Uzayın Derinliklerinde: Gereksiz bir macera

Burak Göral 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Sonunda 60'lardan bir dizi daha film oldu. "Uzayın Derinliklerinde" uzay yolculuğuna çıkmış bir ailenin gereksiz ve çocukça öyküsünü anlatıyor…
Yakın bir gelecekte dünya kaynakları insanlar için yetersiz bir duruma gelmiştir. Dünya dışı bir gezegende yaşamanın yollarını arayan insanlar bir önkeşif için hafiften dağılmaya başlamış bir aileyi görevlendirirler. Robinson ailesi baba John Robinson (William Hurt), anne Maureen (Mimi Rogers), iki kız ve 10 yaşında bir erkek çocuktan oluşuyordur. Ailenin yanında bir pilot, bir de herşeyden çakan bir robot vardır. Gemi çıkacağı uzun yolculuk için hazırlanırken kötü adam Zachary Smith (Gary Oldman) tarafından sabote edilir. Ancak bir yanlışlık sonucunda Zachary’nin kendisi de geminin içinde kalır. Sorunsuz bir kalkışın ardından bir süre sonra sabotajın etkisi kendisini gösterir. Robinsonlar artık uzayda kaybolmuşlardır. Bu yolculukları sırasında bir türlü rahat durmayan Zachary’nin yanısıra, içinde garip mahlukatlar bulunan esrarengiz bir gemiyle ve garip bir gezegendeki türlü tehlikelerle başetmek durumunda kalırlar.
Yönetmenliğini Stephen Hopkins’in yaptığı “Uzayın Derinliklerinde” (Lost in Space) filminde bir ailenin uzay yolculuğuna çıkıyor olmasının dışında pek değişik bir şey yok. Tam tersi herşey aslında fazlasıyla klişe. En başta bize bir aile tanıtılır. Kendisini işine fazla kaptırmış profesör bir baba, endişe etmekten başka birşey yapamayan bir anne, kendi başının çaresine bakan büyük kız, biraz asi ruhlu küçük bir kız ve çok bilmiş bir erkek çocuk. Kısacası içinde bol çatışma olan bir aile. Yaşanan zorluklardan sonra tabi ki bütün sorunlar hallolacaktır.
Kutsal aile uzayda…
Amerikan sinemasının en tipik mesajlarından biridir: Aile kutsaldır ve herşeyden üstündür. Bu sebeple çeşitli filmlerde bu filmdeki gibi çalkantılı bir aileye dışarıdan bir tehdit verilir. Böylece aile fertleri kendilerine gelirler ve birleşip mutlu bir kutsal aile tablosu oluştururlar.
İşte “Uzayın Derinliklerinde”de bunun uzayda geçen bir versiyonu. Bu aileye bir de evin büyük kızına kur yapan, ailenin damat adayı, genç bir pilot eklediniz mi formülde tamamlanmış oluyor. Bunlardan yola çıkarak filmin şöyle bir formülünü oluşturmak mümkün: Sorunlu ama birbirini seven fertlerden oluşan bir aile (Robinsonlar) + Dış tehdit (Gary Oldman) + Dış destek (pilot Matt LeBlanc) + bir dizi tehlike + mutlu son. “Uzayın Derinliklerinde”yi işte bu kadarla da anlatmak mümkün. Ama şunu da itiraf etmeli ki film çok iyi süslenmiş bir film. Ses ve görüntü efektleri bombardıman halinde üzerinize üzerinize geliyor. Özellikle Robinsonların gemisinin ilk kalkış sahnesi ve ailenin başıboş bir gemiye rastladığı sahnelerde tekniği oldukça iyi. Ailenin yanındaki robot tasarımı da oldukça başarılı. Açıkçası zaten böyle bir teknik olmadığında da bu film hiç seyredilmezdi doğrusu.
Harcanan oyuncular
Oyunculardan William Hurt bir ara uzak kaldığı sinemaya böyle rollerle dönmemeli. Oyuncuyu şimdi üstüste bir sürü filmde seyreder olduk ne hikmetse. Gary Oldman ise “Air Force One”dan sonra ikinci yanlış filminde kötü adamı. Tamam adam özellikle “Leon”daki “kötü” karakterinden sonra sinemanın son yıllardaki en iyi kötü adamı oldu. Ama bu filmde Gary Oldman’lık bir olay da yok aslında. Anneyi oynayan Mimi Rogers’ın filmografisi zaten uyduruk filmlerle dolu olduğu için onun için pek farketmiyor olmalı. Ama özellikle “Ateşli Geceler” (Boogie Nights) filminden sonra dikkatleri üzerine çeken Heather Graham’in o filmin hemen ardından neden bu filmi seçtiğini anlamak zor. Bu arada ailenin iki ufak çocuğunu oynayan Lacey Chabert ve Jack Johnson için de bir avantaj oluyor bu film.
