Kayıt
Yaralı yüz ve Al Pacino
Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
"Simone"da kariyeri inişe geçmişken yaşamının fırsatını yakalayan bir yönetmeni canlandıran Al Pacino, her ne kadar şimdiye kadar kırk üç filmde rol aldıysa da, hayranlarının aklında hâlâ Coppola'nın Baba üçlemesindeki Michael Carleone olarak yerini koruyor. Bir de Yaralı Yüz'deki halini unutmayalım tabii ki...
Belki Serpico'ya veya Kadın Kokusu'na haksızlık etmek olacak ama Al Pacino'yu Pacino yapan film, sinema tarihinin kilometre taşlarından olan Baba üçlemesiydi.
1972 yılında Coppola onun Broadway'da izlediği bir oyundaki performansından büyülenmemiş olmasaydı da Pacino'nun başarılı bir aktör olması kaçınılmazdı; ancak belki bir beş yıl sonra ya da kim bilir çok daha sonra farkına varılacaktı yeteneğinin.
Ekibin tümünün itirazlarına ve Robert Redford, Jack Nicholson gibi isimlerin alternatif olarak sunulmasına karşın Coppola Baba'da bu, genç ve çelimsiz, İtalyan delikanlıyı oynatmak istiyordu.
Ve son sözü söyleyen yönetmen oldu. Bu karardan hoşlanmayan Paramount firması da ne yapıp edip Pacino'ya alışmak zorundaydı ne de olsa iki film daha vardı onları bekleyen.
Işıkçılıktan oyunculuğa...
Peki ilk önce şunları sormak lazım, kimdir Al Pacino?
1940 New York doğumlu; ama bu sizi yanıltmasın o, Sicilyalı has bir İtalyan. Anne ve babası, o iki yaşındayken boşanıyor ve mutlu bir aile hayatı yerine çocukluğunu büyükbabasının yanında, baba sevgisinden yoksun geçiyor. (22 yaşında geldiğinde, annesini kaybettiğinde de en çok babasını suçluyor zaten, hiçbir zaman yanlarında olmadığı için.)
Okuldaki amatör oyunlarda sahne alırken, yeteneğinin fark edilmesi üzerine New York'ta Tiyatro okumaya başlıyor fakat istediğinin bir kariyer elde etmek olmasının farkına varınca da bu okulu da yarıda bırakıp, evini de terk edip ışıkçılıktan yer göstericiliğe her işi yaparak para kazanıyor. Ufak çaplı rollerin ardından sahnelere iyice ısınınca, ödüller ve sonrasında Coppola'yı derinden etkileyeceği rolünü de canlandıracağı Broadway sahnesi geliyor. Pacino'nun hayatının bu kısmına kadar geçen süreye dair şunu not düşmek lazım: Şu an neredeyse orayı tamamen hak ediyor. İsmi Hollywood geçidinde bir yıldız içinde yazılı ama o zamanında çok sevdiği tiyatro provalarına gitmek için otobüs parasını bile zar zor denk getirmiş. (Zamanında otobüs parası bulamamış bu adamın, son filmlerinden 2002 yapımı Insomnia için aldığı ücret 11,000,000 dolar.)
"Coppola'yla sadece savaşa gidemem"
Adı sanı duyulmamış iki filmle başlamıştı sinema kariyeri, ama filmografisindeki üçüncü film ile "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu" dalında Oscar'a aday olmuştu Pacino. Fakat Oscar heykelciğine kavuşması, ona aday olması kadar kolay olmadı. Sonraki filmlerinden altı tanesinde daha çeşitli adaylıklarda adı geçmesine karşın Oscar ona gecikmeli olarak ancak 1993 yılında Kadın Kokusu'ndaki gözleri görmeyen bir emekli subay rolüyle gelebildi.
62 yaşındaki aktör Coppola'dan, Michael Mann'e, Oliver Stone'dan Brian De Palma'ya birçok emektar yönetmenin yapıtları ve pek bir umut vaad etmemelerine rağmen sayesinde önem kazanan filmleri dahil kırk üçe yakın filmde rol aldı şu ana kadar. İkisi oyun uyarlaması olmak üzere de üç film yönetti ancak aralarından yalnızca Richard'ı Ararken ülkemizde gösterime girdi.
Kramer Kramer'e Karşı, Özel Bir Kadın, Kıyamet, Yıldız Savaşları gibi filmlerde de rol almayı red etti.
Aralarından en ilginç olanı ise Kıyamet'teki sonradan Martin Sheen'e verilen Yüzbaşı Benjamin rolünü geri çevirirkenki Coppola'ya hem kibarca rolü istemediğini belirten, hem de vefa göstermekten geri kalmayan cevabı: "İstediğin her şeyi yaparım sadece seninle savaşa gidemem."
Yıllar sonra Baba III için görüşmeye oturduklarında, 5 milyon doları beğenmeyen Pacino'ya Coppolla'nın da edeceği bir çift lafı vardı: "Ben de o zaman yeni bir senaryo yazar ve filmin başlangıcına Michael Carleone'nin cenaze törenini koyarım."
Her ne kadar Kıyamet'in savaşın dehşetengiz yönünü gösteren bir film olacağını fark tmeyip bu rolü reddetse de Pacino kariyerinin sonraki dönemlerinde iyi-kötü ayırt etmeden birçok filmde rol aldı. Bu hafta vizyona giren "Simone", onun çapında bir oyuncu için vasat bir film olarak değerlendirilebilir; zaten onu Baba'dan beri takip edenler Christopher Nolan imzalı "Insomnia"yı bekledi. Şimdi de Çaylak ile ilgileniyoruz...
Henüz kimse yorum yapmamış.
Haftanın Filmi
Dante 01
Dante 01
5.8/10
TV'de bugün
Son Kale (7 Eylül 2008 23:00 Fox)
Fox'da bu akşam 23:00'da başrollerini Robert Redford, James Gandolfini ve Mark Ruffalo'nun paylaştıkları Son Kale (The Last Castle 2001) adlı film ekrana geliyor.
Replik
Milyonluk Bebek
Çok fazla beklersen bir şey elde edemezsin.
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com