Forum » Filmler » Üçlemeler, seriler
En Müthiş Üçleme: Paramparça Aşklar ve Köpekler, 21 Gram Ve Babil...
En Müthiş Üçleme: Paramparça Aşklar ve Köpekler, 21 Gram Ve Babil...

Mesaj: 40
İnsanlara, hayatın basitliğini bu kadar güzel anlattığı için; filmlerin yönetmeni Alejandro Gonzales Inarritu'ye hayranım....


13 Nisan 2008, Pazar 00:17

Mesaj: 185bu 3 filmde arşivimde yer almakta ozellikle paramparça aşklar ve köpekler cidden muhtesemdi.tek mrk ettgm sey yonetmen bundan sonrakı fılmının kurgusunu yıne kesısen hayatlar olarak mı hazırlıycak yoksa degısık seyler denıycekmı
13 Nisan 2008, Pazar 00:33

Mesaj: 408Evet 3 değişik film birden arşivimde sadece 21 gram filmi var diğerlerine gerek yok
üç filmide sanatsal olarak da bakılabilir
üç filmide sanatsal olarak da bakılabilir
13 Nisan 2008, Pazar 11:49

Mesaj: 116iddaa ediyorum bu babil filmini beğenenler...açıklayamaz.
13 Nisan 2008, Pazar 12:00

Mesaj: 40Bu başlığı hazırlayan kişi olarak "globaldanger" nick'li arkadaşa cevap vermek isterim:
Her film bir edebi metindir. "Babil" filminde vurgulanan "küresel ısınma" (meksikalı bakıcının çocuklarla çölde susuz kaldıgında, boş pet şişeye basması), "emperyalist tüketim" ( amerikalı ailenin fas'ta medeniyetin uzagında cola içmesi), "metropol insanın yalnızlığı" (filmin son sahnesinde, gökdelenler arasında çıplak, savunmasız ve yapayalnız japon kızı..)..... her şeyin ötesinde Meksika düğününde çocukların eğlenmesi için yapılan "tavuk çevirme" oyunu bile halklar arasındaki farkları en güzel biçimde ortaya koyan sahnelerden biriydi.
Bence bu filmi sevmek için yetecek kadar neden var :-)
Her film bir edebi metindir. "Babil" filminde vurgulanan "küresel ısınma" (meksikalı bakıcının çocuklarla çölde susuz kaldıgında, boş pet şişeye basması), "emperyalist tüketim" ( amerikalı ailenin fas'ta medeniyetin uzagında cola içmesi), "metropol insanın yalnızlığı" (filmin son sahnesinde, gökdelenler arasında çıplak, savunmasız ve yapayalnız japon kızı..)..... her şeyin ötesinde Meksika düğününde çocukların eğlenmesi için yapılan "tavuk çevirme" oyunu bile halklar arasındaki farkları en güzel biçimde ortaya koyan sahnelerden biriydi.
Bence bu filmi sevmek için yetecek kadar neden var :-)
13 Nisan 2008, Pazar 12:16

