Sibel Kekilli:"Duvara Karşı benim en büyük şansım"
Esin Küçüktepepınar 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Sibel Kekilli ile henüz "Duvara Karşı" ödüller almadığında konuşmuştuk. Altın Ayı ve FIPRESCI ödülleri sonrasında ayaküstü sohbetlerimizde de yıldızı yükselen genç bir sinema oyuncusu vardı karşımızda.
Kısaca bu sohbet son dönemin 'sansayonal' bilgileri üzerine değil, genç bir yeteneğin başarı karşısında şaşkın ve sinema geleceğiyle ilgili umutlu ve mutlu bakışı hakkında...
Biz sizi ilk kez izliyoruz beyazperdede. Önceden oyunculuk deneyiminizin olmadığını öğrendik. Nasıl başladı her şey? Sibel Kekilli: Benim öyle rüyalarım filan yoktu oyuncu olmak için ama yine de her insanın hayalidir tabii ki başarılı bir projede yer almak. Fatih (Akın) ile bu film sayesinde tanıştım. Yoksa öyle sinemacı çevrem yoktu. Her şey bir tesadüf yani. Sokaktan oyuncu ararlarken bulmuşlar sizi. Gerçekten de bir peri masalı gibi. İlk seçmelere gittiğinizde çok heyecanlı mıydınız? Sibel Kekilli: Evet, hem de çok. İnsan bu tür şeylerde kendine güveniyor tabi biraz ama yine de o kadar genç kızın arasından öne çıkmak çok önemliydi. Düşünsenize 300 genç kızın arasından seçildim. Çok mutlu oldum tabii ki, inanamadım başlangıçta. Şaka yapıyorlar zannettim ama neyse ki doğruydu. Bir rüya gibi değil mi! Evet, bir 'Almanya rüyası' adeta... Sibel Kekilli: Evet, benim gibi sıradan bir insan... Garantili ama sıkıcı bir işte çalışıyorsunuz... Düşünsenize birden her şey olup bitiyor. Hiç bir deneyiminiz filan yok... Ama seçmeler aşamasında Fatih Akın ile yakından çalışmışsınızdır herhalde, değil mi? Sibel Kekilli: Önce beni buldular, biliyorsunuz alışveriş merkezinde, sonra elemelere çağırdılar deneme çekimleri için. Tabii ki şöyle yap, böyle yap deniyor. Sonuçta ne olacağını bilemiyorsun. Ama Fatih beni seçmiş bile meğerse. Geldi konuştuk uzun uzun. Sonuçta filmde rol almama karar verildi. Filmde bazı sahneler var biliyorsunuz. Çıplak olması ve yatağa girmesi gereken sahneler. İlk başta bunu Almanya'daki nemin yaş civarı oyuncu göze alamadıpı için bulmak için 'sokak casting'i yapmışlar. Biz anlaştık. Böyle bir rol için ailenizin tepkisi ne oldu? Filmi nasıl buldular, izlediler mi henüz? Sibel Kekilli: Annem çok destekledi. Babamın haberi yok. Daha kimse izlemedi. Sonuçta filmdeki kişilik ben değilim. Sadece bir rol. Filmdeki kız hayatıyla ilgili yanlış şeyler yapıyor olabilir ama o sadece bir karakter, ben değilim. Bu nedenle bana kızmaları için bir neden yok. Filmi izledikten sonra da bana kızmamalarını umuyorum. Sonuçta ben çok mıtluyum böylesine başarılı bir filmde rol alabildiğim ve bir parçası olduğum için. Filmde genç, güzel ve tutucu ailesinin baskısıyla intihara sürüklenen birisini canlandırıyorsunuz. İlk oyunculuk denemesi için oldukça ağır bir rol. Karakteri oluşturken çok zorluk çektiniz mi? Sibel Kekilli: Oyunculuk deneyimimin olmaması beni başlangıçta sıkıntıya soktu ama Fatih çok yardımcı oldu. Oyuncularla inanılmaz birebir çalışan bir insan. Sette çok rahatlatıcı ve yardımcı. Ne istediğini de çok iyi bildiği için tamamen beni yöneldiriyordu ama bir de bana alan tanıyordu. Yani bir de sen şöyle dene filan diyordu. Yani hem özgür bırakıyor hem de gerektiğinde yönlendiriyordu. İşte her geçen gün başlangıçtaki çekingenliğiniz azalıyor ve kendinize güveniniz oluşuyor. Bir karakter yaratımı profesyonel bir oyuncu için bile zor. Sizin filmdeki performasınız ise gayet başarılı. Nasıl bir yol izlediniz? Sibel Kekilli: Teknik şeyler bilmiyorum tabi ama içimden gelen sesi izledim. Zaten Fatih de öyle söylüyordu. Diğer rol arkadaşlarınız, örneğin Güven Kıraç Türkiye'de tanınan, deneyimli bir oyuncu. Filmin diğer oyuncularıyla nasıldı işbirliğiniz? Sibel Kekilli: Herkes sette bana inanılmaz yardımcı oldu. Özellikle deneyimli oyuncular bana çok destek oldular. Zaten tüm ekip çok kaynaştık. Herkes birbirine elinden geldiğince yardımcı oluyordu ama ben deneyimsiz olduğum için galiba çok destek gördüm. İlk film deneyiminizle büyük bir başarı yakaladınız. Sinemayla ilgili nasıl bir gelecek düşünüyorsunuz? Sibel Kekilli: Çok mutluyum her şeyden önce. Geçen sene bu zamanlar belki bunların olabileceğini hayal bile edemezdim. Sinemaya devam etmek ve iyi bir oyuncu olmak istiyorum. Sinemayı çok seviyorum. "Duvara Karşı"da rol almak hayatımın şansı oldu. Daha ne isteyebilirim ki... Umarım sinemada iyi bir kariyer yaparım.
Henüz kimse yorum yapmamış.
TV'de bugün
Yedinci Kıta (The Seventh Continent) 5 Aralık 2008, 22:00, Cnbc-e
Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!
Replik
Ayrı Hayatlar
Bazen öyle görünsede kimsenin hayatı mükemmel değildir.
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com