Bukowski ve Ferreri ortaklığı: Sıradan Delilik Öyküleri
Nagehan Uskan 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Sınırlara karşı savaş veren Ferreri ve Bukowski gibi iki ismin karşılaşma noktası olan filmde sevgi yoğunluğunun yanı sıra acı dozu da eksik değil.
Charles Bukowski’nin aynı adı taşıyan kitabının içinden Ferreri’nin seçmiş olduğu altı öyküyü bir roman sürekliliği sağlayacak biçimde birleştiren senarist Sergio Amidei’ nin katkısıyla beyazperdeye aktarılan bir film “Sıradan Delilik Öyküleri”. Özellikle filmin ikinci yarısına bakılacak olursa Philippe Sarde’ın dramatik sahnelerin altını çizen müziğinin de etkisiyle oluşan hüzünlü atmosferin, Bukowski’nin katı ve acımasız tavrını yumuşatmış olduğu açık. İlk bölümünde ise Bukowski’nin tüm eserlerinde kendini belli eden ‘ben’ üzerinden anlatımı yansıtmayı başarıyor. Filmin anti-kahramanı Charles Serking kendini hedonizmde buluyor ve toplum normlarını saymamak üzerine kurduğu yaşantısını, o normlara uymayanlarla kurduğu yakınlıkla pekiştirerek kendi evrenini oluşturuyor. Tüm ‘ötekiler’in özgürlüklerini sonuna dek yaşadıkları, aşırılıkların doruğuna ulaştıkları bir evren bu. Tüm bu yoğunlukların içinde kendini hissettiren bir diğer yoğunluksa yalnızlık. Romantik olduğunu inkar eden bir romantiğin hikayesi aslında dikkat çekici olan. Aşık olduğu hayat kadınına beslediği sevgi onun kaderini değiştirecek kadar güçlü olamıyor. Sınırlara karşı savaş veren Ferreri ve Bukowski gibi iki ismin karşılaşma noktası olan filmde sevgi yoğunluğunun yanı sıra acı dozu da eksik değil. Ferreri’nin de şair kişiliği hatırlanacak olunursa yaratılan şiirsel dilin nedeni de ortada zaten. Bukowski’nin çizdiği Los Angeles’i yansıtması açısından filmin başarısı kaçınılmaz. Filmin ilk bölümü Ferreri’nin Bukowski’nin resmettiği Amerikan proleteri portresini birebir kavramış olduğunu gösteriyor ve bunu yansıtırken de fantastik öğelere başvuruyor. Birçok özelliğiyle tipik bir Ferreri filmi olmaktan uzakta dursa da, Ferreri’nin gözünden Bukowski’yi görebilme fırsatını veriyor.
Henüz kimse yorum yapmamış.
TV'de bugün
Yedinci Kıta (The Seventh Continent) 5 Aralık 2008, 22:00, Cnbc-e
Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!
Replik
Temmuz'da
Hayattaki en güzel şeyler bedavadır!
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com