Forum » Filmler » Filmler
Kızımı Kurtarın [Gone Baby Gone, 2007]
Mesaj: 50
Ebeveyn olmak kimin hakkı?

Anneliğin bir kadın için en onurlu durumlardan biri olduğunu söylemek her ne kadar kimi aşırı feminist kadınları rahatsız etse de, bu böyledir son tahlilde. Kadın, anne olmakla erkek baba olmakla yaşamını anlamlı kılıyor bir bakıma.

Bu hafta gösterime giren Kızımı Kurtarın (Gone Baby Gone) filmi de ebeveyn olmak üzerene dokunaklı, elle tutulur bir o kadar da anlamlı şeyler söylemeyi başarıyor. Bir bakıma ebeveyn olmanın salt biyolojik bir edim olmadığını daha çok sosyal/psikolojik boyutunun olduğu sonucuna vararak mesajını ileten bir film. Nitekim, daha önce de “ebeveyn olmak” üzerine çekilen filmler olmuştu; ancak burada daha çok hissedilir olan dramdan çok bir sorgulama… polisiye gibi başlayan ve öyle de ilerleyen ancak daha çok biraz önce değindiğimiz meseleleri sorgulamayı hedefleyen başarılı bir film çıkmış ortaya.

Sözü çok uzatmadan kısaca filmin konusunu verelim: Özel detektifler Patrick Kenzie ile Angela Gennaro uzun süredir beraber çalışan iki ortaktır. Daha da ötesi sevgilidirler. Dört yaşındaki kayıp kız çocuğu Amanda McCready olayını aydınlatmak için isteksiz davranırlarsa da, Amanda’nın halası “hayır” cevabını kabul etmemektedir. Çocuğun annesi de hiç sempatik bir karakter değildir. İdeal bir ebeveyn olmaktan çok uzak, kendine acıyacak duruma düşmüş bir annedir. Küçük Amanda’nın kaçırılması olayına birilerinin sahip çıkması gerektiğini düşünen Patrick ile Angie, Bea McCready’nin yalvarmalarına daha fazla dayanamayıp soruşturmayı üstlenmeye karar verirler.

Polis memurları bu tip davalarda genellikle özel detektiflerle çalışmakta isteksiz olurlar. Amanda’nın kayıp olarak kaldığı her saatin, onun sonsuza kadar bulunamama ihtimalini artırdığının herkes farkındadır. Patrick ile Angie’nin, polislerin sahip olmadığı birtakım bağlantıları vardır. Amanda’nın ortadan kayboluşunun ardındaki ihanet ve yalanlar zinciri üzerindeki perdeyi kaldırmaya çalışırlar. Dört yaşındaki çocuğun sağsalim bulunma/kurtarılma ihtimali giderek azalmaktadır. Ancak Patrick ile Angie, çocuğu canlı bulmak uğruna kendi hayatlarını ve ilişkilerini ortaya koymaya kararlıdır.

Oynadığı çoğu filmde bir hayal kırıklığı olarak boy gösteren Ben Affleck kamera arkasında, sanırım daha başarılı…
“Mystic River”ın da yazarı olan Dennis Lehane’nin romanından uyarlanan, senaryosunu Ben Affleck ile Aaron Stockard’ın yazdığı filmde Boston yeraltı dünyasının en çirkin, en tehlikeli/belalı kesimlerinde kaçırılan 4 yaşındaki bir kız çocuğunu bulmaya çalışan iki özel detektifin içine girdiği gizemli bir kaçırılma öyküsü anlatılıyor.
“Good Will Hunting”in senaryosuyla Oscar ödülü kazanan oyuncu Ben Affleck’in ilk yönetmenlik sınavı “Gone, Baby, Gone”ın başrollerinde Casey Affleck (Ocean’s Eleven), Michelle Monaghan (Mission: Impossible III), Oscar ödüllü Morgan Freeman ve Oscar adayı aktör Ed Harris oynuyorlar. Casey Affleck’in hiç de iyi bir performans sergilemediğini söyleyerek haksızlık yapmış olayız kanımca. Ed Harris önemli ama üzerinde pek durulmayan bir rolde ancak böyle oynardı, Freeman bir görünüp yok oluyor zaten. Kısacası Freeman ve Harris’in varlığı filme hiçbir artı değer katmamış.

Kuşkusuz filmin Gizemli Nehir’e benzeyenler yönleri vardır, ancak bu benzerliklerden çok;
Filmin belki de tek handikabı mesajını iletme kaygısı içerisinde olduğunu açık etmesi. Romandaki çok katmanlı anlatım biraz daha yalınlaştırılarak anlatılabilirdi mesela. Çok bilinmeyenli bir denklemin filmin yarısında sırrını ortaya koyması belki de seyircinin daha önce bu ve buna benzer temalara sahip filmlerden edindiği tecrübedendir.

Filmin sonunda kendinizi bir sorgulamanın içinde bulmanız kaçılmaz. Bir yanda işi kitabına uygun yapmak diğer yanda bir daha gerçekçi olup olabilecekleri hesaplayarak hareket etmek… Siz hangisinden yanasınız? Filmin sonunda bunları sorun kendinize…
Mesaj: 50
not: Fİlmi, vizyona girdiği hafta izleyip yazmıştır. Yazıdaki bazı ifadeleri bunu göz önünde bulundurarak değerlendirin.
Mesaj: 0
filmimiz malum dennis lehane'ni aynı isimli romanından uyarlama hatta D&R mağazalrında filmin posteri kıtablarınabasılarak yeni bri asım yapılmış..
Romanını okumadıgım ıcın bısey dıyemeyeceğim ama böyle bir konu eminim ki kıtapda daha etkili bir şekilde anlatılmıştır..
zira film bir annenin vurdum duymazlıgı sonucu kacırılan kızına kıtlesel bır halk desteği ıle tekrar kavuşması nı anlatıyor.tam bır gazete baslıgı gibi yazdıgım bu cumle sonucunda eğer filmin morgan freeman tarafını fılmde ızlemeyıp haberlerde ızlesek morgan freemanın canlandırdıgı karaktere demedıgımız bırakmayız..ama yine filmde maalesef bir vicdan muhasebesi yapıp cocugu kacıran polisin baska bırının vıcdan muhasebesı sonucu haklı olması gerekirken göreceli yasalar gereği serefsiz polis sefi olarak kalması galıba filmin en büyük cilvesi..ancak bu fılm olayın gorukmeyen yuzune bır surprız yaparak kımın haklı kımın haksız oldugu kararını bız ızleyıcıye bırakarak cok güzel bir kurguyla bitirıyor..
kısacası zaman zaman sıkılacagınız ama sonlarına dogru sızı ıcıne ceken maalesef basroldekı ,casey affleck ın berbat otesı oyunculugu yuzunden de heba edılen guzel bir film..7.5/10
Mesaj: 408
Çok anlamlı bir film ama daha da iyi olabilirdi.
mekan tip vb. daha iyi olabilirdi bilmem sizi ama filmi izlememdeki en büyük etkenlerden birisi ise korkak robert ford'un jesse james suikasti filmindendir. Casey Affleck O filmlede az çok dikkatleri üstüne çekmeyi başardı oyunculuğu iyi......
Mesaj: 6
Film çok ağır ve yavaş ilerlediği için insanı sıkabiliyor.Ancak sonuna doğru düğümler çözüldükçe ne olduğunu kafanızda birleştirip anlayabiliyorsunuz.Biraz karışık bir hikaye
Copyright © 1998-2008 Sinema.com