İstanbul'a festival geldi

Esin Küçüktepepınar 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
İstanbul'da bahar sanki hafif neşesini gösterdi, Irak'ta savaş bitti dense de bölgesel çatışmalar sürüyor, Beyoğlu ise ayrı bir alem, İstanbul Film Festivali ile gelen tatlı bir telaş başladı bile... Kısa bir süreliğini de olsa beyazperdenin yanılsamalar dünyasına gönüllüce kendimizi bırakacağız. Sizler için özel bir festival mini sitesi hazırladık bu arada. Herkese şimdiden iyi seyirler...
Nisan ayı festival ayı İstanbul'da. Yani 22. Uluslararası İstanbul Film Festivali başlıyor. 15. Kısa Film Festivali'nin ardından şimdi uzun metraj peşinde koşacağız. Biz sinema.com olarak size özel bir mini site hazırladık. Festival filmleri, profesyonel sinema yazarlarından sizlere özel öneriler, iki film arası soluk alacağınız mekanlar, ayrıca sinemacıların portreleri, özel ve günlük yazıların yer aldığı bu sitenin festival boyunca rehberiniz olacağını umut ediyoruz.
Beni festivalde en çok heyecanlandıran ünlü İrlandalı yönetmen Jim Sheridan'ın İstanbul'a gelmesi. Gerçi konuklar ziyadesiyle mevcut ama bir de Paul Morrisey'yi anmadan geçemeyeceğim. İki hafta boyunca yüzlerce film var ki, bu konuda matematiksel olarak yeterli olamayacağımız için ancak bir kısmını izleme yansına sahip olacağız. Ben muhtemelen Auto Focus, La Mancha'da Kaybolanlar, Japonya bir daha izleyeceğim. Enerjim yeterse Geceyarısı seanslarında biraz 'korkmak' ve 'gerilmek' istiyorum. Festivalde Onur Ödülü alacak olan Estela Bravo'nun belgeselerini ise ihmal etmeyeceğim.
Festivalle heyecanıyla başımız döndü ama bu arada vizyon filmleri de boş durmuyor. Dünya zarifi usta İngiliz oyuncu Ralph Fiennes'ın başrolü Jennifer Lopez ile paylaştığı Aşk Masalı, benzersiz kadın Lena Olin'in parladığı korku filmi Darkness ve baba oyuncu Al Pacino ile Hollywood'daki yeni İrlandalı Colin Farrell'ın başrolü oynadıkları Çaylak ahftanın yeni filmleri. Tabii ki İstanbul dışındakileri teselli edecek bu filmler. "Aylardan en zalimidir Nisan" demiş ünlü İngiliz şair T.S. Elliot... Bilemedim... Herkese yaşamda iyi seyirler.
Beni festivalde en çok heyecanlandıran ünlü İrlandalı yönetmen Jim Sheridan'ın İstanbul'a gelmesi. Gerçi konuklar ziyadesiyle mevcut ama bir de Paul Morrisey'yi anmadan geçemeyeceğim. İki hafta boyunca yüzlerce film var ki, bu konuda matematiksel olarak yeterli olamayacağımız için ancak bir kısmını izleme yansına sahip olacağız. Ben muhtemelen Auto Focus, La Mancha'da Kaybolanlar, Japonya bir daha izleyeceğim. Enerjim yeterse Geceyarısı seanslarında biraz 'korkmak' ve 'gerilmek' istiyorum. Festivalde Onur Ödülü alacak olan Estela Bravo'nun belgeselerini ise ihmal etmeyeceğim.
Festivalle heyecanıyla başımız döndü ama bu arada vizyon filmleri de boş durmuyor. Dünya zarifi usta İngiliz oyuncu Ralph Fiennes'ın başrolü Jennifer Lopez ile paylaştığı Aşk Masalı, benzersiz kadın Lena Olin'in parladığı korku filmi Darkness ve baba oyuncu Al Pacino ile Hollywood'daki yeni İrlandalı Colin Farrell'ın başrolü oynadıkları Çaylak ahftanın yeni filmleri. Tabii ki İstanbul dışındakileri teselli edecek bu filmler. "Aylardan en zalimidir Nisan" demiş ünlü İngiliz şair T.S. Elliot... Bilemedim... Herkese yaşamda iyi seyirler.
Henüz kimse yorum yapmamış.


Yedinci Kıta (The Seventh Continent) 5 Aralık 2008, 22:00, Cnbc-e
Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!
Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!









Seanslar
Fragman

