
Sadece İtalyan sinemasına değil, dünya sinemasına yaptığı katkılar ve farklılıklarla yenilikçiliğin simgesi haline gelen ünlü yönetmen Michelangelo Antonioni 94 yaşında aramızdan ayrıldı. Ingmar Bergman ve Michel Serrault'un ardından Michelangelo Antonioni ölümü sinema dünyasını bir kez daha yasa boğdu.
1912 yılında İtalya'nın kuzey doğusundaki Ferrara'da doğan ve Bolonya Üniversitesinde ekonomi eğitimi gören Michelangelo Antonioni, 1930'ların İtalyan komedilerini çok sert dille eleştiren yazılarıyla tüm dikkatleri üzerine çekti.
1940'larda İtalyan ulusal sinema okulu Centro Sperimentale'ye yazılan Antonioni, kısa bir süre içinde senaryo yazarlığına başladı, Roberto Rossellini ve Enrico Fulchignoni gibi yönetmenlerle birlikte çalışma şansı yakaladı.
Yönetmenliğe 1950'de 'Cronoca di un Amore' (Bir Aşkın Güncesi) adlı filmle adım atan ünlü yönetmen ancak 1960 Yılında çevirdiği ve Cannes Film Festivalinde Jüri özel ödülünü alan 'L'avventura' (Macera) filmiyle uluslararası sinema çevrelerinde adını duyurmayı başardı. 1966 yılında çevirdiği 'Blow Up' (Cinayeti Gördüm) adlı ilk İngilizce filmi ile hafızalara kazandı.
Blow Up (Cinayeti Gördüm), iki Oscar ödülüne aday gösterilmiş ve Cannes Film Festivali'nde 'Altın Palmiye' ödülünü kazanmıştı.
'La Signora Senza Camelie' (Kamelyasız Kadın), 'La Notte' (Gece), 'L’Eclisse' (Güneş Tutulması), 'Il Deserto Rosso' (Kızıl Çöl), 'Zabriskie Point' (Zabriskie Noktası), 'Professione: Reporter' (Yolcu) yönetmenin diğer önemli eserleri arasında yeralıyor.
Geçirdiği felç nedeniyle 1985 yılından bu yana kamera gerisinde çalışmak zorunda kalan Antonioni, "Film çevirmek benim için yaşamak demek" sözleriyle sinema tutkusunu dile getirdi.
Modern sinemanın öncülerinden sayılan usta yönetmen, eserlerinde ağırlıklı olarak insan ilişkileri yabancılaşma, iletişimsizlik ve kadın-erkek uyumsuzluğu gibi sorunları işlemişti.
Yaşamına birçok ödül sığdıran Antonioni'ye 1995 yılında sinemaya katkılarından dolayı özel Akademi Ödülü verilirken, 1996 yılında Uluslararası İstanbul Film Festivali jürisi tarafından Yaşam Boyu Başarı ödülüne layık görülmüştü.
Antonioni'nin beyazperdeye son dokunuşu, 2004 yılında Steven Soderbergh ve Wong Kar Wai'yle birlikte çalıştığı 'Eros' üçlemesinin bir parçası olan 'The Dangerous Thread of Things' (Olayların Tehlikeli Dizilişi) ile oldu.
- Sinemaya isim bulan kazanıyor!
- Keanu uzaylı bilge olma yolunda!
- Örümcek Adam DVD'si Ekimde
- Dünyanın en iyi yönetmenleri
- Çerkesleri anlatan belgesel gösterimde...
- İstanbul Modern: Bağdat Yanıyor!
- Semum'cular dualara sığınıyor
- Sweeney Todd'dan ilk görüntüler
- Takva'ya bir ödül de Saraybosna'dan!
- Detmold'da Türk Filmleri Haftası
- Bu filmde 3'ü birarada
- Bu yaz sinema salonları doldu taştı
- Barbarella geri dönüyor!
- Beynelminel bu akşam Beşiktaş'ta
- En kötü film uyarlamaları arasında 3 Türk yapımı



Fox'da bu akşam 23:00'da başrollerini Robert Redford, James Gandolfini ve Mark Ruffalo'nun paylaştıkları Son Kale (The Last Castle 2001) adlı film ekrana geliyor.

Vücudundan kurtul, sadece zihnin ve ruhunla yaşa, o zaman toprak altında da nefes alabilirsin.
Cüneyt Arkın






Seanslar
Fragman
