
Filmin ilk bölümünde gerçekten, muhafazakâr yapısıyla bilinen Walt Disney filmlerinin eğlenceli bir parodisini izliyor havasına bürünsek de, belirli bir noktadan sonra yıllardır bildiğimiz peri masalı hikâyelerinden birini izlemekte olduğumuza şahit oluyoruz. Belirli kalıplar içinde ilerleyen film, başından tahmin edilen finaliyle sonlanırken, seyirci katarsisin doruklarında salondan ayrılıyor. Film cesurca başlayıp eğlenceli bir parodi olduğunun sinyallerini verirken, hikâyeyi ilerletmekte zorlanan senaryosu sonlara doğru tökezliyor ve burada da bir fantezi filminin düştüğü en büyük hataya düşüyor. Zaten yarattığı dünyaya, film başlar başlamaz inanan seyircinin zekasını fazlasıyla hafife alıyor. Çünkü kendi yarattığı gerçeklik içinde de kendi kurallarına uymuyor ve seyirciye her türlü senaryo hatasını yutturum diyerek, bir noktadan sonra sıkıcı olmaya başlıyor. Akıl almaz karakter değişimleri, nerede ve nasıl o noktaya gelindiği anlaşılmayan sahneler silsilesi birbirini izliyor. Hele ki sonlara doğru her türlü Disney öyküsünü ele alalım dercesine, arka arkaya gelen klasikleşmiş peri masallarına olan göndermelerin zorlama olduğu o kadar göze batıyor ki, bütün hikâye kopuyor.
Tabii bu kadar şikayetten sonra birkaç iyi şeyi söylemeden geçmemek gerek. Filmin ilk bölümü gerçekten bu sene izleyebileceğimiz en eğlenceli dakikalara sahip. Amy Adams'ın şeker kıvamında performansı filmi izlenir kılan en büyük faktör. O kadar ki filmin içine girip Adams'ın canlandırdığı karaktere sarılmak ve onun en yakın arkadaşı olmak isteyebilirsiniz. Vücut dilini, sesini ve mimiklerini kullanarak Adams yıllardır izlediğimiz Disney filmlerindeki çizgi karakterlerin naifliği ile nazikliğini bize hissettiriyor ve bu filmle gerçekten bir film yıldızı olduğunu kanıtlıyor. Adams'ın içinde olduğu her sahne enerji, mutluluk ve heyecan dolu. Bunun yanında kötü kalpli cadı rolünde Susan Sarandon hiç görmediğimiz yeteneklerini gösterme fırsatını buluyor ve kısa rolünde gerçekten eğlenceli ve aynı zamanda korkutucu bir performans veriyor. Fakat filmle ilgili asıl değinmek istediğim nokta "Manhattan'da Sihir"in, "Buz Devri"nin ("Ice Age", 2002) minik sincabı Scrat'le şirinlik konusunda rekabet edebilecek derecede sevimli ve komik sincabı. Aynı "Buz Devri"nde olduğu gibi, "Manhattan'da Sihir"de de sincap karakterini ana hikâyeye bağlı olan kendine has öyküsünde izliyoruz, ve son yılların en kahkaha dolu dakikalarını geçiriyoruz diyebilirim.
Her ne kadar çok fazla sırıtan senaryo hataları ve aynı sıkıcı, muhafazakâr Disney mesajlarıyla örülü olsa da, Amy Adams'ı ve küçük sincabı izlemek için "Manhattan'da Sihir" tekrar tekrar izlenebilir. Ama gerçekten sinema tutkunu bir insan olarak, iyi bir film izleyeceğiniz umuduyla sinemalara koşarsanız, bence büyük bir hayal kırıklığına uğrayacaksınız.
Oscar'a Doğru Durum Raporu
Filmin zaten büyük kategorilerde şansı olamayacağını söylemek için alim olmaya gerek yok. Asıl nokta yukarıda da belirttiğim gibi Amy Adams. Amerika'da hem eleştirmen hem de seyirci bazında filmle ilgili en fazla bahsi geçen kişi. Gerçekten izlemeye doyulmaz bir performans veren Amy Adams, filmin iyi gişe başarısıyla beraber gündeme oturmuş durumda. Bu yüzden bu sene ne olacağı belli olmayan En İyi Kadın Oyuncu kategorisinde aday olması hiç şaşırtıcı olmaz. Hatta belki büyük ödüle bile uzanabilir. Bunun yanında kesin gözüyle bakılan komedi ya da müzikal filmde En İyi Kadın Oyuncu dalında alacağı Altın Küre adaylığı ve büyük ihtimal ödülün kendisi, Amy Adams'ın şansını oldukça yükseltecek. Ayrıca Adams akademinin yabancı olmadığı bir isim, 2006 yılında "Junebug" (2005) filmi ile En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu kategorisinde bir Oscar adaylığı almıştı ki kimilerince son yılların en iyi yardımcı performanslarından biri olduğu iddia ediliyor ve Oscar'ı alması gerektiği düşünülüyordu.
Bunun yanında filmin en eğlenceli müzikal bölümlerinden birinde Adams tarafından seslendirilen "Happy Working Song" adlı şarkının adaylık almasına kesin gözüyle bakılıyor. Akademi'ye hiç yabancı olmayan Oscar ödüllü müzisyen Alan Merken'in bestelediği parçanın büyük ödül için de şansı yüksek. Bu sene En İyi Makyaj kategorisi biraz kalabalık olsa da "Manhattan'da Sihir"in makyaj çalışmasının dikkate alınması gerektiğini söyleyebilirim, bunun yanında En İyi Kostüm Tasarımı dalında da düşük de olsa filmin bir şansı olabilir.


Kanal'1 de bu akşam saat 21:20'de Jackie Chan'den soluk soluğa izleyeceğiniz bir macera Altın Yumruk İstanbul'da ekrana geliyor.











