Ah Mary Vah Mary: Herkes Cameron Diaz'ı sever

Burak Göral 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Son yıllarda komedi filmleri giderek daha vahşileşir oldu. "Ah Mary Vah Mary" insafsız esprileriyle oldukça komik bir film...
Film birçok filmde ve gençlik dizilerinde görmeye alıştığımız bir mekanda başlıyor. Yeşillikler içinde bir lisede ve tabi ki poüler kızlar ve futbulcu çocuklar arasındaki yakın teması deli gibi kıskanan, kendi hallerinde yüzü sivilceli, “loser” (kaybeden) öğrenciler mezuniyet gecesi partiye hangi kızla gideceklerini konuşuyorlardır. Aralarından biri, yani Ted, daha duygusal, biraz tutuk, çekingen ve dişlerinde abartılı bir tel taşımak zorunda olan bir gençtir. Bu tip insanlara şans pek uğramaz ama Ted o gün hayatının şansını yakalar. Okulun en popüler ve en güzel kızı Mary, Ted’e mezuniyet gecesi beraber çıkmayı teklif eder. Ancak Ted’in şansı o geceyi istediği gibi yaşamasına izin vermez. Ted, Mary’i almaya gittiğinde pantolununun fermuarının kurbanı olur. (Nasıl mı ? Görmeden anlatılamaz bundan emin olun.). Sonra Mary ve ailesi Florida’ya taşınır ve Ted, Mary’i bir daha göremez. Aradan geçen 13 yıl boyunca Ted, Mary’i kafasından bir türlü atamıyordur. Sonunda en yakın arkadaşı Dom tanıdığı bir dedektifi Ted’e tavsiye eder. Dedektif Healy, Ted’in 13 yıllık aşkını aramaya Florida’ya gider. Bulur da ama kızın güzelliği ve zenginliği bizimkine filan unutturur. Healy geri dönüp Ted’e Mary’i bulduğunu ama 4 çocuklu ve şişman bir kadın olduğunu söyler sonra tası tarağı toplayıp Florida’ya Mary’i avlamaya gider.
Bir süre sonra Ted, Mary’i yine de bir kere bile olsa görmek istediğini düşünür ve Florida’ya doğru yola çıkar. (Bu arada da daha aklı başında bir adam olsa da Ted’in şanssızlığı onun peşini bırakmamıştır.) Florida’ya gidip Mary’i ve onun etrafında dönüp, kur yapan Healy’i gördüğünde ortaya çıkmaya karar verir Ted. Bundan sonrası tam bir komedi.
“Ah Mary Vah Mary”e basit bir komedi filmi demek haksızlık olur. Tabi ki ciddi bir mesaj taşıdığını da söylemek pek mümkün olmayabilir. Ama güldürdüğü kesin. Film erkekler ve kadınlar arasındaki ilişkinin ne kadar tuhaf kuralları olduğunu konu alan bir kara komedi. Tuhaf kurallar dedim çünkü çoğu zaman erkekler kadınları etkilemek için devamlı olduklarından değişik davranma zorunluluğunu hissederler. Filmde çoğu erkeğin ağzını sulandırabilecek bir güzel olan Mary’i elde etmek için kimse ona doğruyu söylemiyor ve herkes olduğundan farklı görünmeye çalışıyor. Filmin komik olan taraflarından biri de bizim (seyircilerin) herşeyin gerçeğini biliyor olmamız zaten. Bu adamlar Mary’i etkileyebilmek için olmadık şekillere ve mesleklere giriyorlar çünkü. Ted aralarındaki en gerçek kişiyken, şanssızlığı ve hangi durumda ne yapması gerektiğini kestirememesi de onun payına düşeni.
Pis ama komik espriler…
Bunun dışında filmin kuvvet aldığı başka bir etken de içerdiği cesur komedi anlayışı. Daha çok Jim Carrey’nin filmleriyle yeniden popüler olan bu tutum, “Ah Mary Vah Mary”de de mevcut. Normalde içinizi burkabilecek bazı durum ve hallere katıla katıla gülmeniz mümkün. Bu tip sahnelerde film bir korku filmi kadar cesur. Bu tip esprileriyle çocuklara göre değil büyüklere yönelik bir kara komedi olduğunu gösteriyor bize. Filmin yönetmenleri Bob ve Peter Farrelly kardeşler daha önce aynı tip esprileri Jim Carrey’li “Salak ile Avanak” (Dumb and Dumber) ve “Kingpin” filmlerinde de göstermişlerdi. Ama kuşkusuz içlerinde en düzeyli ve dozunda olanı “Ah Mary Vah Mary”, diğerlerindeki o boşluk duygusu bu filmde özellikle de Mary karakteri sayesinde karşınıza çıkmıyor. Sinemadan hem bol gülmüş olarak hem de kızarkadaşınızla üzerinde konuşabileceğiniz birkaç konuyla çıkmış oluyorsunuz. Ama kuşkusuz “Harry Sally’le Tanışınca” gibi de değil yani..
