Indiana Jones Mumya'ya karşı
Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
"Mumya" 1932'lerde çevrilmiş bir korku filminin yeni versiyonu. Tam da günümüz Hollywood'una uygun bir şekilde sulandırılmış ve eğlenceli hale getirilmiş…
Başrahip Imhotap, Firavun’un sevgilisi Anck-Su-Namum’la yasak aşk yaşarken Firavun’un bunu farketmesiyle kendisinin ve sevgilisinin sonu gelir. Anck-Su-Namum intihar eder. Imhotap da yakalanır ve canlı canlı mumyalaştırılır. Kötülük dolu bir büyücü olan Imhotap yeniden canlanacağını ve sevgilisini de dirilteceğini haykırarak gömülür.
Aradan yıllar geçer ve 1923 yılında Lejyoner Rick O’Connell (Brendan Fraser) araplarla süren savaşlarda onların elinden bu mumyanın mezarına rastladığı için kurtulabilir. Bu arada Eski Eserler Müzesinde çalışan Evelyn (Rachel Weisz) de erkek kardeşiyle (John Hannah) birlikte Rick’in şans eseri bulduğu “Ölüler Şehri”ni bulmak ister. Bir grup Amerikalı hazine avcısı da işe karışınca tüm bunların hepsi Imhotap’ın mumyasının bulunduğu mekanda toplanırlar. Altın hırsı, rekabet ve bir dizi hatalar sonucunda mumya canlanır ve Mısır’a dehşet saçmaya başlar. Imhotap’ın yapmak istediği sevgilisini yeniden canlandırabilmek için Evelyn’i kurban etmektir. Ama Evelyn’den hoşlanan Rick buna izin vermek niyetinde değildir.

Sommers komik bir adam mı ?
Bundan önceki filmi “Derinlikte Dehşet” ile yılın en kötü filmlerinden birine imza atan yönetmen Stephen Sommers bu sefer daha eğlenceli ve seyirlik bir iş çıkartmış “Mumya” ile. Bir mumyanın canlanması ve ortalığı kana bulaması, Hollywood’un 1930’lu ve 40’lı yıllarındaki korku gerilim filmlerinde çok kullanılan bir temaydı. Nitekim 1932 yılında çevrilmiş aynı adlı bir film de var. Başrolünde Boris Karloff’un oynadığı bu film zamanına göre iyi bir korku filmiydi. 1959’da bu sefer Christopher Lee’nin oyunculuğunda yeniden çevrilmişti. Sommers’in yaptığı tam 2000’lere yaklaşan Hollywood’a yakışan cinsten ve tam bir Amerikan dalgacılığı ile bu tür filmlere yaklaşmak. Çünkü filmin başında yeralan eski Mısır tarih ve mekanında geçen sahnelerde Sommers’in genel yaklaşımını çözmek mümkün. Mesela Anck-Su-Namum’un kostümü daha önce filmlerde gördüğümüz Vegas’lı şovkızlarının kostümlerine çok benziyor.
Film genel havasıyla Indiana Jones filmlerine benziyor. Sonuçta arkeoloji amacıyla başlanılan bir hareket büyük bir maceraya dönüşüyor. İçerdiği romantizmle de Michael Douglas ve Kathleen Turner’ın oynadığı “Romancing the Stone”u andırıyor. “Anaconda” ya da “Derinlikte Dehşet”te olduğu gibi yanlışlıkla gülünç olmuyor film. Güldürdüğü yerlerde gerçekten güldürmeyi amaçlamış bir film çünkü. Kuşkusuz adamakıllı ve eksiksiz bir senaryoya sahip değil. Mesela diyaloglar ve diyaloglardaki bazı ifadeler hiç de 1923’leri çağrıştırmıyor. Sanki tüm olaylar 1990’larda geçiyor gibi. Ama popcorn bir filmde bunlara da fazla takılmamak lazım.
Popcorn mumya
Mumya”da görüntü efekti bombardımanına tutulmuyorsunuz, gerilimi ve inandırıcılığı eski yöntemlerle kullanılması tercih edilmiş. Ama efektlerin kullanıldığı sahnelerde de çok fazla ileri gidildiği pek söylenemez.
Brendan Fraser bu filme kadar pek ciddiye alınan bir oyuncu değildi. “Mumya”dan sonra özellikle macera filmlerinde görünmeye başlayacaktır. Fraser bu filmde biraz daha genç bir Indiana Jones olarak çıkıyor karşımıza. Evelyn rolünde ise yine bir İngiliz olan Kate Winslet gibi bir kariyer yapan Rachel Weisz var. Weisz hem Avrupa, özellikle İngiliz filmlerinde hem de ara ara Hollywood filmlerinde gözüküyor. Oldukça ilginç yüz ifadesini iyi kullanan genç kuşaktan bir oyuncu. Onun sevimli erkek kardeşini ise “Rastlantının Böylesi” filminde tanıyıp sevdiğimiz John Hannah abartısız bir performansla sunuyor.
Film Amerikan sinemalarında ilk haftasonunda 43 milyon dolar hasılat yapmış ve beklenmedik bir başarı ve popülerlik sağlamıştı. Doğrusu Indiana Jones filmleri gibi türünün klasikleri kadar olmasa da “Mumya” eğlendirmeyi başaran bir film. Tabi bu filmin oynadığı salona eğlenmek amacıyla giren seyirciler için...

Henüz kimse yorum yapmamış.

TV'de bugün
Yedinci Kıta (The Seventh Continent) 5 Aralık 2008, 22:00, Cnbc-e
Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!
Replik
Köstebek...
Bir şeyi yapmadan önce ne yaptığını bil.
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com