
İnsani değerleri dolara endekslenmiş, her tür ahlaktan yoksun, bazıları ancak heceleyerek okuyabilen cahil ve kaba adamlarla…Aslında pek çoğu iyi ailelerden yetişmiş, inançlı, evli barklı olan bu adamların vidalarını gevşeten durum, söz konusu kadınların sarışın, fazla makyajlı, serbest giyimli ve gayrımüslüm olmaları.
“Bizden” değiller. “Bizim” namusumuz korunuyor. Fuhuş, erkeğin elinin kiri… Böylece “sermayesi” yerli olmayan bu fuhuş piyasası toplum katında meşrutiyet kazandı. Laleli’de ya da Trabzon’da vardığı boyuta Türk kadınları üzerinden asla varmazdı. “Azize”nin yerinde belirlemelerinden birisi bu durumun vurgulanması. Filmin adındaki gönderme de çelişki içinde doğru adresi buluyor.
Hristiyanlığın ilk azizelerinden biri olan Maria Magdalena da fahişeydi.
Para ve seksten başka motivasyonları yok
Öte yandan başrollerdeki üç becereksiz ve çulsuz pezevenkten oluşan çetenin reisinin adı Aziz. Onun, bu sefih hayattan sıyrılıp Augustin gibi azizlik mertebesine yükseleceğine dair ironik bir çağrışım yapıyor. Üçlünün geçmişlerine dair bilgi edinmememize karşın onların salt kötü olmadıklarını görüyoruz.
Kötü olmak için yeterli zeka ve beceriye sahip değiller. Birbirlerine yalan söyleyip ihanet etseler de aslında tam anlamıyla hain, kalleş de sayılmazlar. Güvensizliklerinden, ezilmişliklerinden ve açlıklarından kaynaklanan bir kaypaklıkla hareket ediyorlar.
Para ve seksten başka motivasyonları yok. Tamah ettikleri para miktarı o kadar az ki uğruna gözealdıkları bizi dehşete düşürüyor. Fahişe çalıştırıp tatminsiz olmaları, pornografik filmlerle yetinmeleri de zavallılıklarının bir başka yönü.
Nitekim piyasanın kurtları bile onlara şaşıyor ve acıyor. Şaryonun üstünde uçar gibi hareket ettirilen ve ilahi bir hava verilen Hacı, piyasanın ilke ve kurallarını anlatıp onlara öğütler veriyor.
Kente inen bir erişte western
Ölçülü bir mizaha sahip olan film, görsel nitelikleri itibarıyla kente inen bir erişte western olarak yorumlanabilir.
Kudret Sabancı, trajik olayların ve şiddetin etkisini yumuşatmak için katı gerçekçi bir tavırdan kaçınmış.
Mekan ve tiplerin özgün yapılarını korumakla birlikte onları özellikle ilginç hale getirmemiş. Geri dönüş ve ileri gidişlerleöyküyü farklı kişiliklerin bakış açılarından anlatma olanağı yaratmış. Böylece film bir yapboz gibi kurgulanmış. Parçalar bir araya getirildikçe bütünün anlamı belirginleşmiş. (“Azize”nin senaristi Serdar Akar’ın yazıp yönettiği “Gemide” ile ilişkisini keşfetmek ve iki öyküyü buluşturmak ayrıca bir keyif veriyor izleyene.)
Arayış içindeki yönetmen
Kudret Sabancı’nın sevdiği yönetmenlerden ödünç aldıklarından oluşturmaya çalıştığı biçemi, ikinci ya da üçüncü filminde kıvamını bulacaktır. “Azize” tam bir ilk film karmaşasına sahip. Arayış içinde olduğunu belli eden yönetmende en çok hoşuma giden yan, “Ben bu işi bilirim” ukalalığı yapmayıp “Ben bu işi severim” tavrını takınması… “Azize”yi izleyin!
- "Aşkın İngilizcesi": Bir kendine dönüş öyküsü
- "Dante 01": Uzay gemisinin iticiliği...
- "Anamorph": Estetize edilmiş cinayetler
- "Dante 01": Klostrofobik sularda
- “Akıllı Ol”: Ürkek ve bilinçsiz
- "Kayıp Yüzük": Mazi kalbimde bir yaradır
- "9,90 YTL": Vurun reklama!
- "Kayıp Yüzük": Etkileyici bir geniş zaman
- "Üç Hanedan": Çinlilerin formülü...
- "Ca$h": Çakma tür filmi
- "Zohan": Ajandan kuaför olursa
- "Klon Savaşları": Serinin dışında...
- "Zohan": Austin 'Zohan' Sandler
- "Annemin Yeni Sevgilisi": Meg anne...
- Bonneville



Robert De Niro, Jeremy Irons, Ray McAnally ve Aidan Quinn'in oynadığı Görev (The Mission) adlı film bu akşam 21:00'da Tv8 ekranlarında...

Kaç hayat yaşıyoruz? Kaç defa ölüyoruz? Sadece 21 gram kaybettiğimizi söylüyorlar... Ölüm anında... Herkes.
Paul Rivers






Seanslar
Fragman
