Kayıt
"Öldüren Sis": Korku ruhu kemirir
Murat Erşahin 27 Şubat 2008, Çarşamba 00:00
Usta yönetmen ve senarist Frank Darabont'un, Stephen King'in 'The Mist' adlı romanından beyazperdeye uyarladığı korku-gerilim ağırlıklı film, bilimkurgu öğeleri de içeren karanlık bir dram.
Frank Darabont, usta yazar Stephen King'den uyarladığı iki önemli filmiyle, 1994 tarihli "Esaretin Bedeli" ("The Shawshank Redemption") ve 1999 yapımı "Yeşil Yol" ("The Green Mile") ile eleştirmenlerden ve sinemaseverlerden tam not almış önemli bir sinemacı. İki kez Oscar adayı olan usta senarist ve yönetmen, "Öldüren Sis" ile yine önemli bir işe imza atmış. Film, King'in aynı adlı romanının ('The Mist') serbest bir uyarlaması. Darabont, ünlü yazardan izin alarak, öykünün sonunu değiştirmiş ve bir takım değişiklikler yaparak yeniden kurgulamış. Güçlü bir fırtınanın ardından küçük bir Amerikan kasabasına yoğun bir sis çöküyor. Kasabanın marketinde alışveriş yapmakta olan bir grup insan, korkunç çığlıklar atarak markete giren bir kasabalının, 'sisin içinde bir şeyler var' açıklaması sonucu, içeride mahsur kalıyorlar. Bir süre sonra, daha önce görmedikleri, dünyamızın dışından birçok tuhaf yaratığın saldırısına uğrayınca, saldırgan canavarlara karşı markette büyük bir mücadele başlıyor. Fakat en önemli mücadeleyi canavarlara karşı değil, birbirlerine karşı veriyorlar. İrkilerek görüyor ve fark ediyoruz ki, en büyük canavar, insanın içinde saklanmış olanı. Başrollerini Thomas Jane, Marcia Gay Harden, Laurie Holden, Andre Braugher, Toby Jones ve William Sadler'ın üstlendiği yapım, bir korku-gerilim denemesi olarak başlayıp, kapkara bir felaket filmine dönüşürken insanlığa bir ağıt niteliği de taşıyor. İçinde siyasi ve toplumsal eleştiriler barındıran katmanlı senaryosuyla, anti-militarist bir söylem içeren öykü, bildiğimiz uygarlığın sonunu hazırlayan gelişmeler sonrası, 'insan'ın acı dolu çığlığıyla kopkoyu bir umutsuzluğa teslim ediyor sizi. Medeniyet dediğimiz içi boş yalanı, dinsel ve batıl takıntıların bireyi ve kitleleri nasıl uyuşturup yok ettiğini ve toplumsal çılgınlığın insanoğlunu getirdiği yeri gözler önüne seriyor Frank Darabont. Korkunun tetikleyip tahrip ettiği bilinç sistemini ve insanı yok eden, kemiren bu duygunun, güvenli ve normal görünen her şeyi nasıl değiştirip yok ettiğini korkunç canavarlar vasıtasıyla anlatan yönetmen, en büyük canavarın biz insanlar olduğunu ve nefes alıp verdiğimiz bu gezegeni her geçen gün tüketip, yok etmeye çalıştığımızı son derece sarsıcı, hüzünlü, sert ve hatta rahatsız edici derecede tavizsiz filmiyle kazıyor zihnimize. Korku, ilk bakışta güvenli görünen, yapay ilişkilerimizi değiştirip, yuvarlak köşelerimizi sivriltirken, ayrışmalar, kopuşlar, terk edişler, yalanlar, kavgalar, ihanetler, hoşgörüsüzlük ve sevgisizlik dolu bir dünya bırakıyor insana. Fassbinder'ın bir aşk hikâyesini son derece sert bir toplumsal eleştiriyle harmanlayan ünlü filminin adı gibi aynen: "Korku Ruhu Kemirir".

Darabont, edebiyat ve sinema tarihinde dolaşıyor

Frank Darabont, H.G.Wells'in romanlarından (özellikle "Dünyalar Savaşı"), Ursula K. Le Quin'e, John Carpenter filmlerinden, Guillermo del Toro, Alfonso Cuarón ve büyük usta Hitchcock'a dek birçok ünlü isme saygılarını sunmayı ihmal etmemiş. "Pan'ın Labirenti" ve Carpenter'ın ünlü filmi "The Thing"in filmde yer alan afişleri, bazılarının söylediği gibi Darabont'un türler arası bir kolaj çalışması yaptığını değil, tam aksine özgün çalışmasını, sinema tarihine saygı ve beğenilerini sunarak kotardığını gösteriyor. Her şeyden, bütün iyi olasılık ve mutlu sonlardan ümidini kesen 'insan'ın acı dolu haykırışı belki 'son' dedikleri. Özenli senaryo, aritmetik yönetim, ölçülü oyunculuklar (ki Marcia Gay Harden, tek kelimeyle enfes. Oscar'a aday olmaması düşündürücü), Mark Isham imzalı müzik çalışması ve Ron Schmidt'in titiz kamerası, Darabont'un mütevazı bir bütçeyle kotardığı filmini, yılın önemli çalışmalarından biri haline getirmiş.

Kimler İzlemeli?

  • Farklı türleri bir arada izlemek isteyenler.
  • Darabont tutkunları.
  • Karanlık dramlardan ve gerçekçi tespitlerden hoşlananlar.

    Kimler İzlememeli?

  • Hafif filmler izlemek isteyenler.
  • Sadece korkmak istiyorum diyenler.
  • Yaratık ve canavar görmeye dayanamayanlar.
  • Toplam 12 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.
    TV'de bugün
    Herbie: Tam Gaz (6 Ekim 2008 20:00 Star)
    Lindsay Lohan, Michael Keaton, Matt Dillon ve Breckin Meyer'ın oynadığı "Herbie: Tam Gaz"adlı komedi filmi bu akşam 20:00'da Star ekranlarında...
    Replik
    Polis
    Şiddete meyyalim vallahi dertten.
    « »
    Copyright © 1998-2008 Sinema.com