Kayıt
"Hairspray": Mutlu bir müzikal
Ali Deniz Şensöz 2 Aralık 2007, Pazar 00:00
Ülkemizde Ocak ayında gösterime girecek "Hairspray", yılın en çok merak edilen filmlerinden biri. John Travolta'nın kadın kılığında karşımıza çıktığı film, Altın Küre ve Oscarlar'da da adından epey söz ettireceğe benziyor. Filmle ilgili ilk değerlendirmeler Sinema.Com'da...
"Kırmızı Değirmen"in ("Moulin Rouge!", 2001) modern müzikal tezinin ardından, kimilerince demode olmuş film müzikalleri uykuya daldığı yerden uyandı ve "Chicago" (2002), "Rüya Kızlar" ("Dreamgirls", 2006) gibi görece başarılı örnekleri izlesek de "Rent" (2004), "The Producers" (2004) ve "Operadaki Hayalet" ("The Phantom of the Opera", 2004) gibi vasat örnekleri de son yıllarda sinema salonlarında gördük.

"Hairspray", John Waters'ın 1988 tarihli kült filminin bir yeniden çevrimi. Bu senenin klasik anlamda müzikal diyebileceğimiz ilk filmi olan "Hairspray", müzikal kalıplarını tamamıyla uygulayan ve türe yeni bir tanım getirmeden de başarılı bir müzikal çekilebileceğini kanıtlayan bir film. Bu senenin diğer merakla beklenen müzikali olan Tim Burton'ın "Sweeney Todd"u ise Amerika'da aralık ayında vizyona girecek.

Film, Baltimore'un varoşlarında, 60'lı yılların hemen başında işçi mahallesi diyebileceğimiz bir çevrede geçiyor. Filmin tüm öyküsü Nikky Blonsky tarafından başarıyla canlandırılan Tracy karakteri etrafında gelişiyor. Tracy'nin en büyük tutkusu dans etmek ve en büyük isteği ise televizyonda her gün kaçırmadan izlediği dansçılar gibi bir gün ünlü olmak. Ki bu amacına da bir şekilde ulaşan Tracy, o noktadan sonra daha farklı sulara yelken açıyor ve tüm naif ve masum duygularıyla ten rengi ayrımı olmayan bir dünya için mücadele ediyor. Tabii bu biraz ağır bir cümle gibi gelebilir, ama en azından kendi yaşadığı çevrede, kendi inandığı değerleri savunuyor. Tracy'nin karşısına, Michelle Pfeiffer'ın başarıyla canlandırdığı Velma Von Tussle, Baltimore polisi, en yakının arkadaşı Penny'nin annesi gibi engeller çıksa da o yoluna devam ediyor.

Film 60'lı yıllarda siyah-beyaz ayrımının yapıldığı bir dönemde, masum bir aklı ve hayalleri olan bir kızın neler başarabileceğini gösteriyor. Fakat bunu yaparken film tıpkı Tracy gibi masumiyetinden ve naifliğinden asla ve asla ödün vermiyor. Tüm film, her ne kadar engeller olsa da; doğrunun, dürüstlüğün ve masumiyetin her zaman kazanacağı tezini savunuyor. İşte bu gibi duygularla "Hairspray"i iki saat boyunca yüzünüzde bir gülümseme, kalbinizde bir mutlulukla izliyorsunuz. Irkçılık karşıtı söylemleri, özgürlük duygusunun vurgulanışı, yaratıcılığın ve doğrunun yanında duruşuyla "Hairspray", eğlenceli bir müzikal olmasının yanında dünyada hâlâ iyi bir şeyler olabileceği umudunu kalbinize aşılıyor.

Başrolde Nikky Blonsky şirin ve eğlenceli performansıyla yüzünüzde hep bir gülümseme bırakıyor. Bunun yanında Michelle Pfeiffer, Christopher Walken, Queen Latifah ve Allison Janney kısa ama iyi yazılmış yardımcı rollerinde göz dolduruyor. Fakat filmin en büyük sürprizi Tracy'nin etine fazlaca dolgun annesi rolünde John Travolta. Orijinal filmde John Waters'ın fetiş oyuncusu Divine tarafından canlandırılan karakterin, yeniden çevrimde bir erkek tarafından canlandırılması hem güzel bir gönderme hem de öykünün özüne sadık bir seçim.

