Gerçek Harvey Pekar kim?

Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
"Görkemli Hayatım", bizi, ABD'de kendi yaşamından kesitleri çizerek yıllardır çok satan 'American Splendor' çizgi romanının yaratıcısı Harvey Pekar'ın yaşamına götürüyor. Film, Pekar'ın çizgilerle iç içe girmiş yaşamını perdeye taşırken, kurmacayla belgesel arasında çok iyi bir denge yakalamayı başarıyor.
Monoton giden hayatları altüst eden tesadüflerin ve ilginç olayların şekillendirdiği yaşamöykülerine en ilginç örneklerden biri de “Görkemli Hayatım”da izlediğimiz Harvey Pekar’a ait. 70’lerin sonunda Amerika’da çizgi roman meraklısı büyük bir kitleyi peşinde sürükleyen American Splendor’ın kahramanı Pekar’ın bu biyografisi, ilginç kurgusu ile alışılagelmiş biyografilerden ayrılıyor. Film gerçek hayatta Harvey Pekar ile yapılan söyleşilerle dönemin Amerika’sına dair bir belge niteliği de taşıyor.
Bir hastanenin arşivinde çalışan Harvey Pekar’ın hayatı saplantılı bir şekilde biriktirdiği caz plakları ile dolu küçük evinde, pencerenin önünde miskin miskin kitap okuyarak geçmektedir. Bu haliyle orta sınıf Amerikan yaşamında entellektüel diyebileceğimiz bir karakterdir. Hayata dair pek bir hırsı ve amacı olmayan bu karamsar kişilik, evliliğinin de başarısızlıkla sonuçlanmasıyla daha karanlık bir hal almıştır. Her ne kadar Pekar kopuk ve içine kapanık olsa da, çevresindeki insanları ve yaşadığı olayları çok iyi gözlemlemektedir ve tahmin edileceği üzere, kahramanımızın başına da gelmedik iş kalmaz. Bu kadar malzemeyi topladıktan sonra sıra, sıradan hayatının sıradışı hikâyelerini çizmeye, çizgi roman haline getirmeye gelmiştir. Garip bir tesadüfle tanıştığı tebrik kartı sanatçısı Robert Crumb ile işe koyulurlar. Pekar ile kendilerini özleştirmelerinden olsa gerek, Amerikalı çizgi roman meraklıları Pekar’ı pek benimsemişlerdir. Bu kadar ilginin beraberinde gelen şöhret, bu garip karakter için de oldukça farklı yaşanacaktır...
Çizgi roman sayfalarındaki kareler ve bu karelerin kurmaca yaşam uyarlamaları arasında gidip geldiğimiz filme gerçek hayatta Harvey Pekar ve arkadaşları ile yapılan söyleşilerin eklenmesiyle çizgi-kurmaca-gerçek üçgeni içinde gezinmek izleyici için oldukça farklı bir deneyim. Bu anlatım tarzı çerçevesinde birbirinin aynısı ama üç farklı Harvey Pekar -çizgi romandan alınan karelerle çizgi Pekar, gerçek hayattaki Pekar ve kurmaca Pekar (Paul Giamatti)- birbiri içinde o kadar iyi kaynaşmış durumda ki, hikâyeyi bir bütün halinde kopukluk yaşamadan takip edebilmemiz filmin en büyük başarısı. Filmin Pekar’ın hâlâ yaşamakta olduğu Cleveland’da 70’lerin sinema atmosferini göz ardı etmeden doğal mekânlarda çekilmesi de, izleyicinin o dönemin içine rahatlıkla girebilmesinin bir diğer nedeni. Ayrıca gerçek hayattaki karakterlerle yüzleşince oyuncu seçimlerindeki tercihlerin ne kadar yerinde olduğunu görüyoruz; bir de romandaki çizgi karakterlerin gerçek hayattakilere ne kadar yakın tiplemeler olduğunu... Belki de filmin cazibesi, bu üçün ikili kombinasyonlarının başarılı bir şekilde uygulanmasında yatmakta.
Özlem Özler
Bir hastanenin arşivinde çalışan Harvey Pekar’ın hayatı saplantılı bir şekilde biriktirdiği caz plakları ile dolu küçük evinde, pencerenin önünde miskin miskin kitap okuyarak geçmektedir. Bu haliyle orta sınıf Amerikan yaşamında entellektüel diyebileceğimiz bir karakterdir. Hayata dair pek bir hırsı ve amacı olmayan bu karamsar kişilik, evliliğinin de başarısızlıkla sonuçlanmasıyla daha karanlık bir hal almıştır. Her ne kadar Pekar kopuk ve içine kapanık olsa da, çevresindeki insanları ve yaşadığı olayları çok iyi gözlemlemektedir ve tahmin edileceği üzere, kahramanımızın başına da gelmedik iş kalmaz. Bu kadar malzemeyi topladıktan sonra sıra, sıradan hayatının sıradışı hikâyelerini çizmeye, çizgi roman haline getirmeye gelmiştir. Garip bir tesadüfle tanıştığı tebrik kartı sanatçısı Robert Crumb ile işe koyulurlar. Pekar ile kendilerini özleştirmelerinden olsa gerek, Amerikalı çizgi roman meraklıları Pekar’ı pek benimsemişlerdir. Bu kadar ilginin beraberinde gelen şöhret, bu garip karakter için de oldukça farklı yaşanacaktır...
Çizgi roman sayfalarındaki kareler ve bu karelerin kurmaca yaşam uyarlamaları arasında gidip geldiğimiz filme gerçek hayatta Harvey Pekar ve arkadaşları ile yapılan söyleşilerin eklenmesiyle çizgi-kurmaca-gerçek üçgeni içinde gezinmek izleyici için oldukça farklı bir deneyim. Bu anlatım tarzı çerçevesinde birbirinin aynısı ama üç farklı Harvey Pekar -çizgi romandan alınan karelerle çizgi Pekar, gerçek hayattaki Pekar ve kurmaca Pekar (Paul Giamatti)- birbiri içinde o kadar iyi kaynaşmış durumda ki, hikâyeyi bir bütün halinde kopukluk yaşamadan takip edebilmemiz filmin en büyük başarısı. Filmin Pekar’ın hâlâ yaşamakta olduğu Cleveland’da 70’lerin sinema atmosferini göz ardı etmeden doğal mekânlarda çekilmesi de, izleyicinin o dönemin içine rahatlıkla girebilmesinin bir diğer nedeni. Ayrıca gerçek hayattaki karakterlerle yüzleşince oyuncu seçimlerindeki tercihlerin ne kadar yerinde olduğunu görüyoruz; bir de romandaki çizgi karakterlerin gerçek hayattakilere ne kadar yakın tiplemeler olduğunu... Belki de filmin cazibesi, bu üçün ikili kombinasyonlarının başarılı bir şekilde uygulanmasında yatmakta.
Özlem ÖzlerHenüz kimse yorum yapmamış.


Yedinci Kıta (The Seventh Continent) 5 Aralık 2008, 22:00, Cnbc-e
Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!
Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!

Esir Ruhlar
Hayal kurmayı sürdürmezseniz hayatın ne anlamı kalır.
Hayal kurmayı sürdürmezseniz hayatın ne anlamı kalır.








Seanslar
Fragman


