
Juliette Binocheun yaptığı çikolatalar bu filmi çağrıştırdığından adını ödünç aldım.
Aslında Binocheun çikolataları mistik olduğu kadar egzotik. Annesi Mayaların soyundan gelen bir yerli, babası Fransız olan Vianne, kızıyla birlikte dünyanın hatırı sayılır bir kısmını katettikten sonra atayurduna döner. Lasquenet kasabasında Maya çikolatacısı açıp acı biberli, baharatlı, envai çeşit kuruyemişli, kuvvet macununun kakaolusu misali çikolatalar üretir.
Filmin en çekici yanı da bu çikolataların üretimidir. Kakao taneleri elde ezilip toz haline getirilir. Kazanlarda kaynatılır. Kalıplara dökülüp soğutulur. Pituresk Fransız kasabasında, minicik bir dükkanın vitrinlerini süsler. Kasabanın tek cazibe merkezi de burasıdır!
Ataları feodal yöneticiler, anlı şanlı aristokratlar olan, kendisi de modern demokratik zamanlarda hasbelkader Belediye Başkanlığı makamıyla idare eden Reynaud Kontu ise kiliseye rakip kabul etmez. Vaazlarını bile dikte ettirdiği genç rahibi parmağında oynatarak kasabada ahlakçılık terörü estirir.
Oysa ülkesinin başkentine ya da Akdeniz kıyılarına yolu düşse uluorta öpüşen sevişen çiftler, yaprakları açılmış çiçek çocuklar görecektir.
Ama burada tek gördüğü erdemlilik timsalı dul sekreteridir! Vianneın çikolataları afrodizyak etkisi yaratınca Kontun skolastik dünyası başına yıkılır. Kilise müdavimi tutucu kasabalılarla (çok az sayıdaki) çikolata yiyen günahkar kasabalılar arasında bir mücadele başlar...
Çikolata özene bezene tasarlanmış, güzel görüntülerle dolu bir film. Teknik yönden, haşa, önemil bir kusur bulmak olası değil. Fazlası var, eksiği yok.
Ama yüzeysel.
Aşk ve özgür lük, din ve ahlaka karşı konusunu çikolataya bulayarak anlatmasının hoş bir espri olduğu kabul edilebilir. Ama yeterince ilginç değil. Filmdeki iyimserlik ve sevimlilik bir süre sonra çok çikolata yemiş gibi izleyicinin içi bayıltıyor. Filmin kötü karakterlerinin hakiki kötüler olamayacağı, bir anda ıslah olacakları başından belli. Acı çektikleri, yalnız ve sevgisiz oldukları için hırçınlaşıyor çareyi yerleşik değerlere tutunmakta buluyorlar.
Karşılarında süslü püslü, seksapelli bir kadın var. Verdiği hazla cinselliği çağrıştıran çikolatalarıyla bir baştan çıkarıcılık simgesi gibi duruyor. Havvanın Ademe elma vermesi gibi kasabalılara çikolata veriyor. Kimin en sevdiği çikolatanın hangisi olacağını tahmin ederek bir tür kişilik çözümlemesi yapıyor. Bu bilmiş halleri de ona mistik bir hava veriyor.
Oysa Vianne de eninda sonunda kızına bakmak, bir iş yapıp geçinmek zorunda olan yalnız bir kadın. En sevdiği çikolatayı ilk bakışta keşfedemediği kişi ise yakışıklı hippie Roux. Komün yaşamını bir mavnada sürdüren hippie grubunun kasabaya gelişi Vianne ve libidosu yüksek, çikolata renkli takımla, Kont ve imanı sağlam, püriten beyazı takım arasındaki maçı bir kavgaya dönüştürüyor. Çikolata yemek ve seks yapmak gibi günahlara içki içip dans etmek gibi günahlar da ekleniyor. Bu aşamada senaryoda dramatik bir değişim yaşanıp işin içine şiddet ve gözyaşı giriyor...
Yapımcılar ve yönetmen Lasse Hallström, oyuncu kadrosunu dikkatle oluşturmuş ve büyük ölçüde isabetli seçimler yapmış . Ancak Vianneın Juliette Binocheun en iyi rolü olmadığı kesin. Aynı şeyi durum Lena Olin, Dame Judi Dench, Carrie Ann Moss, Peter Stormare gibi iyi oyuncular için de geçerli. Johnny Depp ise sadece çok yakışıklı görünsün ve Binoch ile aralarındaki elektriklenme izleyiciye sıçrasın diye seçilmiş. İyi de olmuş. Tatlı bir şeyler izlemek isteyenlerin keyfine göre
- "Aşkın Peşinde": Tutku-düzen arasında
- "Kartal Göz": Teşekkürler Paul G.!
- "Gölgeler": Kentli bir Balkan filmi
- "Babil M.S.": Bilimkurgu mu?
- "Süper Ajan K9": Fazla söze ne hacet!
- "Vol.İ": Dünya için tek umut
- "İşte Özgür Dünya": Alın size özgür dünya...
- "Kara Şövalye": Pudralı şövalye ve son perde
- "Kara Şövalye":Jokerden 'Baba' olur mu?
- "Kara Şövalye": Eski Batman'ler bardak oldu
- “Tatil Kitabı”: Mizoguchi sinemasının devamı
- “Çıkış yok” : İnsanlığın bittiği yer
- “Kadınlar Hakkında Her Şey”: Erkeklere yer yok
- “The X-Files: İnanmak İstiyorum”: Ama gözlerime inanamıyorum...
- Tatil Kitabı: Bir Taşra Hikayesi



Sean Penn, Naomi Watts, Danny Huston ve Carly Nahon'ın oynadığı "21"Grram" adlı film bu akşam 20:45'te Tv8 ekranlarında...

Savaşta herkes haklı olduğunu düşünür. Ama sonunda herkes ölür.






Seanslar
Fragman
