Matrix: "İnançlı olun!"
Kutlukhan Kutlu 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Wachowski Biraderler, üzerinde düşünülmüş, özenle tasarlanmış ve özellikle ilginç bir bilimkurgu filmine imza atmış.
İsa Mesih, Roma İmparatorluğu’nun kölelerini özgürleştirdi. Neo Mesih, yarattığı yapay zekalı makinelerin kölesi olan insanoğlunu!

Elektronik beyin, onu yaratmakla övünen insanı, yaşam enerjisini ‘sağmak’ için tarlada ekin haline getirmiştir. Uzak bir gelecekte, insan zihinlerini sanal gerçeklik içinde 1999 yılında ‘oyalamaktadır’. Böylece insanlar, bir matris sayesinde, birer mısır koçanı olduklarının farkına varmadan, zihinlerinin içinde yaşayıp gitmektedir. Hem de pek sevdikleri yirminci yüzyılda.

Matrix” yazıp yöneten Wachowski Biraderler, çağdaş uygarlık dediğimiz düzeni bu noktada eleştirmeye başlıyor. Fazlasıyla maddiyatçı, fazlasıyla teknolojiye düşkünüz. Oysa insanı makineden ayıran, bir ruhu olmasıdır. Bu noktadan hareket edip zamanımızdan yaklaşık iki yüzyıl sonra, Yunan mitolojisi ve semavi dinlerin devamı bir kurtuluş destanı yaratıyorlar. İnsanoğlunu habersiz oldukları makinelerin boyunduruğundan kurtaracak bir Mesih gönderilmiştir: Sanal düzenin korsanı, bir hacker, Neo, yani “yeni”. Matris içinde aslında yaşamayan, uyuyan insanları kurtarmak için seçilmiş kişiyi bulup uyandıracak olan Düşler Tanrısı Morpheus’tan başka kim olabilir?

Matris’in belalısı, terörist/hacker Morpheus, militanlarından Trinity (Kutsal Üçlü) ile birlikte Neo’yu yapay zekayla mücadeleye hazırlar. Morpheus, vaftizci Yahya’nın İsa’ya yol göstermesi gibi Neo’ya uzakdoğu sporlarını öğretir. Zihin gücüyle Matris’in koruyucusu ajanlar kadar hızlı ve becerikli olabilir çünkü sanal ortamda bedeni (?) ölen birinin zihin ölümü de gerçekleşmektedir.

Wachowski Biraderler insanoğlunu uyarıyor: İnançlı olun. Topraktan geldiğinizi, toprağa gideceğinizi unutmayın. Siz etten ve kandan oluşmaktasınız. Sinirlerinizin ucu beyinlerinize ulaşıyor. Bu yüzden inanılmaz bir hareketlilik yeteneğine sahip karakterlerinin de makine karşısında acı çekme, yaralanma, kan kaybetme gibi zaaflarını vurguluyorlar. Zaten, insanların Matris’in varlığını farkedebilmek için zihinlerinde doğum anını yeniden yaşamalarını, bir anlamda vaftiz edilmeleri gerekiyor.

Wachowski Biraderler üzerinde düşünülmüş, özenle tasarlanmış ve özellikle ilginç bir bilimkurgu filmine imza atmış. Elbette filmin çok sayıda silahlı çatışma ve dövüşme sahneleri başta olmak üzere pek çok ticari zaafı var. O tepeden tırnağa simsiyah giysiler (Lawrence Fishburne’nün kravatı hariç) gözlükler gibi, çarpıcı ama filmin içerdiği değerlere aykırı bir estetik yatıyor.
Yine de “Matrix” son derece ilginç ve izlemesi keyifli bir film.

Henüz kimse yorum yapmamış.
TV'de bugün
Yedinci Kıta (The Seventh Continent) 5 Aralık 2008, 22:00, Cnbc-e
Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!
Replik
Sylvia
Eğer hayatınız kötü gidiyorsa ne yaparsınız… Devam edersiniz.
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com