Dünyanın En Tembel Adamıyla Tanışın…
Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Coen Kardeşler gene yaptılar yapacaklarını. Son derece keyifli bir film sizi bekliyor…
Film kendisine “The Dude” denmesinde ısrar eden Jeffrey Lebowski’nin hikayesini anlatır. Los Angeles’ın en tembel adamı. Yaptığı tek hayırlı iş, Vietnam gazisi arkadaşı Walter ve her cümlesi Walter tarafından yarıda kesilen Donny ile bowling oynamaktır.
Oysa şehirde başka bir Lebowski daha vardır. Tekerlekli sandalyede yaşamaya mahkum olmuş zengin ve “büyük” Lebowski. Dude birgün evine geldiğinde bu “büyük” Lebowski’yi arayan iki adamla karşılaşır. Adamlar zengin Lebowski’nin karısının kumar borcunu yanlış Lebowski’ye anlatırlar ve onu biraz tartaklarlar. Ama en kötüsü de adamlardan birinin Dude’un halısına işemesidir. Sonuçta yanlış Lebowski’yle konuştuklarını anlayıp giderler ama olan da Dude’un halısına olmuştur. Çünkü o halı Dude’un evini tamamlayan çok önemli bir aksesuardır. Arkadaşlarının da dolduruşuna gelen Dude zengin Lebowski’ye giderek yeni bir halı ister. Büyük Lebowski’ninse ona başka bir teklifi vardır. Genç ve seksi karısı Bunny Lebowski fidye karşılığı kaçırılmıştır. Dude da eğer kabul ederse fidyeyi kaçıranlara götürecek adam olacaktır. Bu iş Dude için bayağı yorucu bir iştir ama yine de kazanacağı parayı duyduğu zaman geri çeviremez. Ama belki de en büyük hatası bu işe hafiften manyak Walter’ı da dahil etmesi olur.

İnce bir Amerika eleştirisi…
Coen kardeşlerin yeni filminin görünen hikayesi böyle. Olay kurgusu, esprili tarafları ve diyaloglarıyla film, kardeşlerin önceki filmlerinden “Raising Arizona”yı hatırlatıyor. Ama absürd diyaloglar ve içerdiği bazı “konudışı sapmalar”da önceki filmleri “Fargo”yu akla getiriyor. Coen kardeşler anlaşılan "Fargo"’dan sonra diyaloglarla oynayarak seyirciyi hem eğlendirip hem de memnun edeceklerini anlamışlar. Filmin diyalogları gerçekten çok eğlenceli. Körfez savaşı sırasında geçen olaylar dizgisi, Walter’ın kızgın bir Vietnam gazisi olması, orta sınıf bowling düşkünü Amerikalı erkekler ve irili ufaklı birçok sahneler aslında durumun ince bir Amerikan eleştirisi ve aynı zamanda da parodisi.
Dude’un dayak yiyip bayıldığı sahnelerde gördüğü müzikal sahnelerse eski Hollywood stüdyo müzikallerine göndermelerle dolu. (Ayrıca da müthiş bir görsel dünya sunuyor.) Ancak Türkçe altyazıların ve çeviri hatalarının olması filmin o kadar güzel inceliklerini yok ediyor ki çok yazık. Bazı esprilerin fazla Amerikan gibi görünmesi de tam çevrilememesinden kaynaklanıyor.
Karakterler o kadar ince çizilmiş ve de öyle güzel oynanmış ki onlara kendinizi kaptırmamanız elde değil. Dude’un o “kaybeden” kişiliği esnasında dünyanın en önemli adamıymış gibi takındığı tavırlar, o tembelliği ve tasasızlığı bazen insana “Belki de hayat, hiç birşeyi kafaya takacak kadar değerli değil” cümlesini düşündürtüyor. Vietnam gazisi Walter, Vietnam gazisi her Amerikalı gibi her olayı Vietnam’a bağlarken oldukça eğlendirici. Grubun en sözü dinlenmeyen adamı olsa da vazgeçilmez elemanı Donny ise bambaşka bir vaka. Bu üçlünün yanısıra filmde Los Angeles’ın diğer renkli tiplerinden de bir dizi örnek var: Bowling ustası ve hafiften kafayı yemiş Jesus (John Turturro), “Büyük” Lebowski’nin kızı çılgın ressam Maude (Julianne Moore), garip mizaçlı bir porno film kralı (Ben Gazzara) ve tüm öyküyü bize anlatan kovboy şapkalı “yabancı” (Sam Elliot).
Oyuncuların hepsi başta filmin temel üçlüsünü oynayan Jeff Bridgess (The Dude), John Goodman (Walter) ve Steve Buscemi (Donny) olmaz üzere, çok eğlendirici ve parlak oynuyorlar. Amerikalıların olaylara bakış açısıyla dalga geçen bir fidye ve bowling hikayesi “The Big Lebowski”yi kaçırmayın derim…
Henüz kimse yorum yapmamış.

TV'de bugün
Ne Yaptığını Biliyorum ( 4 Aralık 2008 22:00 CNBC-e)
CNBC-e'de bu akşam 22:00'da Ne Yaptığını Biliyorum adlı 1997 yapimi korku-gerilim filmi ekrana geliyor.
Replik
Temmuz'da
Hayattaki en güzel şeyler bedavadır!
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com