Mesaj: 116Bak ben bir senaristim.En çok zorlandıım konu ise kafamdaki sahnenin yazılabilme aşmasıdır.Tam burada yetişemeyen tarafın metnin kendisi olduğunu hatırlatmak isterim.Her film bir edebi metin değildir.Filmler metinleri yansıtabildikleri, onlara yetişmeye çalıştıkları kadar değil senaryodan bir parçayı herkese farklı şekilde okutturabildikleri kadar film olurlar(dön başa bir daha oku).Sen aynı metni farklı okut bakıyım.
Filme getirdiğin yorum hakkında da...inan bana cevap verdiğin için söylemiyorum ama çok güldüm.Küresel ısınma kısmında koptum hatta.Ama gülmem çok doğal, açıklanamaz dediğime göre, açıklanmaya çalışılırsa komik olucağı kesindi.Filmlerdeki ince mesajlar konusuna ben de dikkat ederim.Repliklerde söylenmese de anlatılan şeyler benim de ilgimi çeker.Ama kabul edin bu film berbattıııııııııııı.berbattı.Hatta filme yaptığım yorumu da koyayım buraya.
Hayatımda izlediğim en popülist en berbat en kötü en artık dicek bişi bulamadığım bir film.Hiç bir şey an lat mı yor.Ama bir o kadar beğenmemiz gerektiği lanse ediliyor.Zaten bir altın palmiye almanın yolu bellidir.Burdan açıklıyorum hatta.
Bir sakat meksikalı çocuğu babası hep dövsün, çocuk hintli annesinden olan ablasına bakarak masturbasyon yapsın, sonra yanlışlıkla da kolsuz sağır dilsiz bir japon kızını öldürsün.
Ödül sizindir güle güle kullanın.
Bu filme resmen 10 puan verenler olduğunu görünce kendimi kaybetmiş olabilirim.Sinemadan vazgeçmeyin.Saygılar.
Yani ne diyorum...artık bırakın avrupa jürilerinin ağzıyla sinemayı yorumlamayı...insanlar inanıyor.Kirletiyorsun geleceğin sinemasını.
Filme getirdiğin yorum hakkında da...inan bana cevap verdiğin için söylemiyorum ama çok güldüm.Küresel ısınma kısmında koptum hatta.Ama gülmem çok doğal, açıklanamaz dediğime göre, açıklanmaya çalışılırsa komik olucağı kesindi.Filmlerdeki ince mesajlar konusuna ben de dikkat ederim.Repliklerde söylenmese de anlatılan şeyler benim de ilgimi çeker.Ama kabul edin bu film berbattıııııııııııı.berbattı.Hatta filme yaptığım yorumu da koyayım buraya.
Hayatımda izlediğim en popülist en berbat en kötü en artık dicek bişi bulamadığım bir film.Hiç bir şey an lat mı yor.Ama bir o kadar beğenmemiz gerektiği lanse ediliyor.Zaten bir altın palmiye almanın yolu bellidir.Burdan açıklıyorum hatta.
Bir sakat meksikalı çocuğu babası hep dövsün, çocuk hintli annesinden olan ablasına bakarak masturbasyon yapsın, sonra yanlışlıkla da kolsuz sağır dilsiz bir japon kızını öldürsün.
Ödül sizindir güle güle kullanın.
Bu filme resmen 10 puan verenler olduğunu görünce kendimi kaybetmiş olabilirim.Sinemadan vazgeçmeyin.Saygılar.
Yani ne diyorum...artık bırakın avrupa jürilerinin ağzıyla sinemayı yorumlamayı...insanlar inanıyor.Kirletiyorsun geleceğin sinemasını.
13 Nisan 2008, Pazar 13:07

Mesaj: 58Babili henüz izlemedim de diğer iki film de vazgeçilmezlerimden. : )
Çok güzel bi başlık olmuş.
Tebrikler...
Çok güzel bi başlık olmuş.
Tebrikler...
14 Nisan 2008, Pazartesi 18:25

Mesaj: 116
Mesaj: 24Arkadaşlar herkes her filmi sevecek diye birşey yok, her senarist güzel yazar diye de...
Ben Innaritu hayranı bi insan olarak Babili çok seviyorum ve bunun için de çok derinlere inmem gerekmiyor, birşey anlatmadığı falan da doğru değil ama belki size hitap edecek birşey anlatmamıştır ve dahası sadece oyunculukların ve kurgusunun yüzüsuyuna bile olsa o kadar da berbat bilmem ne falan denecek bir film olduğunu hiç düşünmüyorum. Babile berbat diyeceksek mesela vin diesel filmlerine ne diyelim bilmem.
Şahsım heyecanla yeni bir Innaritu filmiyle geçireceği saatleri bekliyor..
Ben Innaritu hayranı bi insan olarak Babili çok seviyorum ve bunun için de çok derinlere inmem gerekmiyor, birşey anlatmadığı falan da doğru değil ama belki size hitap edecek birşey anlatmamıştır ve dahası sadece oyunculukların ve kurgusunun yüzüsuyuna bile olsa o kadar da berbat bilmem ne falan denecek bir film olduğunu hiç düşünmüyorum. Babile berbat diyeceksek mesela vin diesel filmlerine ne diyelim bilmem.
Şahsım heyecanla yeni bir Innaritu filmiyle geçireceği saatleri bekliyor..
16 Nisan 2008, Çarşamba 11:45

Mesaj: 116Vin diesel'in filmlerinin kültürler arası etkileşimi anlatıyorum iddaası yok.
(bkz:elmalar, armutlar)
(bkz:elmalar, armutlar)
22 Nisan 2008, Salı 00:15

Mesaj: 138unsalesen arkadaş sadece hayranlığını dile getirmiş. Bir filme herkesin hayran kalması beklenmez. Babil i bende izledim. Ne çok kötü ne de çok iyi
Ancak eleştirin dozunu ayarlamak ve çok fazla iddaa da bulunmamak gerekir. diye düşünüyorum.
Ancak eleştirin dozunu ayarlamak ve çok fazla iddaa da bulunmamak gerekir. diye düşünüyorum.
22 Nisan 2008, Salı 10:00

Mesaj: 24Innaritu'nun şöyle bir iddiam var, onu açıklamak için de böyle bir film çektim dediğini hiç zannetmem, hatta hangi yönetmen böyle der de çeker onu da bilmem. Bir sanatçı kafasındakini hayata geçirir ona anlamlar yükleyen bizleriz. Herkes aynı anlamı yüklemez, herkes başka birşey bulur, bu da tartışılacak bir konu değil zaten.
22 Nisan 2008, Salı 10:44





