Viyana'da 'karşılaştırmalı' Amerikan tarihi

Esin Küçüktepepınar 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Efsane Marlon Brando'nun incelikli bir edayla sistem karşıtı tavrını izleğimiz bir belgeselin yanında "How Arnold Won the West" ile Arnold Schwarzenegger'in Kaliforniya seçimlerine tanık oluyoruz. Özellikle Amos Vogel (resimde) seçkisi gibi bölümleriyle Viennale öylesine retro ve aynı zamanda geleceğe dönüktü.
Sinemacının filmlerini izleyiciyle buluşturma yeri olduğu kadar festival programcılarının da sectikleri filmler üzerinden bize bir sey anlatmaya calıştıkları bir etkinlik olabiliyor festivaller. 42. Viyana Film Festivali ya da “Viennale” bu yılki programında da globalizasyon ve Hollywood sinemasının baskın anlayışına karşı tavrını yakın tarihten politik filmler ve belgesellerle belirlemiş. Genelde Avant-garde yapımlara verdiği önemle öne çıka festival, “5x2” gibi François Ozon’un yeni filmi veya ‘Fear East’ gibi Uzakdoğu korku sinemasından oluşan son dönem seçkisinin yanısıra trend yakalamanın ötesinde bir tavır ve içerik oluşturumuş. Geçen aylarda kaybettiğimiz efsane Marlon Brando’nun incelikli bir edayla sistem karşıtı tavrını izleğimiz yarım saatlik belgesel, aktörün 1966’da TV kanallarına verdiği söyleşilerden yorumsuz derlenmiş. Bunun yanında “How Arnold Won the West” ile Arnold Schwarzenegger’in Kaliforniya seçimlerine tanık oluyoruz. Özellikle retrospektif bölümleriyle Viennale öylesine retro ve aynı zamanda geleceğe dönük.
Perşembe günü sona eren iki haftalık festivalin ‘ağır’ topları vardı. Viyana, tüm zamanların üç özel kadın oyuncusunu ağırladı. Lauren Bacall 80 yaş enerjisinin çok ötesinde, karşımızdaydı. Özellikle kocası Humpry Bogart ile rol aldığı kara filmlerin ‘femme fatal’ı Bacall’a adanan özel bölümde “Büyük Uyku”nun vizyon öncesi kesilmemiş versiyonunu da izlemek mümkün oldu. ‘Kadını Tasarlamak’ adlı bu özel bölümle gelen efsane oyuncu bugün basın ve sinemaseverlerle buluşarak Hollywood’da bir kadın star olmanın ‘sancılarını’ anlattı. Festivalin son günündeki bir baska efsane isim, Catharine Deneveu de son filmi “Rois et Reine/Krallar ve Kraliçe” ile gelmişti. Gerçek süpriz ise kuşkusuz Silvia Cyristal oldu. “Silvia Cyristal-Paris” adlı belgeselliyle gelen 1970’lerin bu ünlü erotik figüru 70’lerin dönem yaşadıklarını bizzat anlattı. “Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak” filminin yanısıra festivalin ‘bizden’ konuğu ise Zeki Demirkubuz’du. İki yıl önce beş filmlik retrospektifini yapan Viyana’ya bu yıl “Bekleme Odası” ile gelen Demirkubuz’a seyirci ilgisi büyük oldu. Ancak zaten festival izleyicisi bir hayli tutkulu. “Metallica: Some Kind of Monster” adlı keyifli belgeselinin gösterimine grubun hayranlarının adeta konser havasında bir coşkuyla katılması sadece bir örnek.
ABD’de yaşayan sinemacı ve teorisyen Jean Pierre Gorin’in seminerlerine de ilgi büyük. Onun Jean-Luc Godard ile birlikte çalıştıkları erken dönem filmlerinin ardından yapılan sahne sohbetlerinin günün ilk ışıklarına kadar sürmesi de sadece Viennale’ye özgü gibi. Godard ve Gorin ikilisinin Jane Fonda’nın Hanoi ziyareti sırasında Vietnamlı komünistlerle birlikte yer aldığı fotoğraflar üzerinden medya ve Hollywood star sistemini eleştirdikleri 1972 tarihli “Letter to Jane/Jane’e Mektup” veya Gorin’in son dönem çalışmaları büyük ilgi gören filmler arasında. ABD’nin en zengin isimlerinden William Randolph Hearst’ün kızının kaçırılma öyküsü üzerinden 1970’ler Amerika’sında politik çalkalanmayı anlatan “Guerilla: Taking Patty Hearst” adlı yeni belgesel de politik manevraların 30 yıl öncesinden günümüzde nasıl şekillediğini resmediyor. 1950’lerde New York’ta hobi olarak başladığı film gösterimlerini ‘Cinema 16’ adıyla klüpleştirerek düzenli bir etkinlik haline getiren, tüm sansür ve engellemelere karşın ABD ve Avrupa avant-garde sineması için devrim yaratan Amos Vogel (Resimde) seçkisi de sinemaseverler için bulunmaz bir nimet. Uzun metraj, belgesel ve kısa film olarak yaklaşık 300 filmin yeraldığı festivalin ‘sıkı’ bölümlerinden birisi de Avusturya sinemasının ikj avant-garde ismi Daniele Huillet ve Jean-Marie Straub’a adanmış. Bir de onlardan, kendilerinin anti tezi sayılabilecek bir John Ford filmleri seçkisi yaptırılması da kuşkusuz esprili bir yaklaşım.
Japon sinemasının önemli yönetmenlerinden Koreeda Hirokazu da altı filmiyle festivalde. Bu yıl Cannes’da başrol oyuncusu genç Yuga Yariga’ya en iyi oyuncu ödülü kazandıran “Nobody Knows” adlı filminin de yer aldığı seçkisiyle 41 yaşındaki Hirokazu, bu coğrafyada popüler korku yapımlarının yanısıra ‘sakin’ akan sağlam bir sinemanın da varolduğunu hatırlatıyor.
Henüz kimse yorum yapmamış.


Tuya'nın Evliliği (2 Aralık 2008 22:00 CNBC-e)
Quanan Wang’ın yönettiği ve Nan Yu, Bater, Sen Ge ile Zhaya’nın oynadığı "Tuya’nın Evliliği" adlı film bu akşam 22:00da CNBC-e ekranlarında...
Quanan Wang’ın yönettiği ve Nan Yu, Bater, Sen Ge ile Zhaya’nın oynadığı "Tuya’nın Evliliği" adlı film bu akşam 22:00da CNBC-e ekranlarında...

Dünyayı Kurtaran Adam
Vücudundan kurtul, sadece zihnin ve ruhunla yaşa, o zaman toprak altında da nefes alabilirsin.
Cüneyt Arkın
Vücudundan kurtul, sadece zihnin ve ruhunla yaşa, o zaman toprak altında da nefes alabilirsin.
Cüneyt Arkın







Seanslar
Fragman


