Oscar 'deformasyonu' sever

Esin Küçüktepepınar 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Oscar gecesinin en gözde isimlerinden birisi 'Cani' filmindeki 'itici' görünüşüyle en iyi kadın oyuncu Oscar'ını alan güzeller güzeli Charlize Theron oldu. Hollywood 'sanat' adına imajda yapılan değişiklikleri pek seviyor, bir kez daha anlaşıldı.
Ama öncelikle çirkinleşecek kadar güzel olmak zorundasınız .
Ama öncelikle çirkinleşecek kadar güzel olmak zorundasınız .
Oscar öncesi tahminler bu yıl yerini buldu ve kazanacağına kesin gözüyle bakılan film ve oyuncular geceden mutlu ayrıldılar. Bunlardan birisi de güzeller güzeli Charlize Theron'ın kilolu ve çirkin bir seri cinayetler katili bir fahişeyi canlandırdığı 'Cani' ile aldığı en iyi kadın oyuncu Oscar'ydı. Eski model ve balerin b>Charlize Theron bu filmdeki rolü için tam 15 kilo almış, ayrıca takma dişler, çiller ve sivilcelerin hakim olduğpu ağır bir plastik makyajla tanınmaz bir hale gelmişti. Gecedeki ödül konuşmasında Theron, gözleri yaşlı bir şekilde makyaj sanatçısı Toni G.'ye "beni inanılmaz şekilde değiştirdiğin için çok teşekkürler" dedi ve ekledi "Bu yıl inanılmaz oldu."
Aslında 'inanılmaz' şeyler son üç yıldır ardarda oluveriyor.Geçtiğimiz yıl hatırlarsanız Nicole Kidman, "Saatlerdeki performansıyla 'burun farkıyla' Oscar kazanmıştı. Yani plastik makyajla beyazperdede tanınmayacak hale gelen güzel Nicole'ün sanat adına bu değişimi Oscar oylamasında pek takdir edilmişti. Kendisi de beyazperdedeki görünüşünü izledikten sonra zaten bizzat "bu görünüşümü ya çok gülünç bulacaklar ya da karakterin ve de filmin inandırıcılığına büyük katkıda bulunacağım" demiş. Gerçekten de bu tür aşırı oynamalar ve değişimler riskli şeyler ama biz şimdiye kadar Akademi'nin bu tür abartılı değişiklikleri takdir etmediğini pek görmedik hani.
Bir oyuncu olarak kişisel kimliğinizle de varolmaya çalışırsanız esas tehlike o zaman başlıyor galiba. Bunun için de özellikle güzel kadın oyuncular 'ciddi oyuncu konumuna ulaşmak için görünümlerini değiştirip farklı karakterleri canlandırmayı deniyorlar. Eski manken Halle Bery de dev Hollywood filmlerinin adeta 'aksesuar'ı bir güzel kadın olarak rol bulurken Monster's Ball ile kariyerinin yönünü değiştirdi. Bu filmdeki performansıyla geçtiğimiz yıl 'Oscar alan ilk siyahi kadın oyuncu' olaraK tarih de yazdı.
Biraz eskilere gidince, ünlü "Cleopatra'' filmiyle güzelliği ve çekiciliğiyle öne çıkan Elizabeth Taylor'ın da 1966 tarihli "Who's Afraid of Virginia Woolf?'' ile görüşünde yaptığı radikal değişikliği hatırlıypruz. Güzeller güzeli Taylor filmdeki performansına yardımcı olan gri saçlar ve rol için alınmış fazla kilolarla karşımızdaydı. Bu fiziksel değişim ona ikinci Oscar'ını kazandırmıştı. Kilo alıp verme olayı erkekler de eksik değil. Robert De Niro, 1980 tarihli "Raging Bull'' filmi için tam 30 kilo almıştı. O günden bu yana starların bu 'fiziksel değişimi' süredurdu. Russel Crowe da "Gladyatör"'den önce kilo alıp saçlarını aklaştırmış da öyle oynamıştı "The Insider''da...
Meselenin esasına gelirsek; bu değişim Hollywood tarafından her zaman ödüllendirilmiyor. Esas ününü, Sessiz sinema döneminin önemli aktörü Lon Chaney mesela. Gerçek yüzünü saklamasıyla ünlü, 'Binbir Surat' lakaplı Chaney, "Notre Dame'ın Kamburu/The Hunchback of Notre Dame'', Opera'daki Hayalet/The Phantom of the Opera'' ve "A Blind Bargain'' gibi filmlerde rol almıştı. Kendi plastik makyajını kendi geliştiren ve yaratıcı değişiklikler bulan Chaneyye dev Hollywood yapımlarında "esas oğlanı" canlandırma şansı verilmedi. Oyuncu olarak tüm başarısına ve canlandırdığı karakterlerdeki 'değişikliklere' rağmen gözardı edildi.
