Yüzüklerin Efendisi: Yüzük Kardeşliği

Murat Özer 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Fantastik sinemada uzun zamandır beklenen açılmayı sağlayacak bir film görüntüsü veren “Yüzüklerin Efendisi: Yüzük Kardeşliği”nin, Tolkien’ın edebiyat dünyasında yaptığı devrime yakın bir etkisi var.
DIGITURK / 1 FİLM
28 Şubat - 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 Mart
09.00 - 12.00 - 15.00 - 18.00 - 21.00 - 00.00 (altyazılı)
(Vizyon Salonları - Salon 4)
07.30 - 10.30 - 13.30 - 16.30 - 19.30 - 22.30 - 01.30
(Vizyon Salonları - Salon 5)
Bir dünya yaratmak; coğrafyasıyla, ırklarıyla, diliyle, duruşuyla, bakışıyla, ilişkileriyle, iletişimiyle, iyisiyle, kötüsüyle, gücüyle, zayıflıklarıyla, değişkenliğiyle, azametiyle ve daha bir yığın dinamiğiyle... Fantastik edebiyatın halen aşılmamış ve yakın zamanda da aşılması beklenmeyen pîri John Ronald Reuel Tolkien, “Yüzüklerin Efendisi” adlı üçlemesiyle yaklaşık 50 yıl önce böylesi bir dünya yarattı. Bu dünyanın kahramanlarını okuyarak özümseyen nesiller yetişti, fanatikler ordusu vücuda geldi. 1978’de bir animasyon uyarlaması yapıldı “Yüzüklerin Efendisi”nin, ama beklenen bu değildi.
Üçlemenin capcanlı karakterlerle beyazperdeye aktarılacağı duyulunca, kimi fanatiklerin sert tepkileri gündeme geldi; Tolkien’ın yarattığı ‘orta dünya’nın kendi imgelem güçlerine bırakılmasını istediler. Öte yandan sinemaya uyarlanması ve yıllardır okuyarak ‘arkadaş’ oldukları karakterlerin birer bedene kavuşması gerektiğini düşünen hayranlar da vardı. Sonunda filmler çekildi ve büyük bir tanıtım kampanyasıyla üçlemenin ilk halkası “The Lord of the Rings: The Fellowship of the Ring” (Yüzüklerin Efendisi: Yüzük Kardeşliği) gösterime girdi. Bizler de keyif katsayısı sınırlara dayanan görsel-işitsel bir dorukla buluşma şansını yakaladık böylece...
Öyküyü anlatmak ne derece gerekli bilmiyoruz, ama birkaç kelimeyle özetleyelim... Dünyaya hükmetme gücü veren bir yüzük, onu ele geçirmeye çalışan Karanlıklar Efendisi Sauron (Sala Baker) ve ordusu, rastlantısal biçimde kaderi yüzükle birleşen genç Hobbit Frodo (Elijah Wood) ve arkadaşlarının onu önce korumak, sonra da yok etmek için harcadıkları çaba... Bu özetle ne kadar tatmin olduğunuz tartışılır, ama işin keyfinin kaçmaması için fazlasını isteyeceğinizi de sanmıyorum doğrusu.
‘Dehşetengiz’ ilk dönem filmleriyle ‘küçük çaplı’ bir hayran kitlesi edinen Yeni Zelandalı yönetmen Peter Jackson imzalı yapım, fantastik sinemada uzun zamandır beklenen açılmayı sağlayacak bir film görüntüsü veriyor. Tolkien’ın metni üzerinde ‘gedik vermeden’ gezinen film, yazarın yarattığı ‘orta dünya’yı -‘bakir sayılabilecek’ Yeni Zelanda’yı mekân olarak seçmiş olmasının da katkısıyla- ustalıkla görselleştiriyor. Oyuncu seçimi ve her oyuncunun karakterleri üzerindeki yoğunlaşma çabaları da filmin etkisini artıran unsurların başında geliyor.
Tolkien’ın uzun yıllara yayılan bir çalışmayla altından kalkabildiği ‘ırklar ve diller’ meselesi, filmin de ilk planda göze ve kulağa çarpan özelliği. Yazarın yaratıcılığın sınırlarını zorlayıp kurguladığı bu dünya, Jackson’ın filmine de olabildiğince etkin bir şekilde yansıyor. Hobbitler, Elfler, Cüceler ve insanlardan oluşan karakterler mozaiği, özellikle kısa boylu (cüce değil) Hobbitler üzerinde yoğunlaşan bilgisayar desteğiyle, kusursuza yakın bir ‘edebiyattan sinemaya geçiş’ süreci yaşatıyor.
