Kayıt
Modern zamanların masalcı babası Miyazaki...
Sinema.com 6 Temmuz 2007, Cuma 00:00
Çizmeye ilk başladığı dönemde en büyük idolü Osamu Tazuka'nın fazla etkisinde kaldığını ve çizimlerinin Tazuka'nın çizimlerinin birebir kopyası olduğunu düşünerek o güne kadar çizdiklerini yakan ve kendi tarzını oluşturmaya karar veren, hayal gücü karşısında hayranlıkla eğilinecek bir isim... Hayao Miyazaki...

Modern zamanların masalcı babası Hayao Miyazaki’nin dördü daha önce Türkiye’de gösterime girmemiş olan altı filmi bu hafta vizyonda... Dolayısıyla O’nun yarattığı dünyada kaybolmak isteyen bir çok anime tutkunu da oldukça mutlu.

5 Ocak 1941 yılında Tokyo'da doğan Hayao Miyazaki için başarısı dünyaca ünlü bir Japon çizgiroman ve çizgifilm ustası demek az bile kalabilir.

Kariyeri boyunca hem pek çok uzun metrajlı çizgifilme, hem de Japonya'da manga olarak adlandırılan çok sayıda çizgiromana imza atan Miyazaki, özellikle son zamanlardaki eserlerinin büyük bir kısmında yönetmenliğin yanısıra metin yazarlığı da yaptı.

Ünü şimdilerde Japonya sınırlarını aşan Miyazaki Oscar’ı kazandığı 2002 yılına kadar çizgi film çevreleri dışında batıda pek tanınmıyordu. Kendisine bu ödülü getiren Ruhların Kaçışı adlı film Japonya'da gişe rekorları kırdı. Bu rekor Titanik filminden önce, 1997'de yönetmenliğini yaptığı Prenses Mononoke filmi ile gene Miyazaki'ye aitti.

Türkiye'de Isao Takahata ile beraber yaptığı Heidi dizisiyle de tanınan Miyazaki bu serinin sahne tasarım ve düzenlemesini yaptı.

1958 yılında, ilk renkli anime filmi olan Hakuja Den’i izleyen Miyazaki, bu filmin etkisi altında kalarak animasyon ile ilgilenmeye başlar. Ayrıca, çizgiroman çizeri olmak ister, ama o güne kadar sadece uçak ve savaş gemileri çizdiğini ancak hiç insan figürü çizemediğini fark eder.

1962 yılında Japon imparatorluk ailesiyle yakın bağları olan Gakushuin Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler ve Ekonomi okurken Marksist düşünceden etkilenir. Bu arada okuldaki çocuk edebiyatı çalışma grubuna katılır.

Ertesi yıl okuldan mezun olduktan sonra, Toei Animasyon Şirketi’nde animatör olarak çalışmaya başlar. Şirkette en alt seviyede çalıştığı halde, üstün yeteneğiyle kısa sürede üstlerinin ilgisini çeker. 1964 yılında çekilen Okami Shonen Ken (Wolf Boy Ken) adlı TV serisinin yönetmenliğini yaparken ilk defa Miyazaki ile çalışma fırsatı bulmuş olan Takahata Isao ile beraber şirket sendikasında çalışmaya başlar. Bu birliktelik, günümüze kadar süren çok önemli bir beraberliğin başlangıcı olmuştur.

Takahata ve animasyon yönetmeni Otsuka ile 1965 yılında çekimlerine başladıkları Taiyo no Oji Horus no Daiboken (The Little Norse Prince Valiant) adlı anime film ancak üç sene sonra 1968 yılında gösterime çıkar. Bir büyücüye karşı ailelerini korumaya çalışan köylülerin çabalarını anlatan bu film, aldığı olumlu eleştiriler ve kazandığı ün ile Miyazaki’nin kariyeri için önemli basamak oluşturur.

1969 yılında, Charles Perrault’un Çizmeli Kedi adlı kitabından yola çıkılarak hazırlanan Nagagutsu wo Haita Neko (Puss in Boots) adlı anime filminde Miyazaki animatör olarak görev aldı ve filmin yapımında kilit rol oynadı. Film Moskova Film Festivali’nde ödül kazandı.

1971 yılında Stüdyo A Pro’ya transfer olan Miyazaki, Takahato ile Heidi serisini yaptı. 1978’de ilk Tv serisi olan Conan’ı yönetti. Bir sene kadar sonra ilk animasyon filmi olan The Castle of Cagliostro’yu çekti.

Miyazaki’yi tüm dünyada üne kavuşturan Rüzgarlı Vadili Nausicaä, (1984) oldu. Filmin yakaladığı başarıdan sonra Takahato ile birlikte Stüdyo Ghibli’yi kurmaya karar verdi.

1989’da Cadı Dağıtım Servisi  (Kiki's Delivery Service) 1992’de Kızıl Domuz (Porco Rosso)’yu beyazperdeye taşıdı.

Özellikle Prenses Mononoke’den sonra gelen başarıyı 52. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde Altın Ayı’yı ardından 75. Akademi Ödülleri'nde En İyi Animasyon Oscar’ını kazanan Ruhların Kaçışı izledi.

Bir çok çizgi romana da imza atan Miyazaki, 2004’de Diana Wyanne Jones’un romanından uyarlanan Howl’s Moving Castle ile izleyicilerinin karşısına çıktı.

Her sene Amerika’nın Bilim Kurgu ve Fantezi Yazarları (Science Fiction and Fantasy Writers of America / SFWA) tarafından dağıtılan Nebula Ödülleri geçtiğimiz mayıs ayında  (2007) Miyazaki’nin Yürüyen Şato (Howl’s Moving Castle) isimli filmini “En İyi Hikaye” ödülüne layık görüldü.

Geçtiğimiz günlerde yapımcı şirket Toho tarafından Hayao Miyazaki'nin en son anime filmi Gake no ue no Ponyo'nun (Ponyo on a Cliff) 2008 yazında vizyona gireceği duyuruldu. Sosuke adında 5 yaşındaki bir çocuk ile Ponyo isimli insan olmak isteyen bir balığın etrafında şekillenecek hikaye'deki ana karakter Sosuke'nin Hayao Miyazaki'nin oğlu Goro Miyazaki'den esinlenilerek yaratıldığı ifade ediliyor ve daha şimdiden anime fanatikleri tarafından merakla bekleniyor.

Meraklısına...

Fotoğraf çektirmekten nefret ediyor, bu  yüzden çok az fotoğrafı var.
Zaman zaman O'ndan "Walt Disney of Japan," olarak söz edilse de, Miyazaki bu lakaptan nefret ediyor.
Çoğu filminde doğaya, çevreye ve insanların bunlara zararlarına atıfta bulunuyor.
Sıklıkla Jô Hisaishi'nin müziklerini kullanır.
Filmlerinde uçabilen karakterlere rastlanır.
Domuz karakterini sıkça kullanmasının sebebi domuzu kendisiyle özdeşleştirmiş olması ve kendini filmde oynuyor gibi hissetmesidir.
Japon mitlerindeki tanrıları , yaratıkları görmek mümkündür.

Toplam 2 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.

TV'de bugün
Takvim Kızları (11 Ekim 2008 20:45 Tv8)
Helen Mirren, Julie Walters, John Alderton, Linda Bassett, Annette Crosbie ve Philip Glenister'ın oynadığı "Takvim Kızları" adlı film bu akşam 20:45'te Fox ekranlarında...
Replik
Serseri Aşıklar
Frenleri kullanma; arabalar gitmek için yapılmıştır, durmak için değil!
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com