
Tim Burton’ın yeni ‘hisseli harikalar kumpanyası’ yalnızca bu özellikleri için izlenmeye değer.
Burton, çılgın ve yaratıcı bir yönetmen.
İzleyiciyi şaşırtmak, süprizlerle sevindirmek ya da irkiltmek ve tabii eğlendirmek temel amacı.
Canlandırmaya ve efektlere kişisel olarak bayılıyor.
Konunun gereği olarak efekt kullanmaktan çok efekt kullanacağı filmleri gerçekleştirmeyi tercih ediyor.
Hayalet Suvari’yi yaparken izleyicilerden daha fazla keyif aldığına hiç kuşku yok!
Washington Irving’in ”The Legend of Sleepy Hallow/Sleepy Hallow Efsanesi adlı öyküsünden uyarlanan filmimiz bulunmaz bir gotik malzemesi. bu öyküden Ken Russel’a nal toplatacak bir “Gothic” benzeri çıkabilirdi. Sonbahar’ın tüm ürperticiliğiyle renkleri soldurduğu bir yörede geçiyor olaylar. Ağaçlarda sarı ve kırmızı tonlar hala var ama bizi daha çok ilgilendiren kurşundanmış izlenimini veren bulutlar; tehditkar biçimde çakan şimşekler, fırtınaya yakın şiddette düzgar ve pis pis sıratan balkabakları!
Hayalet Suvari’nin evleri de sıcak yuvaları çağrıştırmıyor. Şifalı otlar kaynatan kadınları cadı diye yakan püritan hristiyanlar hala batıl inançların etkisinde. Öyküye bakarsanız onlar batıl inanç değil gerçek zaten!
Cehennemden gelen kesik başlı hayalet suvari ise korkunç bir intikamcı. Yaşarken de daha normal ve sevimli değilmiş. Tek kılıç darbesiyle düşmanlarının kellelerini uçurabilen, Hessen’den özel olarak getirtilmiş bir paralı asker.
Daha da korkunç olabilmek için dişlerini törpüleyip sivriltmiş, kurtadama benzemiş! Christopher Walken’ın bu hali görülmeye değer! Kesik başını alıp huzur içinde (!) cehenneme yerleşmek için Sleepy Hallow halkından birkaçının kellesini de uçurur.
Siyah atlı, siyah zırhlı, başsız ve kılıçlı bir hayalet. Her darbede yere yurvarlanan, gözleri faltaşı gibi açık, ağızlarında bir çığlıkla donakalmış kelleler. Boyunlarında kaynayarak fışkıran kıpkırmızı kan! Ve gülümseyerek onları izleyenler!
Tim Burton, gotik onu kesmediği için öyküye mizah katıp onu barok yapıveriyor! Gördüğü kabuslarda annesinin büyücü olduğunu anlamayan, kendini dönemin el verdiği kadarıyla bilime adamış müfettişi yani Johnny Depp basbayağı komik bir kişilik.Hayaleti görünce gözleri kayıp bayılıveriyor. Adli tıbbın emekleme döneminde, garip aletler kullanarak yaptığı yorumlarla da izleyiciyi güldürüyor. Söz konusu aletlerin tasarımı, filmin başındaki New York görüntüleri, kostüm ve dekor izleyiciyi de zaman yolculuğuna çıakrıyor.
Sanat yönetimi otantik olmakla birlikte Burton’ın kaygısı masalsı bir atmosfer yaratmak. Bundan da çok başarılı.
Rick Heinrichs ve Peter Young’ın Oscar’ı hak ettiklerini vurgulamak gerek.
- Bekleyiş: Yakın tarihin trajik bir yorumu
- Er Ryan'ı Kurtarmak: Spielberg üzerimize kan sıçratıyor
- Dünyanın En Tembel Adamıyla Tanışın…
- Kapur'dan Kraliçe'nin mücadelesi
- Düzeyli bir Henry James uyarlaması
- Ken Loach'un yeni başyapıtı
- Korku değil, aksiyon
- Blade: Yeni bir süperkahraman
- İronik tragedya
- Nerede "Sevgi Sözcükleri" ?
- Mutlaka izleyin!
- Derdini anlatamıyor…
- Irkçılık karşıtı bir "ders"
- Hollywood'un Palyaçosu
- Hem dönemine hem günümüze denk düşen serbest bir uyarlama.


Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!








Seanslar
Fragman