Fantastiğin temel özelliklerini; kahramanlık, iyi-kötü çatışması, büyü, olağanüstülük, ‘başka bir dünya’ya açılan kapı, heyecan, tempo, sürpriz ve en önemlisi de kaderciliği bünyesine hapseden “Yüzüklerin Efendisi: Yüzük Kardeşliği”, ruhumuzun derinliklerine inerek kısmi ‘ruh tutulması’na neden oluyor.
Bülent Somay’ın dediği gibi, ‘inanmama duygumuzu askıya alarak’ izledik bu fantastik başyapıtı. Öte yandan da inanmak, bir parçası olmak istedik bu dünyanın; tıpkı çocukluk ve ilk gençlik yıllarımızda karşımıza çıkan çizgi romanları okurken olduğu gibi...
Tolkien’ın edebiyat dünyasında yaptığı devrime yakın bir etkisi var filmin. Öyle görünüyor ki, bu yapıt (üçü bir arada) da fantastik sinemada uzun süre aşılamayacak. Aşılmasını bekleyen de yok anladığım kadarıyla.
THE LORD OF THE RINGS: THE FELLOWSHIP OF THE RING
Yönetmen: Peter Jackson - Senaryo: Fran Walsh, Philippa Boyens, Peter Jackson (Roman: J.R.R. Tolkien) - Görüntü: Andrew Lesnie - Müzik: Howard Shore (Şarkı: Enya) - Kurgu: John Gilbert - Oyuncular: Elijah Wood (Frodo Baggins), Ian McKellen (Gandalf), Viggo Mortensen (Aragorn), Sean Astin (Samwise 'Sam' Gamgee), Liv Tyler (Arwen), Cate Blanchett (Galadriel), John-Rhys Davies (Gimli), Billy Boyd (Peregrin 'Pippin' Took), Dominic Monaghan (Meriadoc 'Merry' Brandybuck), Orlando Bloom (Legolas Greenleaf), Hugo Weaving (Elrond), Sean Bean (Boromir), Ian Holm (Bilbo Baggins), Christopher Lee (Saruman), Andy Serkis (Gollum), Marton Csokas (Celeborn), Craig Parker (Haldir), Lawrence Makoare (Lurtz), Sala Baker (Sauron) - 2001 Yeni Zelanda-ABD (New Line Cinema / The Saul Zaentz Company / WingNut Films) yapımı - 170 dk. - Bütçe: 109 milyon dolar - Ödüller ve adaylıklar: Oscar ödülü (En iyi görüntü, müzik, makyaj, görsel efektler), Oscar adayı (En iyi film, yönetmen, uyarlama senaryo, yardımcı erkek oyuncu-Ian McKellen, şarkı-May It Be, kurgu, ses, kostüm, sanat yönetimi), BAFTA ödülü (En iyi film, yönetmen, görsel efektler, makyaj/saç), BAFTA adayı (En iyi erkek oyuncu-Ian McKellen, uyarlama senaryo, görüntü, müzik, kurgu, kostüm, ses, yapım tasarımı), Altın Küre adayı (En iyi film, yönetmen, müzik, şarkı-May It Be), MTV sinema ödülü (En iyi film, yeni erkek oyuncu-Orlando Bloom), MTV sinema ödülü adayı (En iyi erkek oyuncu-Elijah Wood, kötü karakter-Christopher Lee, dövüş sahnesi-Christopher Lee/Ian McKellen, aksiyon sahnesi)
Henüz kimse yorum yapmamış.



Kontrat (21 Ağustos 2008 22:30 Star)
Morgan Freeman, John Cusack ve Jamie Anderson'ın oynadığı Kontrat adlı film bu akşam 22:30'da Star ekranlarında...
Morgan Freeman, John Cusack ve Jamie Anderson'ın oynadığı Kontrat adlı film bu akşam 22:30'da Star ekranlarında...

Ölü Ozanlar Derneği
Cesur olmanın yeri ayrı, tedbirli olmanın yeri ayrıdır. Akıllı insan hangisinin yeri geldiğini anlayandır.
John Keating
Cesur olmanın yeri ayrı, tedbirli olmanın yeri ayrıdır. Akıllı insan hangisinin yeri geldiğini anlayandır.
John Keating






Seanslar
Fragman
