Ken Loach'un yeni başyapıtı
Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Ken Loach hayranları kuyruğa girin. "Benim Adım Joe" tam size ve bana göre…
Yüzde yüz saf ve arı bir Ken Loach filmi. Bir sinemacı için tavır almanın, hayata karşı duruşun, sağlam temelli bir görüşe ve herkesi içine alacak kadar geniş bir yüreğe sahip olmanın önemini bir kez daha belleğimize kazıyor. Aynı sözleri senarist Paul Laverty için de sarf edebiliriz. Nikaragua’ya yardım için çalışan Laverty, “Carla’nın Şarkısı”nı nasıl ilk elden anlattıysa, doğduğu, yaşadığı Glasgow’da bağımlılar ve devlet arasındaki ilişkiyi de aynıdan doğrudan anlatımla iletiyor.

Benim Adım Joe” her yönüyle bir başyapıt ve mutlaka izlenmeli. Ama “Carla’nın Şarkısı”nı izlemiş olanlar, bence daha şanslı. İki film arasında ilginç bir bağ var: Öncelikle müthiş dokunaklı bir aşk öyküsüydü “Carla’nın Şarkısı”. Sıradan bir Batılı ile sıradan bir üçüncü dünyalı arasındaki aşktı bu. Batının Üçüncü dünyadan ve sorunlarından bihaber yaşayıp gittiğini, öte yandan kapitalist düzenin sosyalist devrimciler kadar egemen olduğu ülkelerdeki işçi sınıfını da ezdiğini incelikle gösteriyordu.

Joe’yu tanımak…

Benim Adım Joe”da da bir aşk ilişkisi ön planda. Taraflardan Joe, işsizlikten bunalmış, alkole bağlanmış ama alkolizmin onu kendisi olmaktan çıkardığını fark edince direnmeye karar vermiş. Terapi gördüğü Anonim Alkolikler topluluğunda içip içip şiddete başvuran, hırsızlık yapan, hapse düşen bir adam onu dehşete düşürüyor. Onun gibi toplum dışı kalmamak için “Benim adım Joe, ben bir alkolik değilim.” Deyip kaçmış ilk toplantıdan. Beş yıl sonra aynı tümceyi şöyle kurmak zorunda kalmış: “Ben bir alkoliğim”. On aydır ağzına içki sürmüyor. Yaşam boyu sahip olduğu tek seçme hakkı da bu. Ona daha iyi bir yaşam sürmesi için seçme hakkı tanımayan devlet, düzenini bozacak, yurttaşlarının vicdanlarını sızlatacak hale düştüğünde yardıma koşuyor. Joe’ya aşık olan Sarah ise bir tür sağlık danışmanı. Bağımlıların ailelerinin sağlıklı bir yaşam sürmeleri için ders veriyor. Onları evlerinde denetliyor. Klasik memur zihniyetinden uzak, insanlara değer veren ama idealist sayılmayacak bir görevli. Kendi kendine yetmeye çalışan, hiç mutlu sayılamayacak, yalnız bir kadın…

Joe, en naif haliyle, dostu Liam’I borçtan kurtarmak için kendini bir gangsterin emrine sunarken Sarah karşısına dikilir. İlişki de bir düzendir, tehlikeye atacak riskleri almamak gerekir. Bireyler davranışlarının sorumluluklarını yüklenmek zorundadır. Duygusal davranıp daha olumsuz sonuçlara yol açacak davranışlarda bulunma. Sarah yalnızca sağduyulu davranmamakta, devlet gibi davranmaktadır: Kurallar belli, onlara uy, düzenli yaşa.

Bu kez tanınan seçme hakkı doğrudan Joe’nun ve izleyicinin vicdanına yönelik…

Henüz kimse yorum yapmamış.

TV'de bugün
Yedinci Kıta (The Seventh Continent) 5 Aralık 2008, 22:00, Cnbc-e
Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!
Replik
Paramparça Aşklar Köpekler
Tanrıyı güldürmek istiyorsan ona planlarından bahset.
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com