doğru şekilde yazıldığı takdirde kurmaca kadar etkili olabileceği düşüncesini hayata geçirme fırsatı bulmuştur. Romanı yazabilmek için ihtiyacı olan bilgiye, katillerden Perry ile ulaşacaktır. Sık sık hapse ziyarete giden Capote, burada zamanının tamamını Perry ile geçirir. Yalnızlığı ve korkularıyla Perry'de kendisini çeken bir şeyler olduğunu düşünür. Ziyaretler sırasında kendi geçmişinden ortak kesitler sunar Perry'e. Ve aslında çok da farklı olmadıklarını ifade eder. Böylece, Perry'nin de güvenini kazanmış ve romanı için ihtiyacı olan bilgilere adım adım ulaşmaya başlamıştır. Katillerin yakalanmasından beş buçuk sene sonra 1965'te idam cezası gerçekleşir. Bu süreye kadar Capote, istediği bilgilere ulaşmıştır ve artık romanını bitirebilecektir. 

İkilemler içinde roman yazmak... Capote, romanı bitirdikten sonra verdiği bir röportajda "eğer, romanı yazma sürecinde yaşadığım zorlukları önceden bilecek olsaydım, bu romana hiç başlamazdım," diyor. Beyazperdeye de başarıyla uyarlanmış olan bir başka roman, "Breakfast at Tiffany's"in de yazarı olan Truman Capote, 'Soğukkanlılıkla' ('In Cold Blood') ile ününe ün katmış ve yeni bir tarzın da öncüsü olmuştur. Tüm bunlara rağmen, "keşke" demesinin haklı nedenleri olsa gerek ünlü yazarın. Filmi izlerken, Capote'nin bir o tarafta, bir bu tarafta olduğunu görüyoruz. Kendi içinde yaşadığı ikilem, yazarın psikolojisini olumsuz yönde etkiliyor. Perry ile geçirdiği samimi muhabbetlerin ardından verilen sosyete partilerinde, Perry'den edindiği bilgileri espriyle karışık anlatması, trajik cinayet gününü soğukkanlı bir üslupla anlatması gibi kendi içinde çelişen hareketlerde bulunması da yazarın içinde bulunduğu psikolojik durumla alâkalı olarak gözler önüne seriliyor. Ayrıca bilgi edinme sürecinde, mahkumlar için elinden gelen yardımı yapmak adına iyi bir avukat yardımıyla infaz süresini de uzatmayı başarabiliyor. Fakat son ziyaretinde romanı bitirebilmesi için gerekli olan cinayet anını Perry'nin anlatmasının ardından Capote, artık ziyaretlerini kesip idam tarihini beklemeye başlıyor. Yönetmen, filmin sonlarına doğru bu duyguyu, mahkumların idam edilmeleri üzerine Capote ve Lee arasında geçen bir telefon konuşmasında tekrar veriyor. Capote, "onları kurtarabilmek için elimden geleni yapmak isterdim," diyor. Bunun üzerine Lee "ama gerçek şu ki, bunu asla istemedin," şeklinde cevap veriyor. Tüm bu olanlardan sonra Capote'nin vicdan hesaplaşması, bir süre için yatakta yatmasına neden oluyor. Bir süre sonra normal bir ruh haline sahip olmadığını düşünmeye başlıyor. Sevgilisiyle geçen bir telefon konuşmasında, cesetleri gördüğünü anlatıyor. Sevgilisi de bunun korkunç bir duygu olduğunu söylüyor. Bunun üzerine Capote, asıl korkunç olanın cesetleri görmüş olmasından duyduğu rahatlık olduğunu ifade ediyor. 

Film, "Capote" adını taşıyor ama tam bir biyografi olarak nitelendirmek doğru olmaz. Çünkü film, ünlü yazarın yaşamından belli bir kesiti, 5-6 senelik bir süre içerisinde cinayetin işlendiği ve cezanın sonuçlandığı bir zamanı gözler önüne seriyor. Bu süre içinde de öne çıkan, Capote ile Perry arasındaki iletişim oluyor. Giriş, gelişme ve sonuç bölümleri belli sınırlara dayanmıyor filmin. Capote dışındaki herhangi bir karakteri tam olarak tanımıyoruz. Yönetmenin seyirciye vermek istediği asıl konu, Capote ve Perry arasındaki ilişki içerisinde, Capote'nin gelgitleri. Truman Capote romanını bitirdikten sonra, hikâye 'In Cold Blood' adıyla önce NewYork Times'ta seri olarak yayımlandı. Bir yıl sonra da aynı isimle roman olarak basıldı. 'In Cold Blood' Capote'ye büyük bir başarı getirdi. Amerika'nın en çok satan romanı oldu o dönemde. Roman ayrıca, ünlü yazarın tamamladığı son roman olarak tarihe geçti. Gerçek şu ki, Truman Capote düşündüğü üzere, kurmaca olmayan gerçek bir olayı doğru şekilde yazmış ve kurmaca bir romandan alınabilecek hazzın alınmasını sağlamıştır. Edebiyat tarihine de adını altın harflerle yazdırmayı başarmıştır.

Henüz kimse yorum yapmamış.

TV'de bugün
Kontrat (21 Ağustos 2008 22:30 Star)
Morgan Freeman, John Cusack ve Jamie Anderson'ın oynadığı Kontrat adlı film bu akşam 22:30'da Star ekranlarında...
Replik
Saklı Seçilmişler
Kurallarla yaşayıp kurallarla ölüyoruz.
Senator Ames Levritt
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com