
Film, öncelikle, ABD sağlık sistemini bugünkü sıralamada otuz yedinciliğe kadar iten sürecin tarihsel başlangıcına ve dönüm noktalarına değiniyor. Hemen ardından, kamerasını, ücretsiz sağlık sisteminin işleyişindeki aksaklıklara sık sık örnek gösterilen Kanada'ya çeviriyor. Sonra İngiltere ve sonra sağlık sistemi en iyi durumda olan Fransa. Sunduğu röportaj ve deneyimlere, Moore izleyici adına şaşırıyor ve tepkisini alışageldiğimiz sivri esprileriyle dile getiriyor. Özellikle, 'bu bir kamera şakası olmalı' klişesinden yola çıkan sahne oldukça başarılı. Ancak, zeki hazır cevaplığı ve taşlamaları bir yana, Moore'un dış sesinin dozu sık sık kaçıyor. Film, derdini zaten yeterince rahat aktarıyorken; yönetmen, kendisini, her vakadan sonra didaktik bir 'sonuç' açıklaması yapmak zorunda hissediyor. Bunu, filmdeki bir diğer aksama olan, yalnızca Amerikalılara hitap eden cümleler kurmasıyla paralel algılamak elbette mümkün.
"Hasta", bu ülkelerdeki ücretsiz sağlık hizmetlerini ele alırken; vergi sistemi, çalışma koşulları, gelir ve yaşam standartları, eğitim gibi konulara da ister istemez kısaca değindikten sonra ABD sistemine geri dönüş yapıyor. Üstelik bu kez, 11 Eylül gönüllü kurtarma görevlilerinin, tutuklularının aldığı kadar dahi tıbbi yardım alamaması gibi hassas bir noktadan, sert bir girişle. Böylece, doktora ihtiyacı olup maddi imkânı olmayan ekip toplanıyor ve Guantanamo yolu tutuluyor. Filmin bu son sekansında, Küba sağlık sisteminin ve insanlık anlayışının üstün tutulması ile, Moore çarpıcılığı tavan noktaya ulaşıyor.
Moore'un en iyi filmi mi?
"Hasta"nın finali, aynı zamanda, gerek sinematografisi, gerek dramatik tırmanışı ile bütünlüğünden sıyrılarak kurmaca film tadı bırakıyor. Yönetmenin tüm filmlerinde olduğu gibi, "Hasta"yı da 'belgesel' başlığı altında değerlendirmeye çalışırsak, eleştirebileceğimiz yön çok. Yola çıkıştaki (mecburi) taraflılık, gerçeği eksik yansıtma ihtimali, anlatım tarzındaki öznellik, bir doz popülistlik gibi. Tüm bunlar tartışmaya açık.
Ancak "Hasta", hem sağlık sistemi üzerinden hareketle ABD sistemlerinden lafını esirgemeyen bir Moore filmi, hem de politik görüşleri bir yana itip insani boyutu öne çeken evrensel bir yapım. Filmde hem belgeler, sayılar konuşuyor; hem gözyaşları. Üstelik, yönetmenin yarattığı şahsına özel türün diğer tüm temel özelliklerini de fazlasıyla taşıyor: İğneliyor, alay ediyor, gözümüze sokuyor, manipüle ediyor, güldürüyor ve çok insanı kızdırıyor. En iyi Moore filmi değerlendirmesini abartılı bulsam da, yalnızca Moore filmi olduğu için bile mutlaka izlenmesi gerekiyor.
Kimler İzlemeli?
Kimler İzlememeli?



Craig Sheffer, Todd Field, Svetlana Metkina ve Ron Perlman'ın oynadığı İkinci Cephe adlı aksiyon filmi bu akşam 20:45'te Tv8 ekranlarında...

İftira karşısında gerçek, nefret karşısında sevgi, hakaret karşısında bağışlama ışıldar.






Seanslar
Fragman
