Kusursuz Cinayet: Kusurlu bir cinayet
Burak Göral 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Belki Hitchcock'un en en klasik filmlerinden biri değildi ama "Dial M For Murder", Michael Douglas'lı "Kusursuz Cinayet"den de çok farklıydı.
Film, sarışın bir kadının bir sanatçının atölyesi olduğunu anladığımız bir mekanda genç bir adamla sevişmesiyle başlıyor. Sonra bu genç kadın evine geliyor ve kocası olduğunu anladığımız, onu bekleyen erkeğe sarılıyor.
Steven Taylor, zengin bir işadamıdır. Karısı Emily de varlıklı bir ailenin kızıdır. Steven Taylor (Michael Douglas) “The Game” (Oyun) filminin başkarakteri Nicholas Van Orten (Michael Douglas) ya da “Wall Street”deki Gordon Gekko (Michael Douglas) gibi herşeyin kontrolü altında olmasını isteyen, hırslı bir adamdır. Karısına karşı bir sevgi beslediğini ya da bir zamanlar beslemiş olup olmadığını film boyunca pek anlayamıyorsunuz. Emily (Gwyneth Paltrow), kocasında bulamadığı ilgiyi genç bir ressam olarak tanıdığı David Shaw’da (Viggo Mortensen) bulur. David, şu nefesi kokan sanatçılardan ve pis görünmek zorunda olan, uzun saçlı bir gençtir. Ne Emily ne de David, Steven’ın onları bildiğini tahmin edemiyordur. Peki Steven bunu öğrendiğinde ne yapar ? Zaten filmin sıradışı olduğu nokta da burada kendini gösteriyor. Steven bizim yoksul sanatçının evine gelir, ona herşeyi bildiğini söyler ve eğer Emily’i öldürürse tam 500 bin dolar kazanacağını belirtir. David sanatı manatı unutup “ok” der. Zaten resim yapmayı da hapiste öğrenmiş bir suçludur kendileri. Steven, herşeyi en ince ayrıntısına kadar hesaplar ve bunları detaylarına kadar David’e anlatır. Ancak cinayetin işleneceği akşam birşeyler ters gider. Evet, Emily’i bir adam öldürmeye gelir ama Emily’nin ölmemesi, olaya polisin karışması ve olayı tamamlayan üçlü arasında yaşanan entrikalar içinden çıkılmaz hale gelir.
Değişik yorumlama çabası…
Yönetmen Andrew Davis kaliteli action filmleri yönetmenlerinden biri sayılır. Dizi uyarlaması “The Fugitive” (Kaçak) ile Oscar’a da aday gösterilmiş bir yönetmendir. Bu sefer Frederick Knott’un bir tiyatro oyunu olan “Dial M For Murder”ı ikinci kez sinemaya uyarlamış Davis. Hitchcock’un 1954’de çektiği, Ray Milland ve Grace Kelly’nin başrolleri paylaştığı film, yönetmenin fazla gösterişe kaçmadan ve öykünün entrika kısmını biraz daha basit hale getirerek anlattığı bir film olmuştu. Ancak filmin içerdiği ve Hitchcock’un sağladığı sağlam “suspence” (gizem) onun klasik olmasına yetmişti. Bir Hitchcock filmini 1990’larda yeniden çekmeye kalkmak zor bir şey. Andrew Davis, mutlaka değişik bir yorum katmalıydı. Bu yüzden “A Perfect Murder” (Kusursuz Cinayet)i Hitchcock’unkinden farklı seyrediyorsunuz. Özellikle de Emily’e karşı girişilen cinayetin ardından yaşanılan “kim kimi kandıracak ?” oyunu Hitchcock’un es geçtiği yerler.Davis, bunları daha da karmaşık halde sunmayı yeğlemiş. Filmde iyi kurulmuş bir çatının varlığına rastlamak mümkün. Mesela Emily, çok fazla duygusal ve ilk çekiminde Grace Kelly’nin idealize ettiği gibi bir kadın değil. Bu iyi bir yorum. Ama bu filmdeki polis karakteri ilkinden çok fazla vahim doğrusu. David Suchet’nin canlandırdığı Arap asıllı dedektif, filmin gerilimini bir anda sıfırlayabiliyor. Adam o kadar ciddi bakışlar atıyor ki etrafa, parodi yaptığını sanıyorsunuz.
"Psycho 98"i beklerken…
Bu arada görüntüler çok temiz. Filmin çok güzel bir ışıklandırması var. Ne çok karanlık ne de çok aydınlık. Müzikler gayet düzeyli ve yerinde. Oyunculara gelince:
Michael Douglas yukarıda örneklediğim filmlerdeki benzer karakterleri ile de başarılı oyunlar çıkarmış bir aktör. Tabi ki bu filmdeki oyunuyla da inandırıcı görünüyor. Gwyneth Paltrow için çok şeyler söyleniyor. Çok yetenekli bulanlar da var tam tersini düşünenler de. Bence Paltrow en başarılı oyununu kısa bir süre gözüktüğü “Seven” filminde (özellikle de akşam yemeği sahnesinde) çıkarmıştı. Yüzünde oluşan bazı ilginç ifadelerin dışında Paltrow’da çok parlak bir oyunculuk yok aslında. Viggo Mortensen ise oyunculuktan neredeyse hiç nasibini almamış, tabiri yerindeyse “odun” gibi bir adam. Yine de bu filmde yapabileceğinin en iyisini yapmaya çalışmış.
Bakalım, Hollywood’da son zamanlarda yaşanan bir moda Alfred Hitchcock filmlerini yeniden çekmek. “Kusursuz Cinayet”, kusursuz bir “yeniden çevrim” olmasa da “idare eder”. Asıl korkuncu Gus Van Sant’ın herkese göre boyundan büyük bir işe soyunduğu “Psycho” (Sapık) filminin “yeniden çevrim”i. Umarım Hollywood'dakiler bu kadarla kalırlar da “Arka Pencere” ve “Vertigo” gibi güzelim filmlerin de “yeniden çevrim”lerini görmeyiz inşallah…
Toplam 1 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.
TV'de bugün
Yedinci Kıta (The Seventh Continent) 5 Aralık 2008, 22:00, Cnbc-e
Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!
Replik
Karayip Korsanları: Siyah İnci'nin Laneti
Hiçbirinizin beni kurtarma sebebi beni özlemesi değil mi yani?
Jack Sparrow
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com