"Saklı" - Burjuvazinin vicdanıyla imtihanı
Sinema.com 4 Mart 2006, Cumartesi 00:00
Her filminde izleyiciye "huzursuz seyirler" dileyen Michael Haneke, yeni filmi "Saklı"da ("Caché") yine formunun zirvesinde. Daniel Auteuil ile Juliette Binoche'un rol aldığı film, Avrupa'da burjuva entelijansiyasının kolonyal geçmişini masaya yatırıyor. Mutlaka izleyin!

Haneke ismi geçince iki kere düşünmek gerekir çünkü Haneke, burjuvazi ve entelektüel orta sınıf eleştirisi yaparak, filmlerine siyasal bir yön katar. Bununla birlikte filmlerinde, izleyiciyi rahatsız eden, zaman zaman tiksindiren sahnelere yer vermekten gizli bir keyif alır. Bunlar da yetmezmiş gibi ara sıra filmlerinin kurmaca yapısını kıran oyunlara başvurur. Yani Haneke izleyicisi olmak çaba gerektiren, meşakkatli bir iştir. Haneke'nin son filmi "Saklı" da, onun bildik yollarından giden bir film. Bu sefer de edebiyat dünyasından Georges ile karısı Anne ve çocuğundan mürekkep bir aile filmin merkezinde. Filme girişimiz, bu aileyi rahatsız eden ve göndereni bilinmeyen video kasetlerle gerçekleşiyor. Video kasetlerde izlediklerimiz ise, kimi zaman bu aileye ait görüntüler kimi zamansa Georges'un ne yapması, hangi yolu izlemesi gerektiğine dair ipuçları. Kulağa klasik bir polisiye film hikâyesi gibi geliyor değil mi? Ama Haneke'den sıradan bir polisiye film beklemek safdillik olacağından böyle bir kanıya kapılmamak lâzım. Haneke, bu aile ve özelde de Georges üzerinden, Batı Avrupa entelektüelinin ve burjuvazisinin vicdanını sorguya çekiyor. Öncelikle bir parantez açıp, filmi izlemeyenler için oyunbozanlık yapmak pahasına bir noktayı açıklığa kavuşturmakta yarar var: Filmde kasetleri gönderen kişi açıklığa kavuşmuyor. Çünkü Haneke bununla pek alâkadar olmuyor. Hatta bu noktada kasetleri bizzat Haneke'nin gönderdiğini, karakterinin vicdanıyla hesaplaşmasını tetikleyecek ilk barutu yönetmenin ateşlediğini ve filme farklı bir yönde müdahale ettiğini ileri sürmek bile mümkün. Parantezi kapatıp yola devam edersek, filmdeki olaylar Georges'un geçmişindeki bir olaya kadar gidiyor. Buna göre Georges altı yaşındayken, hizmetkârları olan Cezayir asıllı bir çiftin bir ayaklanma sırasında öldürülmesinin ardından öksüz ve yetim kalan çocukları Majid'in, kendi ebeveynleri tarafından evlat edinmesini engellemiştir ve gönderilen kasetlerle, beraberindeki resimler Georges'un çocukluğundaki bu olaya işaret ediyordur. Majid, burjuva ailenin yanında yetişmemesi sebebiyle, Georges'un aksine, toplumda saygın bir konum edinememiş ve ekonomik olarak kötü şartlarda yetişmiştir. 

Haneke, "Saklı"da sadece Georges'un vicdanıyla ve geçmişiyle oynuyor gibi gözükse de, asıl söyledikleri Batı'nın sömürgeci tarihi üzerine. Örneğin Majid'in ailesinin öldürüldüğü ayaklanma Cezayir'in bağımsızlığına dair bir hareket. Georges'un ailesinin/burjuvazinin Majid'i evlat edinme çabası ise bu katliamdan dolayı onların vicdanında oluşan gediği doldurma çabası. Bu bağlamda Georges'un Batı Avrupa'nın sömürgeci sınıflarını, Majid'in ise mensubu olduğu Fransa'daki Cezayirlileri ve uzun süre Fransız mandası altında kalan Cezayir'i –daha geniş anlamda sömürge konumuna düşmüş tüm ulusları- temsil ettiğini söylemek olası. Yine Georges'un/sömürenin Majid'in/sömürülenin intiharı karşısındaki duyarsızlığı, onun küçükken yaptığı davranışın sadece çocukluğa ait bir şımarıklık olmadığını, hoşgörüsüzlüğünün ve bencilliğin onun doğasında olduğunu vurguluyor. Zaten televizyonda gösterilen Irak'ın işgaline dair haberlerle, Georges tarafından temsil edilen Batı'nın işgalci/sömürgeci geçmişiyle bugün arasında bir bağ kurulmak isteniyor sanki. Yani hem Georges hem de Batı geçmişlerinde yaptıklarından dolayı vicdanlarıyla muhasebeye tutuşsalar da, ikisi de bu mücadeleden kirli bir zaferle çıkıyor ve geçmişteki davranışlarının ardıllarını yineliyorlar. 

Haneke'den Bildik Dokunuşlar Haneke, sunduğu bu siyasal okumanın yanı sıra, "Saklı"da bildik numaralarını sergilemekten de geri kalmıyor. "Benny'nin Videosu"nda ("Benny's Video") domuzların seyri pek de kolay olmayan öldürülüşü gibi Haneke, "Saklı"da da kafası kopmuş bir tavuğun havadaki çırpınışlarını gösteriyor. Bununla birlikte Majid'in bir usturayla boğazını kesmesini hiç çekinmeden perdeye yansıtıyor. Yani, Haneke izleyiciyi zihinsel bakımdan zorladığı gibi kullandığı görsel unsurlarla da izlemesi zor bir seyir ortaya koyuyor. Bunlarla birlikte, Haneke'nin kurmacanın yapısına müdahale ettiği de söylenebilir. "Ölümcül Oyunlar"da ("Funny Games") filmin karakterlerinden birinin öldürülüşünü, bir diğer karakterin bir kumanda aracılığıyla geri alması gibi, burada da filmin karakterleri, izleyicinin filmin asli parçası sanabileceği videodaki bazı görüntüleri geri alıyor ve bu tarz karelerin, karakterlerin bakış açıları mı yoksa videodan izlediğimiz görüntüler mi olduğu zaman zaman muğlaklaşıyor. Bu şekilde bir oyuna girerek de Haneke, izleyicinin kafasını bir daha karıştırmış oluyor. 

Özetle, Haneke yapacağını yine yapıyor. İzleyiciye siyasi bir pencere aralaması yetmezmiş gibi, filmi kendi imzasını belli eden öğelerle bezeyerek, hazmı pek de kolay olmayan bir yapıt çıkarıyor.

Toplam 1 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.

TV'de bugün
Yedinci Kıta (The Seventh Continent) 5 Aralık 2008, 22:00, Cnbc-e
Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!
Replik
Easy Rider
George: Senden korkmuyorlar, senin temsil ettiğin şeyden korkuyorlar.
Billy: Ne temsili be moruk! Onların gözünde saçtan başka birşeyi temsil etmiyoruz.
George: Yoo hayır. Onların gözünde, sen özgürlüğü temsil ediyorsun.
Billy: Özgürlüğün ne mahsuru var birader? Bütün mevzu bu.
George: Evet aynen öyle ama, söylemek başka, olmak başka.
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com