"On" ve günün diğer filmleri

Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Bu gün Pazar... Yani filmlere daha çok vakit ayırabileceğiz. Günün programı da hayli yüklü ama ilk göze çarpan Abbas Kioristami'nin son filmi On oluyor.
İranlı usta sinemacı Abbas Kioristami geçtiğimiz Kasım ayında Selanik Uluslararası Film Festivali'ndeydi. Yaptığı basın toplantısında “ Her yeni filmimde yeni bir şeyler denemek istiyorum. Bu sınırları zorlamanız keyifli” demişti. “Zeytin Ağaçları Altında”, “Rüzgar Bizi Götürecek” gibi filmlerini baştacı ettiğimiz İran sinemasının 63 yaşındaki ustası Kioristami merakla beklenen son filminde digital sinemanın sağladığı olanaklarını deniyor ve bir arabanın ön paneline yerleştirdiği iki digital kameranın merceğinden bizi Tahran caddelerinde dolaştırıyor. Sürücü genç ve güzel bir kadın ile araca aldığı çeşitli yolcular aracılığıyla kadınların kendi seslerini bulmaya çalıştıkları İran toplumunun yansımalarına bakıyoruz. Kocasına doğum günü pastası almak için arabayla yollara düşen genç anne ile boşandığı ilk eşinden olan küçük oğlunun tartışmalarıyla açılan film, akraba, dost veya yoldan aldığı yolcularla gerçekleşen sohbetleri içeren 10 kısa bölümden oluşuyor. Dijital kameranın keskin objektifi önünde son derece doğal akan oyunculuklar Kioristami’nin bu yalin filminin ardındaki titiz çalışmayı gösteriyor. Anne Mania Akbari ile oğlunu rolündeki Amin Maher’in ilk kez bir filmde rol adıklarını söylemeyi de unutmayalım.
Günün bir diğer ilgi çekici filmi Almanya'da yaşayan genç Türk yönetmen ve aktör Fatih Akın'dan geliyor: Solino.Fatih Akın’ın kariyerinde çok film yok henüz ama gişe başarısı kazanan “Im July/Temmuz’da”dan da anlaşılacağı üzere Hollywoodvari yaklaşımıyla öne çıkan genç yönetmen ve aktörün takipçisi çok. Geçtiğimiz ay Berlin Film Festivali’nde gösterilen “Solino”da iki erkek kardeşin kişilik çatışmalarına paralel ilerleyen bir sosyal olaya odaklanıyor ve 60’lı yılların başında İtalya’dan Almanya’ya işçi olarak giden bir ailenin öyküsü aracılığıyla, daha iyi bir yaşam için memleketlerini terk edenleri kendi tarzında selamlıyor.
“Kızıl Darı Tarlaları”, “Ju Nou” veya “Kırmızı Fener” desek hemen aklınıza Zhang Yimou gelir kuşkusuz. Bu usta işi filmleriyle sevdiğimiz Çin sinemasının ünlü yönetmeni Yimou “Happy Times / Mutlu Günler”le bu kez traji komik bir ahlâk dersi çıkarmış ortaya. Kör bir kıza yardım etmeye kalkan işsiz güçsüz bir adam ve arkadaşlarının öyküsü aslında Chaplin'in "Şehir Işıkları/City Lights"a oldukça benziyor.
Kısaca günümüz yoğun geçecek... Günün diger filmlerinin keşfini de size bırakıyoruz, iyi seyirler :)
Günün bir diğer ilgi çekici filmi Almanya'da yaşayan genç Türk yönetmen ve aktör Fatih Akın'dan geliyor: Solino.Fatih Akın’ın kariyerinde çok film yok henüz ama gişe başarısı kazanan “Im July/Temmuz’da”dan da anlaşılacağı üzere Hollywoodvari yaklaşımıyla öne çıkan genç yönetmen ve aktörün takipçisi çok. Geçtiğimiz ay Berlin Film Festivali’nde gösterilen “Solino”da iki erkek kardeşin kişilik çatışmalarına paralel ilerleyen bir sosyal olaya odaklanıyor ve 60’lı yılların başında İtalya’dan Almanya’ya işçi olarak giden bir ailenin öyküsü aracılığıyla, daha iyi bir yaşam için memleketlerini terk edenleri kendi tarzında selamlıyor.
“Kızıl Darı Tarlaları”, “Ju Nou” veya “Kırmızı Fener” desek hemen aklınıza Zhang Yimou gelir kuşkusuz. Bu usta işi filmleriyle sevdiğimiz Çin sinemasının ünlü yönetmeni Yimou “Happy Times / Mutlu Günler”le bu kez traji komik bir ahlâk dersi çıkarmış ortaya. Kör bir kıza yardım etmeye kalkan işsiz güçsüz bir adam ve arkadaşlarının öyküsü aslında Chaplin'in "Şehir Işıkları/City Lights"a oldukça benziyor.
Kısaca günümüz yoğun geçecek... Günün diger filmlerinin keşfini de size bırakıyoruz, iyi seyirler :)
Henüz kimse yorum yapmamış.
- Altın Lale'yi "Aniden" aldı
- Festival'de son anlar, son filmler
- Burjuvazinin Gizli Çekiciliği
- Hem stüdyo yönetmeni, hem ‘auteur’
- Yasujiro Ozu: Yerel (mi?), gelenekçi (mi?), zanaatkâr (mı?)
- Her gün bir sinemasevere çift kişilik davetiye!
- Mike Leigh yine İngiliz işçi sınıfına bakıyor
- Şölen'den Aşka Dair Her Şey'e...
- Pazartesi Auto Focus zamanı
- Yine geldi festivalin mevsimi
- Ustalardan son filmler
- Yaralı yüz ve Al Pacino
- Zeki Ökten ve sineması üzerine
- Türkan Şoray: Türk sinemasında bir mit
- Gönderilmemiş Mektuplar ve Türkan Şoray ile Kadir İnanır'ın ölümsüz kimyası


Yedinci Kıta (The Seventh Continent) 5 Aralık 2008, 22:00, Cnbc-e
Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!
Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!

Easy Rider
George: Senden korkmuyorlar, senin temsil ettiğin şeyden korkuyorlar.
Billy: Ne temsili be moruk! Onların gözünde saçtan başka birşeyi temsil etmiyoruz.
George: Yoo hayır. Onların gözünde, sen özgürlüğü temsil ediyorsun.
Billy: Özgürlüğün ne mahsuru var birader? Bütün mevzu bu.
George: Evet aynen öyle ama, söylemek başka, olmak başka.
George: Senden korkmuyorlar, senin temsil ettiğin şeyden korkuyorlar.
Billy: Ne temsili be moruk! Onların gözünde saçtan başka birşeyi temsil etmiyoruz.
George: Yoo hayır. Onların gözünde, sen özgürlüğü temsil ediyorsun.
Billy: Özgürlüğün ne mahsuru var birader? Bütün mevzu bu.
George: Evet aynen öyle ama, söylemek başka, olmak başka.








Seanslar
Fragman