Bu arada Mary rolünde son yılların en güzel kızlarından Cameron Diaz’ı seyretmek çok hoş. Doğrusu onu elde etmek için inanılmaz yalanlar söyleyen o erkekleri de bir bakıma anlamak lazım. Ayrıca oyuncu oynadığı en hafif filmde bile kendinden beklenmeyen performanslar sergiliyor. Zaten bağımsız bazı filmlerde de sadece görüntü olmadığını, giderek daha iyi bir oyuncu olacağını düşünmüştük. (“Feeling Minesota”, “Head Above Water”, “She’s The One” gibi.. ). Mat Dillon üçkağıtçı bir karakter olan Dedektif Healy’de tanımak istemeyeceğiniz bir karakterde oldukça başarılı. Ted’i oynayan Ben Stiller içinse hakettiği yerde değil demek mümkün. Oyuncu aslında yönjettiği bazı filmlerle de adından söz ettiriyor. Winona Ryder’lı “Gerçekler Acıtır” (Reality Bites) ve Jim Carrey’li “Başbelası” (The Cable Guy) onun en başarılı filmleri. Oyuncu daha çok kara komedi tarzında filmlerde rol alıyor ve yönettiği filmler de bu türe fazlasıyla yakın.
Sonuç olarak “Ah Mary Vah Mary” özellikle genç izleyicilerin dikkatini çekecek herşeye sahip, iyi bir komedi filmi.
“Ah Mary Vah Mary”e basit bir komedi filmi demek haksızlık olur. Tabi ki ciddi bir mesaj taşıdığını da söylemek pek mümkün olmayabilir. Ama güldürdüğü kesin. Film erkekler ve kadınlar arasındaki ilişkinin ne kadar tuhaf kuralları olduğunu konu alan bir kara komedi. Tuhaf kurallar dedim çünkü çoğu zaman erkekler kadınları etkilemek için devamlı olduklarından değişik davranma zorunluluğunu hissederler. Filmde çoğu erkeğin ağzını sulandırabilecek bir güzel olan Mary’i elde etmek için kimse ona doğruyu söylemiyor ve herkes olduğundan farklı görünmeye çalışıyor. Filmin komik olan taraflarından biri de bizim (seyircilerin) herşeyin gerçeğini biliyor olmamız zaten. Bu adamlar Mary’i etkileyebilmek için olmadık şekillere ve mesleklere giriyorlar çünkü. Ted aralarındaki en gerçek kişiyken, şanssızlığı ve hangi durumda ne yapması gerektiğini kestirememesi de onun payına düşeni.
Pis ama komik espriler…
Bunun dışında filmin kuvvet aldığı başka bir etken de içerdiği cesur komedi anlayışı. Daha çok Jim Carrey’nin filmleriyle yeniden popüler olan bu tutum, “Ah Mary Vah Mary”de de mevcut. Normalde içinizi burkabilecek bazı durum ve hallere katıla katıla gülmeniz mümkün. Bu tip sahnelerde film bir korku filmi kadar cesur. Bu tip esprileriyle çocuklara göre değil büyüklere yönelik bir kara komedi olduğunu gösteriyor bize. Filmin yönetmenleri Bob ve Peter Farrelly kardeşler daha önce aynı tip esprileri Jim Carrey’li “Salak ile Avanak” (Dumb and Dumber) ve “Kingpin” filmlerinde de göstermişlerdi. Ama kuşkusuz içlerinde en düzeyli ve dozunda olanı “Ah Mary Vah Mary”, diğerlerindeki o boşluk duygusu bu filmde özellikle de Mary karakteri sayesinde karşınıza çıkmıyor. Sinemadan hem bol gülmüş olarak hem de kızarkadaşınızla üzerinde konuşabileceğiniz birkaç konuyla çıkmış oluyorsunuz. Ama kuşkusuz “Harry Sally’le Tanışınca” gibi de değil yani..
Bu arada Mary rolünde son yılların en güzel kızlarından Cameron Diaz’ı seyretmek çok hoş. Doğrusu onu elde etmek için inanılmaz yalanlar söyleyen o erkekleri de bir bakıma anlamak lazım. Ayrıca oyuncu oynadığı en hafif filmde bile kendinden beklenmeyen performanslar sergiliyor. Zaten bağımsız bazı filmlerde de sadece görüntü olmadığını, giderek daha iyi bir oyuncu olacağını düşünmüştük. (“Feeling Minesota”, “Head Above Water”, “She’s The One” gibi.. ). Mat Dillon üçkağıtçı bir karakter olan Dedektif Healy’de tanımak istemeyeceğiniz bir karakterde oldukça başarılı. Ted’i oynayan Ben Stiller içinse hakettiği yerde değil demek mümkün. Oyuncu aslında yönjettiği bazı filmlerle de adından söz ettiriyor. Winona Ryder’lı “Gerçekler Acıtır” (Reality Bites) ve Jim Carrey’li “Başbelası” (The Cable Guy) onun en başarılı filmleri. Oyuncu daha çok kara komedi tarzında filmlerde rol alıyor ve yönettiği filmler de bu türe fazlasıyla yakın.
Sonuç olarak “Ah Mary Vah Mary” özellikle genç izleyicilerin dikkatini çekecek herşeye sahip, iyi bir komedi filmi.
Henüz kimse yorum yapmamış.


Yedinci Kıta (The Seventh Continent) 5 Aralık 2008, 22:00, Cnbc-e
Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!
Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!

Karayip Korsanları: Siyah İnci'nin Laneti
Bir korsan için bugünlerde ayakta kalmanın tek yolu diğer korsanlara ihanet etmek.
Kaptan Barbossa
Bir korsan için bugünlerde ayakta kalmanın tek yolu diğer korsanlara ihanet etmek.
Kaptan Barbossa








Seanslar
Fragman