Galiba oyunun kuralları çok açık. Öncelikle çirkinleşecek kadar güzel olmak zorundasınız Hollywood'da.. Kimbilir, Charlize Theron'ın başarısı biraz da bundandı...
Aslında 'inanılmaz' şeyler son üç yıldır ardarda oluveriyor.Geçtiğimiz yıl hatırlarsanız Nicole Kidman, "Saatlerdeki performansıyla 'burun farkıyla' Oscar kazanmıştı. Yani plastik makyajla beyazperdede tanınmayacak hale gelen güzel Nicole'ün sanat adına bu değişimi Oscar oylamasında pek takdir edilmişti. Kendisi de beyazperdedeki görünüşünü izledikten sonra zaten bizzat "bu görünüşümü ya çok gülünç bulacaklar ya da karakterin ve de filmin inandırıcılığına büyük katkıda bulunacağım" demiş. Gerçekten de bu tür aşırı oynamalar ve değişimler riskli şeyler ama biz şimdiye kadar Akademi'nin bu tür abartılı değişiklikleri takdir etmediğini pek görmedik hani.
Bir oyuncu olarak kişisel kimliğinizle de varolmaya çalışırsanız esas tehlike o zaman başlıyor galiba. Bunun için de özellikle güzel kadın oyuncular 'ciddi oyuncu konumuna ulaşmak için görünümlerini değiştirip farklı karakterleri canlandırmayı deniyorlar. Eski manken Halle Bery de dev Hollywood filmlerinin adeta 'aksesuar'ı bir güzel kadın olarak rol bulurken Monster's Ball ile kariyerinin yönünü değiştirdi. Bu filmdeki performansıyla geçtiğimiz yıl 'Oscar alan ilk siyahi kadın oyuncu' olaraK tarih de yazdı.
Biraz eskilere gidince, ünlü "Cleopatra'' filmiyle güzelliği ve çekiciliğiyle öne çıkan Elizabeth Taylor'ın da 1966 tarihli "Who's Afraid of Virginia Woolf?'' ile görüşünde yaptığı radikal değişikliği hatırlıypruz. Güzeller güzeli Taylor filmdeki performansına yardımcı olan gri saçlar ve rol için alınmış fazla kilolarla karşımızdaydı. Bu fiziksel değişim ona ikinci Oscar'ını kazandırmıştı. Kilo alıp verme olayı erkekler de eksik değil. Robert De Niro, 1980 tarihli "Raging Bull'' filmi için tam 30 kilo almıştı. O günden bu yana starların bu 'fiziksel değişimi' süredurdu. Russel Crowe da "Gladyatör"'den önce kilo alıp saçlarını aklaştırmış da öyle oynamıştı "The Insider''da...
Meselenin esasına gelirsek; bu değişim Hollywood tarafından her zaman ödüllendirilmiyor. Esas ününü, Sessiz sinema döneminin önemli aktörü Lon Chaney mesela. Gerçek yüzünü saklamasıyla ünlü, 'Binbir Surat' lakaplı Chaney, "Notre Dame'ın Kamburu/The Hunchback of Notre Dame'', Opera'daki Hayalet/The Phantom of the Opera'' ve "A Blind Bargain'' gibi filmlerde rol almıştı. Kendi plastik makyajını kendi geliştiren ve yaratıcı değişiklikler bulan Chaneyye dev Hollywood yapımlarında "esas oğlanı" canlandırma şansı verilmedi. Oyuncu olarak tüm başarısına ve canlandırdığı karakterlerdeki 'değişikliklere' rağmen gözardı edildi.
Galiba oyunun kuralları çok açık. Öncelikle çirkinleşecek kadar güzel olmak zorundasınız Hollywood'da.. Kimbilir, Charlize Theron'ın başarısı biraz da bundandı...
Henüz kimse yorum yapmamış.


Yedinci Kıta (The Seventh Continent) 5 Aralık 2008, 22:00, Cnbc-e
Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!
Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!









Seanslar
Fragman


