Hem dönemine hem günümüze
denk düşen serbest bir uyarlama.
Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Açgözlü ve ikiyüzlü oldukları kadar aptal soyluları parmağında oynatan Kuzen Bette!
1848 devrimi arifesinde Paris. Eşitlik, özgürlük, kardeşlik, ilkeleri bayrağın renklerinden ibaret kalmış. “Ampir” modası da geçmek üzere. Soyluların savaşlardan kazandıkları servet suyunu çekmiş, ünvanları kalmış yadigar. İşini bilen burjuvazi yükselişte. Her zamanki kadar yoksul ve yoksun halk var gücüyle 1789 ruhunu çağırmakta.

Bu toplumsal fırtına, kendi dertlerine ve zevklerine düşmüş bir ailenin, ihmal ettiği, aşağıladığı, aldattığı kuzinin intikam alması için uygun ortam oluşturur. Olanakları kısıtlı bir aile güzelliği dillere destan kızlarını allayıp pullayıp sosyeteye sunmuşlar, o da bir baronla evlenmiştir. Barona aşık olan kuzine ise imrenmek düşmüştür. Asalında baron Hulot hiç de imrenilecek bir koca değildir, ya! Güzel Adeline’nin erken ölümü kuzin Bette’in aileyle daha bir yakınlaşmasına neden olur. Böylece anasına bak kızını al misali, aşık olduğu genç, yakışıklı ve yoksul heykeltraşı da Adeline’in kızı Hortense’a kaptıracaktır! Aynı zamanda kişilik yoksulu heykeltraşın aşkı uğruna, Bette, ailenin üstüne karabasan gibi çöker!

Edebiyet ağırlıkları takıp bir Honore de Balzac romanının derinliklerine dalış yapmayı bekliyorsanız, düş kırıklığına uğrayacaksınız. Öte yandan, Balzac’ın sivri dili ve kara mizahıyla yaptığı toplumsal eleştirinin hedefini bulduğundan emin olabilirsiniz. “Kuzen Bette”, hem dönemine hem günümüze denk düşen serbest bir uyarlama. Mizahı azaltılsa tam bir kara film olabilirdi. Sıkı sinema severlerin hatırı sayılır miktraı, uyarlamalardan sıkılma ve onları BBC dizileriyle karşılaştırma eğilimindedir. Bu önyargılarını kırabilen pek az yapım çıkar. Çağdaş yorumların da otantik olmadıkları gerekçesiyle burun kıvırırlar. Bu kategoride yer almayan bir sinemasever olarak “Kuzen Bette”i çok sevdim! Salondan çıktıktan sonra sürekli şu soruyu sordum: “Bu filmin Aşık Shakespeare’den eksiği ne?” Sanat yönetimi ise sanat yönetimi, müzikse müzik. “Kuzen Bette”in zekice esprilerle bezeli diyaloglarından bugüne yaptığı göndermeler, geçtiği dönem kadar her dönemde insanların aç gözlü ve iki yüzlülüğğünü eleştiren mizahı Aşık Shakespeare’inkini çokca andırıyor. Belki daha az atraksiyona sahip ama en az onun kadar keyif verici.

İlk uzun metrajlı filmini severen Des McAnuff, ne yaptığını çok iyi biliyormuş. “Kuzen Bette” son derece profesyonel bir yapım. Des McAnuff, alanının en iyilerinden kostüm tasarımcısı Gabriella Pescucci’nin de yer aldığı bir ekiple 1848 devrimi arifesinde Paris atmosferini yaratmış. Ancak Tarantino’nun görüntğü yönetmeni Andrzej Sekula’nın çalışmasını yeğleyerek bu atmosferi daha hareketli ve canlı bir dünya üzerine sarmış. Gündelik dile yakın diyaloglar, bilinçli olarak berbat kabare görüntüleri, bir vodvil ya da farsa uygun oyunculuk tarzıyla amacına ulaşmış.

Hayranlarının sıraya girdiği fettan ve cüretkar aktris rolünde Elisabeth Shue çok iyi. McAnuff, Jenny Cadine’in aslında cüretkarlığından başka hiçbir olağanüstünyanı bulunmayan, tıpkı Kuzen Bette gibi sıradan bir taşralı kız olduğunun altını çiziyor. Kabaredeki berbat sahnelemenin ve Cadine’in bayağılığının etkileyici olmasını erkeklerin “aptallığına” bağlıyor! Finale doğru devrim sırasında ve sonrasında kabarenin ayakta kalması ve her daim müşteri buluşu da izleyicinin lümpenliğini vurguluyor.

Heykeltraş Wenceslas kişşiliğinde sanatçı ve yaratıcılık da eleştiri oklarıyla vuruluyor. Wenceslas’ın tembel ve düşgücünden yoksun oluşunu esin perisinden yoksun oluşuna bağlaması, açıklarını ağzı laf yaparak kapatması ve sonunda alay konusu haline gelişi uzun uzun anlatılılyor.

Bu ortamda, hayatını çalışarak kazanan Kuzen Bette’in kendisinden esirgenenleri elde etmek için şeytani bir zekaya sahip olması gerekmiyor. Açgözlü ve ikiyüzlü oldukları kadar aptal soyluları parmağında oynatıyor!

Henüz kimse yorum yapmamış.

TV'de bugün
Yedinci Kıta (The Seventh Continent) 5 Aralık 2008, 22:00, Cnbc-e
Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!
Replik
Frida
Günün sonunda, düşündüğümüzden daha fazlasına dayanabiliyoruz.
Frida Kahlo
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com