Hannibal: Biri yer biri bakar...
Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Teknik yönden tahmin edilebileceği gibi fazlası olup eksiği olmayan "Hannibal"in tek sorunu konusu.
Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar!
Dr. Hannibal Lecter ve FBI arasındaki ilişki bu Türk atasözüne pek güzel uyar!
Yamyam anlamına gelen cannibal ile tam kafiye yapan adı, birkaç kurbanının bilfiil tadına bakmış olması, dişlerini dobermandan hallice kullanması Dr. Hannibal Lecterı bütün zamanların en popüler katillerinden biri haline getirdi.
Thomas Harrisin yarattığı bu dahi seriyal katil yeniden beyazperdede. FBI ajanı Clarice Sterling de Kuzuların Sessizliğinden beri onun peşinde!
Aslında hiç kimse o istemedikçe Dr. Lecterın peşine düşebilecek halde değil. Kinik bir entellektüeli andıran, son derece kültürlü, görgülü ve zarif, ancak görülmemiş acımasızlıkta bir psikopat olan Dr. Lecter emeklilikten sıkıldı. Çocukluğunda kesime götürülen bahar kuzularının melemeleriyle harap olan ve büyüyüp insanları kurtarmaya, dolayısıyla kuzuları susturmaya çalışan, zeki, duyarlı, sezgileri güçlü, aynı zamanda genç ve güzel ajan Clarice Sterling ile yeniden temas kurmaya, onun doktor civanı olmaya karar verdi.

Bir devam filmi için ideal bir hüsnü talil!
Asıl amaç çok yüksek gişe hasılatı yapmak, tabii. Dino de Laurentiis, Thomas Harrisin henüz yazmadığı kitabın film haklarını satın alırken aklında görkemli bir film, bir gişe rekortmeni yaratmak vardı, kuşkusuz. Jonathan Demme ilke olarak devam filmi çekmeyeceğini, ajan Sterling rolünü üstlenen Oscarlı Jodie Foster artık yönetmenlik yapmak istediğini söylediğinde işler biraz sarpa sardı. Ama yerlerini eşdeğerde sinemacılarla doldurmak zor olmadı.
Ridley Scott kamera arkasında, Fosterdan sonra pek yadırganmayacak olan Julianne Moore da önünde yeterince iyi duracaktı. Ancak Anthony Hopkinsin izleyicinin bilinçaltına işleyen delici bakışları, sevecen bir amca gibi sakin dururken kuduz köpek gibi saldırıya geçmesi onu vazgeçilmez kılıyordu. Doğrusu Hannibalde de en iyi öge onun varlığı.

Gary Oldman, Lon Chaneyin bin bir surat lakabını bu filmdeki suratsız rolüyle kesinlikle hak ediyor. (Hala gösterimden kalkmadıysa Zirve Mücadelesi / The Contender daki olağanüstü performansını da izlemenizi öneririm.)
Dr. Lectera ilgi duyan eşcinsel hastası Mason Verger, onun sağ kalan tek kurbanı. Yüzü tamamen doğranmış, yatağa bağlı ama sınırsız servetiyle hala intikam peşinde.
Hannibal genelinde durağan, gerilim bile yaratamayan, ilk filmin mirasını yiyen bir film. Ama kitsch bile sayılamayacak, sansasyon yaratmayı hedefleyen bir zevksizlik örneği birkaç sahneyle izleyiciyi hazırlıksız yakalıyor. İntikam ve hesaplaşma temalarını ilkel biçimde kullanırken ilişkilerin psikolojik derinliklerine nüfuz etmeyi başarmış. Bu bağlamda tek sakil duran Lecterın Sterlinge fiziksel olarak da romantik yaklaşımı ki finalde bu ilişki beklenmedik bir ciddiyete binerek üçüncü filme yol açıyor. Zevksizlik örneklerini şimdiye duymadınız ve okumadınızsa iğrenç, grotesk ama çok açık bir şiddete hazırlıklı olmanızı öneririm.

İlişkilerin ele alınmasındaki incelik en iyi Lecter ile italyan komiser (Giancarlo Giannini) arasında, Rönesans estetiğini her taşından yansıtan Floransada geçen sahnelerde gözlemleniyor. İki usta oyuncu birbirlerini tuzağa düşürmeye çalışırken aralarındaki gerilim görülmeye değer. Komiser, genç ve güzel karısına daha yüksek bir yaşam standardı sağlamak için Sterlingin uyarısına kulak tıkar. Lecter çapında bir suçluyu tek başına yakalamaya çalışıyor. Lecter ise komiserle kedinin fareyle oynadığı gibi oynayarak sevgili Claricee kavuşana dek biraz oyalanıyor. Giannini, pek uzun olmayan rolünde gayet nüanslı bir oyunculuk sergileyerek övgüyü hak ediyor.
Filmde, Floransanın bir bütün olarak değilse de iç mekanlarının gayet etkileyici biçimde kullanıldığına da dikkat çekerim.

Teknik yönden tahmin edilebileceği gibi fazlası olup eksiği olmayan Hannibalin tek sorunu konusu. Senaryonun da David Mamet ve Steven Zaillian gibi iki üstün yetenek tarafından ustalıkla yazıldığından kuşkunuz olmasın. Ama Thomas Harrisin gerçekçilikten kopup, ucuz korku filmi numaralarından medet umması bu çapta bir yapıma hiç uymuyor.
Bu numaraların ne olduğunu yazmamak merakınızı körüklüyorsa şu kadarını bilmeniz yeterli: Mideniz hassassa beş kez kusacak gibi olabilirsiniz.
Birincisini atlatınca atlatınca içiniz rahatlamasın ikincisi ondan beter. Üçüncüsünden sonra kokoreç, dördüncüsünden sonra sakatat yiyemeyeceksiniz.
Beşinciden sonra vejetaryen olmayı düşüneceksiniz.
Hannibal sırf bu abartılı mizansen yüzünden inandırıcılığını yitiriyor.
Kuzuların Sessizliğinden sonra yapımcıların zevksizliğine bürünüyor! Hannibal in finaline ajan Sterlingin zihninde yankılanan Mee! Mee! sesleri de iyi giderdi!

Henüz kimse yorum yapmamış.

TV'de bugün
Ne Yaptığını Biliyorum ( 4 Aralık 2008 22:00 CNBC-e)
CNBC-e'de bu akşam 22:00'da Ne Yaptığını Biliyorum adlı 1997 yapimi korku-gerilim filmi ekrana geliyor.
Replik
Schindler'in Listesi
Gerçek her zaman doğru cevaptır.
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com