"Hairspray" izlerken dans etmemek için kendiniz zor tutacağınız, büyük bir kalbi olan, mutlu, umutlu ve önemli bir film. Kimi zaman daha iyi anlaşılıyor ki iyi filmler her zaman naif ve dürüst öykülerden geliyor. İşte "Hairspray" onlardan biri.

Oscar'a Doğru Durum Raporu

Film şu aralar büyük kategorilerde çok fazla adı geçmese de her an sürpriz yapabilir. Çünkü eleştirmenlerin "Hairspray" gibi tam destek verdikleri filmler arasında blockbuster (100 Milyon Dolar gişe barajını geçmeyi başaran) olan tek film. Altın Kürelerin filmi komedi müzikal kategorilerindeki hemen hemen her dalda aday göstereceğini düşünürsek, filmin isminin tekrardan öne çıkma ihtimali çok yüksek. Pek fazla tanınmayan Nikky Blonsky çok güçlü adayların bulunmadığı 'En İyi Kadın Oyuncu' kategorisinde filmin rüzgarıyla beraber bir adaylık alabilir ama çok düşük bir olasılık. Filmin oyunculuk kategorilerindeki en büyük kozu John Travolta. Akademinin kadın rollerindeki erkekleri ve erkek rollerindeki kadınları ne kadar tuttuğunu düşünürsek Travolta'nın şansı hiç de az değil ama bu kategoride öylesine kalabalık ve öylesine iyi performanslar var ki Travolta'nın işi bir yandan da çok zor.

Filmin en büyük kozları teknik dallarda olacak gibi görünüyor. Film için yazılan üç orijinal şarkıdan birinin adaylık almasına kesin gözüyle bakılıyor. Müzikaller genelde bu kategoride çok şanslı oluyorlar. Bunun yanında Travolta'yı yaklaşık bir yüz kilo kadar şişmanlatan ve kadın haline getiren makyaj ekibinin adaylık şansı çok yüksek. Filmin renkli ve 60'lı yılları kusursuz yansıtan kostüm çalışmasının es geçilmeyeceğini düşünüyorum. Sanat yönetiminin çok şaşalı olmaması Akademi'nin dikkatini çekmeyecektir ama yine de bu kategoride sürpriz bir adaylık kapabilir.

Filmin en büyük kozları teknik dallarda olacak gibi görünüyor. Film için yazılan üç orijinal şarkıdan birinin adaylık almasına kesin gözüyle bakılıyor. Müzikaller genelde bu kategoride çok şanslı oluyorlar. Bunun yanında Travolta'yı yaklaşık bir yüz kilo kadar şişmanlatan ve kadın haline getiren makyaj ekibinin adaylık şansı çok yüksek. Filmin renkli ve 60'lı yılları kusursuz yansıtan kostüm çalışmasının es geçilmeyeceğini düşünüyorum. Sanat yönetiminin çok şaşalı olmaması Akademi'nin dikkatini çekmeyecektir ama yine de bu kategoride sürpriz bir adaylık kapabilir.

Filmin en büyük kozları teknik dallarda olacak gibi görünüyor. Film için yazılan üç orijinal şarkıdan birinin adaylık almasına kesin gözüyle bakılıyor. Müzikaller genelde bu kategoride çok şanslı oluyorlar. Bunun yanında Travolta'yı yaklaşık bir yüz kilo kadar şişmanlatan ve kadın haline getiren makyaj ekibinin adaylık şansı çok yüksek. Filmin renkli ve 60'lı yılları kusursuz yansıtan kostüm çalışmasının es geçilmeyeceğini düşünüyorum. Sanat yönetiminin çok şaşalı olmaması Akademi'nin dikkatini çekmeyecektir ama yine de bu kategoride sürpriz bir adaylık kapabilir.

Toplam 1 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.
TV'de bugün
Kontrat (21 Ağustos 2008 22:30 Star)
Morgan Freeman, John Cusack ve Jamie Anderson'ın oynadığı Kontrat adlı film bu akşam 22:30'da Star ekranlarında...
Replik
Ayrı Hayatlar
Bazen öyle görünsede kimsenin hayatı mükemmel değildir.
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com