Sonuçta “Uzayın Derinliklerinde” (Lost in Space) daha çok çocuklara hitap eden bir film. Eğer bu tip filmlerden sıkılmadıysanız ve fazla bir şey beklemeyeceğiniz bir film görmek isterseniz “Lost in Space” o zaman aklınıza gelmeli….
Yönetmenliğini Stephen Hopkins’in yaptığı “Uzayın Derinliklerinde” (Lost in Space) filminde bir ailenin uzay yolculuğuna çıkıyor olmasının dışında pek değişik bir şey yok. Tam tersi herşey aslında fazlasıyla klişe. En başta bize bir aile tanıtılır. Kendisini işine fazla kaptırmış profesör bir baba, endişe etmekten başka birşey yapamayan bir anne, kendi başının çaresine bakan büyük kız, biraz asi ruhlu küçük bir kız ve çok bilmiş bir erkek çocuk. Kısacası içinde bol çatışma olan bir aile. Yaşanan zorluklardan sonra tabi ki bütün sorunlar hallolacaktır.
Kutsal aile uzayda…
Amerikan sinemasının en tipik mesajlarından biridir: Aile kutsaldır ve herşeyden üstündür. Bu sebeple çeşitli filmlerde bu filmdeki gibi çalkantılı bir aileye dışarıdan bir tehdit verilir. Böylece aile fertleri kendilerine gelirler ve birleşip mutlu bir kutsal aile tablosu oluştururlar.
İşte “Uzayın Derinliklerinde”de bunun uzayda geçen bir versiyonu. Bu aileye bir de evin büyük kızına kur yapan, ailenin damat adayı, genç bir pilot eklediniz mi formülde tamamlanmış oluyor. Bunlardan yola çıkarak filmin şöyle bir formülünü oluşturmak mümkün: Sorunlu ama birbirini seven fertlerden oluşan bir aile (Robinsonlar) + Dış tehdit (Gary Oldman) + Dış destek (pilot Matt LeBlanc) + bir dizi tehlike + mutlu son. “Uzayın Derinliklerinde”yi işte bu kadarla da anlatmak mümkün. Ama şunu da itiraf etmeli ki film çok iyi süslenmiş bir film. Ses ve görüntü efektleri bombardıman halinde üzerinize üzerinize geliyor. Özellikle Robinsonların gemisinin ilk kalkış sahnesi ve ailenin başıboş bir gemiye rastladığı sahnelerde tekniği oldukça iyi. Ailenin yanındaki robot tasarımı da oldukça başarılı. Açıkçası zaten böyle bir teknik olmadığında da bu film hiç seyredilmezdi doğrusu.
Harcanan oyuncular
Oyunculardan William Hurt bir ara uzak kaldığı sinemaya böyle rollerle dönmemeli. Oyuncuyu şimdi üstüste bir sürü filmde seyreder olduk ne hikmetse. Gary Oldman ise “Air Force One”dan sonra ikinci yanlış filminde kötü adamı. Tamam adam özellikle “Leon”daki “kötü” karakterinden sonra sinemanın son yıllardaki en iyi kötü adamı oldu. Ama bu filmde Gary Oldman’lık bir olay da yok aslında. Anneyi oynayan Mimi Rogers’ın filmografisi zaten uyduruk filmlerle dolu olduğu için onun için pek farketmiyor olmalı. Ama özellikle “Ateşli Geceler” (Boogie Nights) filminden sonra dikkatleri üzerine çeken Heather Graham’in o filmin hemen ardından neden bu filmi seçtiğini anlamak zor. Bu arada ailenin iki ufak çocuğunu oynayan Lacey Chabert ve Jack Johnson için de bir avantaj oluyor bu film.
Sonuçta “Uzayın Derinliklerinde” (Lost in Space) daha çok çocuklara hitap eden bir film. Eğer bu tip filmlerden sıkılmadıysanız ve fazla bir şey beklemeyeceğiniz bir film görmek isterseniz “Lost in Space” o zaman aklınıza gelmeli….
Henüz kimse yorum yapmamış.


Yedinci Kıta (The Seventh Continent) 5 Aralık 2008, 22:00, Cnbc-e
Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!
Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!

Esir Ruhlar
Hayal kurmayı sürdürmezseniz hayatın ne anlamı kalır.
Hayal kurmayı sürdürmezseniz hayatın ne anlamı kalır.








Seanslar
Fragman

