'Duvara Karşı' kim için yarıştı?

Esin Küçüktepepınar 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Fatih Akın'ın 'Duvara Karşı' adlı filmi önce bizim FIPRESCI ödülünü, bir gün sonra da Altın Ayı'yı aldı. Bu başarıdan sonra Almanlar ve Türkler ayrı ayrı filmi kendilerinin olarak atfetti ve sahiplendi. Almanya adına yarışan film, festival kataloğunda Almanya-Türkiye olarak görünüyor. Akın ise bir sinemacı olarak filminin Almanya'daki her iki kültürün biraraya gelmesi olarak tanımlıyor.
54. Uluslararası Film Festivali'inde büyük ödül Altın Ayı için yarışan Duvara Karşı'nın ilk başarısı, benim de aralarında olduğum Uluslararası Film Eleştirmenleri (FIPRESCI) jurisinden aldığı ödülle geldi. Bu başarı üzerine gazeteciler filmin aslında hangi tarafa ait olduğunu anlamak için biraz araştırmaya başladılar. Film resmi olarak Almanya adına yarıştığı için, festival kataloğunda Turkiye-Almanya yazması kafaları karıştırmıştı çünkü. Yapım şirketine göre bir filmin 'nereli' olduğuna karar verildiği için bu çelişkiyle iyice dağıldık.
FIPRESCI odulunden bir gün sonra Duvara Karşı'nın bir de büyük ödül Altın Ayı'yı kazanması durumu iyice karıştırdı. Artık filmi herkes sahiplenmeye başlamıştı.
Almanya basınında 'yüzakımız' sözcüğüyle anılan Fatih Akın Hamburg doğumlu, Türk asıllı bir sinemacı. Filmde Türk sermayesi de var ama esasında Alman parası ve yapımcı şirketiyle kotarıldığı için de Almanya adına yarışmış. Dolayısıyla Almanlar son kez 1986 yılında Altın Ayı aldıkları için bu başarıdan çok övünüyorlar. Ama biz de Türk gazeteciler olarak bir Türk yönetmenin, 40 yıl önce Metin Erksan'ın 'Susuz Yaz'dan bu yana kazandığı ilk başarı olarak duyuruyoruz olayı. Kısaca her iki taraf da başarıya sahipleniyor. Fatih Akın'ın Türk kimliği o denli öndeki, bendeniz Berlin'de diğer yabancı sinema eleştirmenlerinin tebriklerini kabul ediyorum. Sanki olay bizim başarımızmış gibi. Bu durum geçen yıl İtalya adına yarıştığı Karlovy Vary'de üç büyük ödülü toplayan Ferzan Özpetek'de de başıma gelmişti.
Sonuçta, yurtdışında yaşayan ve film yapan sinemacılarımızın başarı öyküleri bize de bir şekilde maloluyor. Lakin Fatih Akın'ın başarısı uluslararası film eleştirmenlerinin bile kafasını karıştırdı. Duvara Karşı'yı sık sık 'Türk filmi' olarak telaffuz etmeleri, sonra 'resmi' söylemi hatırlatıp 'Türk yönetmenin filmi' demeleri aramızda bolca espri malzemesi yarattı. Alman gazeteciler ise bu konu da daha ısrarcıydı tabii.
Sonuçta; Akın ise bir sinemacı olarak filminin Almanya'daki her iki kültürün biraraya gelmesi olarak tanımlıyor. Bir aşk ve tutku filmi olmasına karşın yaslandığı temel iki kültürün birarada olmakla ilgili yaşadığı sorunlar.
Duvara Karşı aslında Nisan ayında Almanya'da sonra da Türkiye'de çıkacaktı gösterime ama aldığı ödüller vizyon tarihini öne çekti. 15 Mart'ta sinemalarımızda. Şimdiden hepimize iyi seyirler :))
FIPRESCI odulunden bir gün sonra Duvara Karşı'nın bir de büyük ödül Altın Ayı'yı kazanması durumu iyice karıştırdı. Artık filmi herkes sahiplenmeye başlamıştı.
Almanya basınında 'yüzakımız' sözcüğüyle anılan Fatih Akın Hamburg doğumlu, Türk asıllı bir sinemacı. Filmde Türk sermayesi de var ama esasında Alman parası ve yapımcı şirketiyle kotarıldığı için de Almanya adına yarışmış. Dolayısıyla Almanlar son kez 1986 yılında Altın Ayı aldıkları için bu başarıdan çok övünüyorlar. Ama biz de Türk gazeteciler olarak bir Türk yönetmenin, 40 yıl önce Metin Erksan'ın 'Susuz Yaz'dan bu yana kazandığı ilk başarı olarak duyuruyoruz olayı. Kısaca her iki taraf da başarıya sahipleniyor. Fatih Akın'ın Türk kimliği o denli öndeki, bendeniz Berlin'de diğer yabancı sinema eleştirmenlerinin tebriklerini kabul ediyorum. Sanki olay bizim başarımızmış gibi. Bu durum geçen yıl İtalya adına yarıştığı Karlovy Vary'de üç büyük ödülü toplayan Ferzan Özpetek'de de başıma gelmişti.
Sonuçta, yurtdışında yaşayan ve film yapan sinemacılarımızın başarı öyküleri bize de bir şekilde maloluyor. Lakin Fatih Akın'ın başarısı uluslararası film eleştirmenlerinin bile kafasını karıştırdı. Duvara Karşı'yı sık sık 'Türk filmi' olarak telaffuz etmeleri, sonra 'resmi' söylemi hatırlatıp 'Türk yönetmenin filmi' demeleri aramızda bolca espri malzemesi yarattı. Alman gazeteciler ise bu konu da daha ısrarcıydı tabii.
Sonuçta; Akın ise bir sinemacı olarak filminin Almanya'daki her iki kültürün biraraya gelmesi olarak tanımlıyor. Bir aşk ve tutku filmi olmasına karşın yaslandığı temel iki kültürün birarada olmakla ilgili yaşadığı sorunlar.
Duvara Karşı aslında Nisan ayında Almanya'da sonra da Türkiye'de çıkacaktı gösterime ama aldığı ödüller vizyon tarihini öne çekti. 15 Mart'ta sinemalarımızda. Şimdiden hepimize iyi seyirler :))
Henüz kimse yorum yapmamış.


Yedinci Kıta (The Seventh Continent) 5 Aralık 2008, 22:00, Cnbc-e
Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!
Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!

Olağan Şüpheliler
İnsanoğlu kendini kolay kolay değiştiremiyor. Değiştiğine herkesi inandırabilir ama kendisini asla.
İnsanoğlu kendini kolay kolay değiştiremiyor. Değiştiğine herkesi inandırabilir ama kendisini asla.









Seanslar
Fragman

