
Vakar ve hüzün
Sir Henry Lee'nin Oxfordshire'daki evinde düzenlenen bir eğlence sırasında ressam Genç Marcus Ghreeaerts 'a esin vermiştir "Bakire Kraliçe". İngiltere haritasının üzerinde durmaktadır. Ayakları Ditchley’de olduğu için bu tablo "Ditchley Protresi" olarak da anılır. Portrenin sağında yazılı sonede "Işık prensi ", "Şimşek, o ilahi gücün imgesi" olarak nitelenen Kraliçe, ağır brokar kumaştan ermin kürklü elbisenin içinde gururla dimdik durur, ama bembeyaz yüzünden mutsuzluğu okunur...
Hint asıllı İngiliz yönetmen Shekar Kapur, "Mavi Sakal" VIII. Henry'nin idam ettirdiği metresi Ann Boleyn'den olma gayrımeşru kızı Elizabeth'i o tablodaki hüzne sürükleyen dönemi anlatıyor "Elizabeth"te.
Elizabeth’in taht savaşı
Mutlu ve kaygısız bir prensesken İngiltere’deki katoliklerin artan protestan korku ve düşmanlıkları nedeniyle 21 yaşında zindana düşer Elizabeth. Katolik soyluların ve ruhbanların asıl derdi çocuğu olmayan ablası Kraliçe'nin yerine tahta geçmesini önlemektir. Protestan bir hükümdar kendi saltanatlarının sonu olabilir. Kadere de inanmalarını bekleyeceğimiz bu tutucular "korkunun ecele faydası yok" sözünü hiç mi duymamışlardır Haçlı Seferleri sırasında?
"Elizabeth" bir dönem filmi olarak sanat yönetimiyle ne kadar görkemli ve düşgücümüzü zenginleştiriciyse, erkek egemen dünyada iktidar sahibi bir kadının çektiği acıyı, verdiği mücadeleyi anlatan duygusal bir film olarak da o kadar dokunaklı.
İngiliz tiyatrosunun önemli yeteneği
Bu başarıda aslan payı kesinlikle Cate Blanchett'ın. Son derece sağlam bir geleneğe sahip İngiliz tiyatrosunun sinemaya kazandırdığı sayısız üstün yetenekten biri Blanchett. Heyecanlı, romantik ve kırılgan genç kız ruhunu kraliyet tacının altında yitiren ve ülkesinin yüksek idealleri uğruna adeta taşlaşarak bir ikon haline gelen olgun kadını çok etkileyici bir performansla canlandırıyor.
Georffrey Rush şaşırtıyor…
"Shine"dan sonra geç olsun da güç olmasın örneği yıldızı parlayan Geoffrey Rush, Elizbateh'in protestan koruyucusu Sir Francis Walsingham rolünde incelikle tasarlanmış bir kompozisyon çiziyor. İyiyi - kötüyü, idealisti - katili, sofuyu - Rönesans adamını çelişkileriyle içinde barındıran Walsingham öykünün gölge anlatıcısı sanki.
İngiliz edebiyatını sevenler bu filmi izleyince dönemin usta kalemlerinin neden Kraliçe’ye övgüler düzdüklerini daha iyi anlayacaklar. Edmund Spenser'ın "The Faerie Queene"de mitleştirdiği, Sir Philip Sidney'in hizmetinden ayrılmadığı, Andrew Cowley"in "Cynthia" adlı kayıp şiirinde göklere çıkardığı bilinen "Elizabeth"…
- Bekleyiş: Yakın tarihin trajik bir yorumu
- Er Ryan'ı Kurtarmak: Spielberg üzerimize kan sıçratıyor
- Dünyanın En Tembel Adamıyla Tanışın…
- Düzeyli bir Henry James uyarlaması
- Ken Loach'un yeni başyapıtı
- Korku değil, aksiyon
- Blade: Yeni bir süperkahraman
- İronik tragedya
- Nerede "Sevgi Sözcükleri" ?
- Mutlaka izleyin!
- Derdini anlatamıyor…
- Irkçılık karşıtı bir "ders"
- Hollywood'un Palyaçosu
- Hem dönemine hem günümüze denk düşen serbest bir uyarlama.
- Tehlikeli Güzellik: Venedik'i Neden Alamadık ?


Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!









Seanslar
Fragman

